Rüveyda Sare Yıldırım yazdı: Çokça Amentü”

28 Mart 2021 Rüveyda Sare YILDIRIM 0

ÇOKÇA AMENTÜ Yine bir sabah,tek kişilik bir güne daha bir mızmızlığın başlangıcıyla uyandı.Bu böyle olmamalıydı,saat dokuz bile olmamışken neden aşağıdan salıncak gıcırtıları gelirdi..? Gözlerini açtı –açmadan evvel de başlamıştı zaten söylenmeye- ‘Mutlu musunuz,tek başıma buradayım yine..İstediğiniz oldu mu,çok duvarlı bir yerde kendi kahkahalarımdan ürkmeye başladım..Uzaklardayım…’ Zil seslerini  umarken,çocuk cıvıltılarını düşlerken,okul yolunda minikler gibi bir heyecanla yürümek varken..-bunu söylerken bile tükendi- Bir defter,bir kazanım,bir imza..Sonunda bir dua ve çokça amentü… Öğretmenler odasına çıkarken basamaklara yansıyan küçük bir gök kuşağı vardı ‘ öğrencilerin kaçı farkındadır’ diye düşündü.Okulun arka bahçesinde tarlalara bakan köşesinde, duvarın tel örgülerinden sonsuzluğa uzanan başaklarına bilmem kaçıncı kez dokunurken ….

Rüveyda Sare Yıldırım yazdı: “Duyulmamış Şairlere Saygı Duruşu”

14 Aralık 2020 Rüveyda Sare YILDIRIM 0

DUYULMAMIŞ ŞAİRLERE SAYGI DURUŞU Açılmasın perdeler,bugün de böyle olsun.. Yarım kalsınlar,bitmemiş her şey gibi.. İçim bayrakları onlar, Yastayım saysınlar.. ‘Duyulmamış şairlere saygı duruşu’ desinler.. Bir günlük de böyle sussunlar, Bunun için sussunlar… Düşündü,uyuyamadı,uyandı,kalkamadı..Böyleydi yaşamak dediğin,rahat uyuyamazsın dünyada.Neşen kaçmışsa artık,heves dediğinse tükenmişse,sarsılırsın ipil ipil..Ruhun berzahlarda çiçek toplamaya çıkar,sen kalkamazsın..Hüznün barikatları sağlamdır,diriliş uzaktır…Boşver; intihar desinler, sevmek süsünden ..Belki bazılarının içini titretecek bugünün selâsı da bu olur…  Hem perdeyi çekse ne olacak…Geçmezdi ki kimseler bu saatte,bu diyarlardan..Şairin ‘Anla ki kelimeler senin için yürüyor…’dediği asrı ne kadar da çabuk atlamışız… Havada ,bir kibritin marifetinden sonraki is dolaşır bu mevsimde..Güneş görünmez,bulutlar gezinmez…Sislerle çevrilidir kasaba, gridir; ….

Rüveyda Sare Yıldırım yazdı:”Garip,Muğlak ve Müthiş”

24 Ekim 2020 Rüveyda Sare YILDIRIM 0

GARİP,MUĞLAK VE MÜTHİŞ…           Kalkıp düzeltmese olmazdı. Ne olmuştu perdenin ucu buruşuk  kaldıysa…Kalsın,kalamadı,kalamazdı… Dayanamazdı…Hayatımızdaki her şey düzgün gitmiyordu ya…Pencereden dışarı uzattı başını,karanlığı hissetmeye çalıştı -içindeki karanlığa gömüldüğünü anlayamıyordu- …          Baktı uzaklara..Kendisinden uzakta olması yetiyordu sadece…’Bugün olmaz’dedi..’Öyle her şey anlatılmaz… Her şey her zaman anlatılmak zorunda değil..Hele anlaşılmak zorunda hiç değil…’ Nice anlaşılmazlıkla çalkalanmıyor muydu dünya..?         Buruşturdu yüzünü,başka hiçbir şey kalmamış gibi evlerin parlayan lambalarına sitem etti bir de..’İnsanlar,içindeki aydınlığı da mı akşamlara saklar..?’ Âh bir elektrikler kesilseydi,göz gözü seçemez olsaydı,elbet karanlık da payını alırdı düşüncelerinden…Karanlık,bilmezdi;bizimki içinden de sitem tutardı ona halbuki   ‘‘ ’Oh be!’ demiş midir bugün,kendini aşan ….

