Rihem Nur şiiri:”Naat”

Filler kervanlara karanfil taşıyortarçın kokulu beyaz kızlar her köşedeBir kadınSiyah saçlarından yol örüyor mabedineTaşları indiriyor gökten göğsüne süt diye VeTitremeler..Suya akıtılan mürekkepte ebruli ahlarAteşe yakılan türkülerde bir çift susuzlukBeklemekte..Kırbaca biçime, şekle ve şemâleDokunuyor kusursuz aklımın askerleriBir duvar bir kale bir yok bir eksikbir hayal pencerebir dua bir yalan bir ferah bir dumanbir bakış bir nur bir kelam bir ahhneresinden sokulsam bir anne etmiyor zaman Boynuma inceliyorumBoynuma inceliyorum ip halat arşınVe kalemsiz kelamların ruh hitabelerindenutku tutulmuş sesi solmuş aç haykırışım gel’ gel de al beni bendenbeni benden al da geldilim ağrıyor konuşamamaktan. Rihem Nur

Özgür Günsay şiiri:”Öndekiler”

31 Ekim 2020 Özgür GÜNSAY 0

Bilmek vefadır dünya denen tarlada Ekilen de sensindir biçilen de Bir umut uğruna Ellerinde oluşan yaşından büyük çizgiler Övmeler, sövmeler… Bilmek bunu gerektirir Susan insan her şeyi bilmez Konuşan insan her şeyi bilir Sırtında oluşan kambur sen bakınca fark edilir Gözünün yaşlarını görmez kimse Oysa beyazdır senden düşene kadar Beyaz’ı bilenler görebilir içindeki renkleri Bazen sen dahi göremezsin gözünün beyaz yaşını Elini vicdanına koy derler kolları uzun olanlar Sevmeye bir türlü alışamamış ve bir yığın laflar Başını omzuma koy Güneş bir kez daha onlar için doğacak Karanfiller yanacak, ciğerlerimize dolacak yangınlar Alıp başını gidecek buradan dumanlar Ben yabancı gibi geldim ….

Esma Gülaçar yazdı: “Baktığımız Persfektifle Mana Bulan İçsel Mücadelemiz”

31 Ekim 2020 Esma GÜLAÇAR 0

BAKTIĞIMIZ PERSFEKTİFLE MANA BULAN İÇSEL MÜCADELEMİZ  Kendimle bir savaş içinde Çıkmazlarla dolu buhranların kıskacında yorgun ve ümitsiz  Amansız mücadelelerin karşısında  Yenik ve acizim.. Çarpışma ve direnmenin bende bulduğu  mana Adım atacak gücü elimden aldı Takdir- i ilahiye sığınma derdiyle Kavli duaya yönelmişim  Cüzzi iradem kilitlenivermiş. Çabaladıkça gerçekleştiremediklerimin gerçekliğine şahitlik ederken uğruna çabaladıklarımda “fena” damgasını görmüşüm  Düş kırıklıklarım fani Sevinçlerim fani.. Biliyorum ki değmeyecek çabalarım Değmeyecek fena olup yok olacak olan hiçbir şey için Çocukluğumda aralanan bir kapıdan içeri giriverdim Düşler dünyasında kayboldum Büyüdükçe düşleri gerçekleştirmeye koyuldum Ne hikmetse  hep düş kırıklıklarıyla piştim, olgunlaştım, terbiye oldum. Ham düşlerim pişerek gerçeğe yaklaştı. ….

