Nesimi Argun yazdı: “-Kül”

24 Nisan 2021 Nesimi ARGUN 0

-kül Platon kitapları için ebedi çocuklarım demişti, ben öyle düşünmüyorum. Hoş Platon’da ne düşündüğümü umursamıyor zaten. Kaşınmaya başladım, sineklerden (öldüremediklerimden biri) kolumu ısırdı sanırım, şişti biraz. Bir güne iki ölü çok fazla, ona karışmayacağım. Henüz diğerinin acısını atamadım üstümden. O kolumu ısıradursun ben de müzik seçeyim. Evrilip gidelim, ben işime  o  doğasına. Kendini bir şey sanmak sinek için mesele değil, tavrı vahşice ve içgüdüsel olabilir ama  sınava hazırlanmak için gösterdiğim mücadele çok daha vahşiceydi. O başkasının kanıyla besleniyor ben kendi kanımla. Hayata tutunmaya çalışan bir sivrisinek yaşama yüklediğim anlamı değiştirebilir. Başım dönmeye başladı hafiften, sebebini biliyorum. Bu yazı bittikten sonra ….

Furkan Bayrak yazdı: “İhtiyar-6 “

24 Nisan 2021 Furkan BAYRAK 0

İHTİYAR- 6 Yine kaybolmuştu. Fakat kaybolduğunun farkında değildi. Bunun nedeni ona Alzhemir tanısı koyulmuş oluşuydu. Tanı konusunda sıklıkla şu kelimeleri gündeme getirdiği olurdu “Doktorlar tarafından bir insana çeşitli tanı konması kimi durumlarda kolay kimi durumlarda zor. Yani her şeyde olduğu gibi bu olaylar da olasılıklardan ibaret. Tıp bilime azıcık uzak.”. İhtiyar durmadan yürüyordu. O kadar çok yürüdü ki bir yerde durması gerektiğini fark ediyordu. Sol tarafında dört salıncak olan bir park belirdi. Parkı görünce daha hızlı yürümeye başladı. Yürüdü yürüdü… Ayaklarının gitmediğine emin olduktan sonra çöp kutularının işgal ettiği kaldırıma oturdu. Bir şeylere ihtiyacı vardı ama neydi, bu bir şeyleri ….

Esma Gülaçar yazdı:”HOŞGÖRÜ İKLİMİNDE BİR HASSAS MÜCADELE “

24 Nisan 2021 Esma GÜLAÇAR 0

HOŞGÖRÜ İKLİMİNDE BİR HASSAS MÜCADELE  Sabır neydi diye sorarım bazen kendime. Onu ölçecek bir ölçüt varmıdır? Onu tanımlayacak, onu ifade edebilecek bir kelime.. Bir boyun eğiş bir korkaklık, bir pısırıklık değildi kesinlikle. Aksine bir mücadele, bir mücahede, bir direniş, bir cesaretti anladım ki. Sonra onu ne çabuk tükettiğimizi ve zamanla yok ettiğimizi ve  tahammülün, hoşgörünün, müsamahanın, yerine göre boşverebilmenin önemini farkettim.  Kendi bildiğimizi okumayı kendimiz için yaşamayı, ben merkezci olmayı  prensip haline  getirdiğimizi ve paylaşma, dayanışma kültürünü yok ettiğimizi de..  Anneler yetiştirdikleri çocuklarına hiçbir şeye  katlanmak zorunda olmadıklarını telkin edip duruyor. Ve önlerindeki her engeli, zorluğu kaldırarak her istediklerini yapmaya ….

Tamer Uysal yazdı:”ANADOLU’NUN SEVGİ DİLİ: KARACAOĞLAN”

ANADOLU’NUN SEVGİ DİLİ: KARACAOĞLAN Adnan Yücel, “Anadolu bir halklar ve kültürler denizidir” demişti. Çukurova da, halk söylencelerinde bir beşik, insanın toprakla kaynaştığı, kültürlerin harmanlandığı önemli bir kaynaktır. Karacaoğlan, bu topraklarda doğmuştur. Şiirimizdeki tasavvuf geleneğinde Yunus, başkaldırı geleneğinde Pir Sultan neyse maddi aşk ve cinsellik geleneğinde Karacaoğlan oydu…  “Ela gözlüm ben bu elden gidersemZülfü perişanım kal melul melulKerem et aklından çıkarma beniAğla gözyaşını sil melul melul”… Şiir yapısı gerçekçidir, özgündür. Dili ise yalın ve temiz. Usta yazar Yaşar Kemal ilk kez 1967 yılında Karacaoğlan’ı mitolojik bir anlatımla sundu okurlara. Öykünün sonunu ise şu sözlerle bağlamış: “Kimi cennet ister, kimi cehennem. Cennetten ….

