Arzu Aytan’da hayata dokunan bir öykü “Hayatın Çatlağı”

28 Mart 2021 Arzu AYTAN 0

Hayatın Çatlağı Nereden geldi diyeceksiniz bu çatlak. Geçen gün çatlak kurabiye yiyordum. Hamur ağzımda dağılırken bende hayatımda dağılanlara daldım. Doğduğumda şüphesiz tatlı bir bebekmişim. Soluk benzimdeki gözlerim ışıldarmış. Ayaklanmaya başladığımda hep bahçeye koşar, toprağı çamur haline getirip garip şekiller çizermişim. O zamandan unu koyarak başlamışım kurabiyemi şekillendirmeye. Okumayı öğrendiğimde hiç susmadan her gece masal kitaplarını okuyarak uyumaya başlamışım. Eh hayat o zaman çatlamaya başlamamış olsa da, ben kendimi avutmayı bir parmakken öğrenmişim. Daha sonra türlü hikaye kitaplarına geçmişim, bu arada yumurtaları kırma vakti, çünkü kabuğumdan yavaşça çıkıyorum şu sıralar. Okudukça bu küçük hikayecikleri dünya üzerindeki iki ayaklıların ne garip hayatları, ….

Arzu Aytan yazdı: “Yazarın Çırpınışları”

31 Ocak 2021 Arzu AYTAN 0

Yazarın Çırpınışları Kapı aralığından süzülen izmarit dumanı, günlerdir gün ışığından yoksun havasız evi sarıp sarmalamıştı. Masasının üzeri boş fincanlar, bitmiş kalemler, buruşturup atılmış kağıtlarla doluydu. Şakaklarından süzülen ağrı sanki burnuna yol almış boğazı tuhaf bir acının pençesinde çıkmayan sözcüklerle boğuşuyordu. Oda sessizliğin çığlıklarıyla yankılanırken mürekkebe bulanmış parmaklarına bakındı. Orta parmağındaki nasır bu kadar büyük müydü? Yoksa son günlerde mi büyümüştü? Beyninin bu gibi zırvalara verecek yanıtı varken neden karakterine yol aldıramıyordu? Ahmağın tekiyim diyerek elindeki kalemini hoyratça masaya fırlatıp hızla mutfağa yöneldi. Kavanozun dibindeki son kaşık kahveyi ocağının üzerine bırakıp, art arda üç bardak suyu başına dikiverdi. Soluk soluğa kalırken ….

Arzu Aytan yazdı: “Veba Kitap Eleştirisi”

8 Ocak 2021 Arzu AYTAN 0

Veba Kitap Eleştirisi Covid 19 Salgını’nın tüm dünyayı etkisi altına aldığı bu dönemde, Veba kitabını tamda şimdi okuma vakti diyerek elime aldım. Fransız yazar Albert Camus’e Nobel Edebiyat Ödülünü kazandıran kitap, 1947 yılında basılmıştır. Roman 194… yıllarda Cezayir’in bir Akdeniz şehri olan Oran’da geçmektedir. Roman biz okuyuculara Doktor Rieux’un güncesinden aktarılmaktadır. Romanda birbirinden çok ayrı 4 karakter ön plandadır. Doktor Rieux: Bilimin gücüne inanan, eşi hasta olduğu için başka bir şehre göndermiş. Veba salgını ortaya çıkınca eşinin yanına gidememiş şehirde kalarak mücadeleye devam etmektedir. Rambert: Gazeteci, Oran’a araştırma için gelmiştir. Şehir karantina altına alınınca geri dönememiş, oda mücadelede Doktor Rieux’un ….

Arzu Aytan yazdı: “Kafka Milena’ya Mektuplar Kitap Eleştirisi”

18 Kasım 2020 Arzu AYTAN 0

Kafka Milena’ya Mektuplar Kitap Eleştirisi Franz Kafka ile ilk olarak Dava kitabıyla tanışmıştım. Kitabı bitirdikten sonra sersem gibi ortalıkta gezindim damağımda kalan yakıcı tatla, Şato, Dönüşüm ara vermeden Milena’ya mektupları bitirdim. Bizim Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnunumuz varsa onlarında Kafka ile Milena’sı var diye düşündüm. Toplumsal trajedileri sembolik bir dille anlatmasıyla tanınan, 20 Yüzyılın Modern Alman Edebiyatının en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Kitap 1920 yılının başlarında, Prag’da edebiyatçıların toplandığı bir kafede 24 yaşında genç bir gazeteci olan Milena’yla tanışmasıyla başlar. Kafka o zaman 38 yaşındaydı. Milena’nın onun yapıtlarını Çekçe’ye çevirme arzusuyla başlar. Bu mektuplaşma 3 yıl sürer. ….

Arzu Aytan yazdı: ” Yan Odadaki Arkadaş” ( Hikaye)

18 Ekim 2020 Arzu AYTAN 0

YAN ODADAKİ ARKADAŞ Kapı aralığından duyduğu hıçkırık sesine yöneldi. Sokak lambasının vuran ışığından duvar dibinde dizleri üzerine başını yaslamış birinin oturduğunu fark etti. Adımları odaya yönelmeye çalıştı, ayakları bu cesareti gösteremedi. Yavaşça çıkardığı anahtarı çok dikkatli ve olabildiğince sessiz tek hamleyle açıp kapısını kapattı. Sıkan kravatını gevşetip havasız kalan odayı buz kesici bir ayazla doldurdu. Sararmış bardağının içini sıcak suyla doldurup, üzerine kahve ekledi. Pencereye yanaştı şehir perdelerini çekmiş tüm zarafetiyle ona bakıyordu. Boğazından geçen son damla sıcak kahveyi de yudumladıktan sonra buz kesen burnunu çekti sert bir hamleyle pencereyi kapattı. Ceketini çıkarıp yatağa attı kendini, ahşap tavandaki tahtalara gözü ….