Ruveyda Sare Yıldırım:”Yıldızlar Gibi Gülümseyişine”

21 Temmuz 2020 Rüveyda Sare YILDIRIM 0

YILDIZLAR GİBİ GÜLÜMSEYİŞİNE… …dedi güzel… Duraksayarak ‘içim içime sığmıyor..’ Baktı göğe, Tuhaf… Düştüler yere Teker teker Yıldızlar..kocamanlar.. Işıklar saçıyorlar… Eli,kalbinde Gece,içinde Bir daha baktı göğe İçi karanlık, Kalbi pasparlak… İnsanın göğü genişler mi Uzaklar,yeryüzüne düşer mi..? Aldandı,umdu,yaşadı Saklandı… Yumdu gözlerini,öldü… Aktı pencereleri fuat yakınlarına Yaklaştı,yandı… Talan! Çok kalabalık, Fazla gürültü.. Dedi çirkin.. İçim içime sığmıyor… Ziyân..sana dair Tamam..Tastamam.. Teşekkürler;içime, Önümden geçtiğin güne, Ayaklarına, Yakaladığım o âna, Kaçırdığım gidişine… Afflar; tutamayışıma… Sevgiler; Yeryüzüne,gökyüzüne,yıldızlar gibi gülümseyişine… İçim pasparlak… Muazzam! Dedi..duraksayarak İçim içime sığmıyor… Düştü aklına, Kaydı bir yıldız daha Kâinat genişledi İşte tam o ân.. Talan, Tastamam…    RÜVEYDA SARE YILDIRIM

Rüveyda Sare Yıldırım yazdı: “Varsın, Ya da Hiç Mühim Değil”

13 Şubat 2020 Rüveyda Sare YILDIRIM 0

VARSIN, YA DA HİÇ MÜHİM DEĞİL… Karanlık sinmiş yine odaya. Hangi karanlık, diye sormayasın…Mihriban, lambayı mı titretsem bugün? Mona, perdeyi mi aralasam daha iyi? Doğru tabi, hem de Battalgazi sokakta bir öğleye doğru.. Güneş tam tepede dursa ne çıkar, pek sevgili Akşemsettin mahallesi.. Şimdi kar yağsa mesela bütün gece, şehir beyaz mı giyinir nereden bileyim? Yağmur elbet dokunurdu camlara, belki biraz da tıklatırdı duvarları, lakin hangi kuş yavrusunu indirirdi bu kadar aşağı? Hangisi emanet ederdi böylesine derine, sormayasın…Ver benim sazım efendim de ben kalır olmuşum ya hep… Eskidendi tee.. Balkondan yollara uzatırdık başımızı, araba seçmece oynardık.’5.si benim,11.si de benim’diye dalaşır, ….

Rüveyda Sare Yıldırım yazdı: “Doldur be Saki”

20 Ocak 2020 Rüveyda Sare YILDIRIM 0

DOLDUR BE SAKİ! ‘Hancı!’dedi,’ Ben yorgunum…’ Hancı ne yapsındı.. O, kaç yorgun ağırlamıştı… Her giden, hikâyesini de götürür mü sanmıştı. Bütün hikâyeler tek tek hancının yüreğinde birikmişti. Hancı yorgundu, kırgındı, en çok da dertliydi.. Saki bile işini yapmazdı; çay dökeceğine dert döker, bütün hanı darmadağın ederdi. Toplamak, yine hancıya kalırdı. O dertler nasıl bir yangındı ki içinde, hancı da ‘su, su…’diye dilenirdi sakiye. Sakinin umurunda mı, bardağa bin dert daha döker giderdi. En çok da o kâr ederdi. İçten pazarlıkçının dibiydi. Konaklayan yolculara bir bardak dert döker, bardak bardak da dert biriktirirdi dertler, nasıl bitsindi..? Ah! İhtiyar hancı, şu sakiyi ….

Rüveyda Sare Yıldırım şiiri: “Lacivert Paltolu Genç “

19 Kasım 2019 Rüveyda Sare YILDIRIM 0

Öyle ulaşılmaz, Öyle güzelsin ki Öyle mutsuzum, Öyle beterim işte… Sormuyorsun lacivert paltolu genç! Geçiyorsun gözlerimin koyu halkalarından.. Gündüzleri sığdıramadığım, Geceleri uyandıramadığım halkalardan… Kuş gibi ağlar kız, Gencin ayaklarına değmez bile.. Gözyaşından incinmeyen, Derin çukurlar.. Sevdiceğini yerleştirdiğin, Bir, intizara tutuklu sığınaklar.. Arzuyu bilmem, ‘Beklemek  Eûzüsü’ müdür bu? Gözlere mi sığınır sevmek..? Koyu halkalardan haberi yok, Lacivert paltolu gencin kulaklarına değmez bile… Kuş gibi dua eder kız; ‘Eûzü billÂhi min’el hub’ Öyle ulaşılmaz, Öyle güzel ki Beklemekten haberi yok.. Öyle lacivert ki Geceden haberi yok… Öyle ağır, Öyle dolu ki paltosu, Ceplerinden taşar koca dünya da Bir, sevmekten haberi yok… RÜVEYDA ….