Afife Öztürk şiiri: “İçimdeki Sözler”

31 Ekim 2020 Afife ÖZTÜRK 0

-Neden üzgünsün Leyla? Diye sordu. “üzüyorlar çünkü! Yalan söylüyorlar. Hep yalan! Bazen her şey anlamsız geliyor. Her şey boş. Üzülme diyorum kendime, nasılsa ölüm var. İyi olamaya bak, iyi insan olmaya… Bekleme hiç kimseden hiçbir şey. Gül geç. İnanmış gibi yap söylenen tüm o yalanlara. İnsandır yorar, kırılmasın kalbin diyorum. Bir gün her şey bitecek nasılsa, herkes için bitmiyor mu? Senin için de bitecek. Yorma kalbini diyorum. Biraz sakinleşiyorum. Teslim olunca, sükûnete eriyorum… Sonra söylediğim her şeyin tersini yaparken buluyorum kendimi… Her şeye bir anlam yüklüyorum, küçük büyük fark etmeksizin. Üzülüyorum. Beklentiye giriyorum. Gülüp geçemiyorum. İnanıyorum söylenen tüm o yalanlara. ….

Tuğba Şahin yazdı:”Karşılaşmak”

31 Ekim 2020 Tuğba ŞAHİN 0

‘’Ayakta duran insan özerk görünümdedir. Sanki yalnızca kendisi için vardır ve her türlü karar verebilmek olanağına sahiptir. Oturan insan, oturduğu yere basınç yapar, ağırlığı dışarıdan algılanır ve bir süreklilik duygusu uyandırır, doğrulduğunda ise daha büyüktür. Dinlenmek için uzanmış olan, yatan insan ise tümüyle silahsızdır. Uyumasından ötürü içine girdiği savunmasız konumda ona yaklaşmak çok kolaydır. Yatan insan belki düşmüş, belki de yaralanmıştır. Yeniden ayağa kalkmadığı sürece, ona güçlü biri gözüyle bakılmaz’’  E.Canetti-Sözcüklerin Bilinci Bazı sabahlar uyandığımızda aynada acele etmemiz gerektiğinden, kaçarcasına yüzümüzü yıkayıp ayrılırız uyuduğumuz yerden ve gün telaşıyla yağmurlanır, güneşi aradığımız, zaman dilimlerinde. Yeterince iç dünyası gelişmemiş ancak fazla yetenekli ….

Süeda Çiçek şiiri:”Senin Aynan, Aynandan Sana Yansıyan”

31 Ekim 2020 Süeda ÇİÇEK 0

SENİN AYNAN, AYNADAN SANA YANSIYAN arayıp durdu. susadı, suya kavuştu. yoruldu, dizlerine ağrılar girdi üzüldü, üzüntüsü onu karanlık odalarda bekletti. savaştı, yenildi. kaçtı, ezildi. “hayat bir denizmiş ve meselesi damlada boğulmamakmış” demişti bir vakit boğuldu, yuttuğu tuzlu suyla denizi buldu. sorduk “hayat bir deniz miymiş?” değilmiş, öyle dedi ve devam etti “coğrafyacıların adını ve nerede olduğunu bilmedikleri bir okyanus hayat. türüne henüz rastlanmayan, görkemli kanatlarıyla uçarken baş döndüren bir kuş ya da. beşer kaleminin tarif edebileceği değil, ilahî kelamın sözleriyle anlam kazanan bir şey hayat. veya böyle kuşbakışı betimlemelerden uzak duracaksak hayat bir kapı tokmağı olabilir mesela, çıkardığı tok sesle ….

Tamer Uysal yazdı:”ÇAĞIMIZDA BİR HALK ŞAİRİ: AŞIK VEYSEL”

ÇAĞIMIZDA BİR HALK ŞAİRİ: AŞIK VEYSEL Ben giderim adım kalırDostlar beni hatırlasınDüğün olur bayram gelirDostlar beni hatırlasın »Halk şiir geleneği içinde Veysel, uzaktan birbirine benzeyen köyler içinde bir köydür« diyordu Sabahattin Eyuboğlu. Ona göre Veysel halkça düşünüp halkça konuşuyordu. Onun için herkes sevdi Veysel’i. Bütün çelişkilere ve uzlaşmalı taraflarına rağmen Veysel, olanı biteni birçok açık gözden daha iyi görüyor, Sivrialan Köyü’nden dünyaya açılıp tertemiz bir gönül ve bir ömür verdiği sanatıyla halktan, haktan ve iyiden, güzelden yana geliyordu… 1894 yılının Mayıs ayı. Sivas’ın Sivrialan köyünde bir ilkbahar günü… Her taraf yeşil otlara bezenmiş. Havada bir top bulut koşuşturup duruyor ancak ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:”Acı Eşiği”