Hakan Uslu şiiri: “Love in the Time of Cholera”

Love in the Time of Cholera kendimi nihayet çırılçıplak soydum ben, bu gün dönümü meğer özlemişim; cilveli yapraklarımı, doğuştan cilalı dallarımı sonsuza uzanan kökümü, şehzade gövdemi tatlı tatlı çırpışan çiçeklerimi hepsini / biliyorum tutku değil bu apayrı bir şey paramparça pamuk olmak gibi zümrüt içmek gibi ya da ciğerlerinizin kuş tüyünden yapılmışlığı yörüngenizde dönen bir kıvılcımlar ordusuyla zamanın size omuz vermesi belki bir kavuştuğumu biliyorum bir de ayrılacağımı

Nesimi Argun yazdı: “Denge”

24 Nisan 2021 Nesimi ARGUN 0

Söylenmesi gereken her şeyi söylediğimizde hayat biraz daha sıkıcı bir hal alır. Bazen kar tanesiymişim de anlamsız bir rüzgara kapılıp yuvarlanmışım gibi gelir yükseklerden. Tepeden bakar olmuştum benzerlerime. Dibe yaklaştıkça korkum katlanarak azalırmış, ne olduğunu bilmediğim (ve belki de hiçbir zaman bilemeyeceğim) düşlerden birini yaşıyormuşum rüyamda ve uyandım. Soğuktu ama kimin umurunda Yuvarlanıyorum, kim dizginleyebilir beni! Üşüyorum ama bu ne ki Parçalara böldüm kendimi Düşmek üzereyken tutundum ardıllarıma.. Hiçbir şey duyamamanın eşiğine geldiğinizde her şeyi dinliyorsunuz, sözler anlamı aşıyor ve hep olduğu gibi tek başınıza kalıyorsunuz. Müzik dinlemekten ibaret bir hayatımın olmasını isterdim ya da varsa ikincil hayat, melodilerle şenlensin ….

Nesimi Argun yazdı: “Fragman”

19 Nisan 2021 Nesimi ARGUN 0

Uyumak için saydığım koyunlardan birini feda ettim açlığıma, kalanlar kurbanın yasını tutma bahanesiyle etrafımda dönmeyi bıraktılar. Üzerine çok şey konuşabilir  ya da derin bir sessizliğe teslim olabiliriz. Susmak üzerine bir çok teori üretildi tarihte, devam edeceği de benziyor. Buda uzun bir süre sessiz kalınca ruhsal bölünmeyi bir ağaç kovuğuna saklanarak keşfetmişti, Einstein  keman çalarak, Nietzsche dağa tırmanarak.. “peki biz ne olacağız? ” diye sormaya gerek var mı? kendime tekrar ede ede bitiremediğim gerçekler ve hiç farkında olmadan yüzüme yerleşen mistik gülümseme. Zaman kavramını bir yana bırakırsak bulaşıkları henüz yıkamadım, ya siz? az önce öksürdüm, aynaya bakamadım. bakabilene müthiş saygım var,tükürdükten ….

Hera Samıkıran yazdı: Kaktüs Morgu

18 Nisan 2021 Hera SAMIKIRAN 0

Kovduğumda köleye, çağırdığımda bir asi’ye dönüşüyordu, neden? Güvercin soyundan geldiğine ikna etmişti kendiniOnu büyütüp beslemem ihanetti heptenŞarkılar söyleniyordu karla kaplı bir ağacın altındaŞarkılar, buzları eritmek içinBana sakın bir şey yapmadın demeHarflerim, Ekvador’un öğle namazı vaktine taş çıkarır cinstenBir çam ağacı altındaki şarkı bile yenilebilirYenilmelidir sözcüklerime.Tüm bu koşuşturmaca ve beklenti, eritmek içinKırağı düşmüş kalbinin uçbeylerinin çadırınıYenmek ve istilâ etmek; yıkmadan ama yakarak belkiYakarak çünkü yanmazsan sıradaki ölüm,Ölümdür sınır boylarında gezenMorglara oysa ölüleri saklarlarAşıkları değil.Sıradaki ölüm asilere ve aşıklaraEn çok onların sonu gelmelidirÇünkü dünya tüm kaygan ve dönek aksağanıylaBir ıslah evi olamaz isyan eden ve susanlara.Damarlarından bir at arabası kalkmalıdır kanatlarınaAnla beni, ….

Canan Türkarslan Kiraz şiiri: “Aşka Yol”

17 Nisan 2021 Canan TÜRKARSLAN KİRAZ 0

Bitmeyen bir sürgündü benimkisi! Hiçbir kalemin affıma hüküm vermediği, Umudun kapılarını kapattığı bir sürgün! Sonra, bir mülteci ezikliğiyle vatan diye sığındığım gözlerin değdi gözlerime Sandım ki bitti sürgünüm. Meğer telafisiz bir yanılgıymış benimkisi! Kalemimi kıran bir oyunun kurbanıyım şimdi. Son kez bak gözlerime Vatanımda öleyim. Canan Türkarslan KİRAZ Aşka Yol

Fatma Leyla Deniz şiiri: “Bir Sonbahar Var”

BİR SONBAHAR VAR! Aynı maviliğin temiz bulutları Bulutların arasında Özleten Yaz maviliğinde Koylar Kapalı donuk Sonbahar göğü Çiçekler Küflenmiş bahçe parmaklığından Kaçıyor Sararmış Kuşlar Pencere önlerinde boş saksılardan Yağmuru içiyorlar Üşüyerek Oturacak Gölgesiz banklar arıyorum Çoktan soğumuş güneş Uzanan tatlı ışıklardan Kuvvet alıyorum Hafif mırıltılarla dal uçlarından Yumuşak ılık ışıkların Damlayışını duyuyorum Bakıyor ve dinliyorum Bahçelerde olgun meyveler Yerde ses çıkarırken Uzaklara uzanan yollar Git gide soluyor Görünmeden dağdan inen su Fı-sıl-dı-yor yolculara Bir sonbahar var Ama bir sonbahardan da Daha fazla Evin avlusundaki ıslak taşların kokusu Sonbahar Erguvan saçan bulutların tepesinde Ağaçların titreyen zirvesinde Yuva kuran Sonbahar Güneşin geçtiği ….