24 Ekim 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Düş gezginiyim, yâd edilesi bir zamanda doğmuşluğum ve aleme aldırmazlığımla verilen her hükme de razı geldiğim… Teğelli olduğum düşlerim ve yakarışım haznemde saklı bir buluttan ötesi varlığı kelamın ve selamın yeri nasıl da dolmaz sevgi dışında bir rahmetle elbet aşka rağbet eden gölgemdir nihayetinde uzlaşı fermanımda saklı dualar ve ne çok gözyaşı. Rengim beyaz. Seccadem nurlu. Anne duaları ve rahmetin bitimsiz ufku. Günü uğurladım zamansız ve mesnetsiz gölgeler tarafınca yuhalandım oysaki gökte saklıyım ben ve arşa değer başım ne zamanki aşkı ve huzuru ansam. Gönlün muradı ne ki, Rabbim? Bir kelamdan öte bir yaratıyım sayende gücümü saklı tuttuğum ve kimse ….

Tuğba Şahin şiiri:”Demokrattı Haksızlık”

24 Ekim 2020 Tuğba ŞAHİN 0

Demokrattı Haksızlık Yazdan kalan sâdece kendimiz Çarşı standında ev reçelinin kokusuna hasret Nefretle kaçtığım yerdi insanlardan Aşkla döndüm adanın tanışmadığım âşînâ yabancı ve donuk bakışlarına Şehrin en kalabalık mesleği kitaplarda, bulamadığımızı güldüğümüz yüzlere paylaşmak Bilginin değer tartısında karşılaştım Sahte tacir, hayal kırıklığı, umursanmazlık Eski bir üniversite avlusunda yolumda hiç bana akrân olmadan yürümek  ‘Duvarları kirpinin yaladığı’ ihtilal şarkılarına barınıyorken Gözleri gözlerimde şefkati andırır umuyordum görmeden Ölüm üç kez çaldı kapımı Kapı açık bile olsa  Sorgulanmıştım Allah katında  ‘Bilir misin seni gerçekten sevdim’ Astılar ,kibarlıktan anlamıyordu takvimler Mayıs’ı gösterdiğinde Güller mayısındaydık, Türkçülük fikri kadar onur duyduğumuz yaşımız ise on dokuz ,yirmi ….

Rüveyda Sare Yıldırım yazdı:”Garip,Muğlak ve Müthiş”

24 Ekim 2020 Rüveyda Sare YILDIRIM 0

GARİP,MUĞLAK VE MÜTHİŞ…           Kalkıp düzeltmese olmazdı. Ne olmuştu perdenin ucu buruşuk  kaldıysa…Kalsın,kalamadı,kalamazdı… Dayanamazdı…Hayatımızdaki her şey düzgün gitmiyordu ya…Pencereden dışarı uzattı başını,karanlığı hissetmeye çalıştı -içindeki karanlığa gömüldüğünü anlayamıyordu- …          Baktı uzaklara..Kendisinden uzakta olması yetiyordu sadece…’Bugün olmaz’dedi..’Öyle her şey anlatılmaz… Her şey her zaman anlatılmak zorunda değil..Hele anlaşılmak zorunda hiç değil…’ Nice anlaşılmazlıkla çalkalanmıyor muydu dünya..?         Buruşturdu yüzünü,başka hiçbir şey kalmamış gibi evlerin parlayan lambalarına sitem etti bir de..’İnsanlar,içindeki aydınlığı da mı akşamlara saklar..?’ Âh bir elektrikler kesilseydi,göz gözü seçemez olsaydı,elbet karanlık da payını alırdı düşüncelerinden…Karanlık,bilmezdi;bizimki içinden de sitem tutardı ona halbuki   ‘‘ ’Oh be!’ demiş midir bugün,kendini aşan ….