Yunus Emre Gürünlü “Vatan Ve Millet Olma Bilinci Nedir?” Mana ve Madde Aleminde Bizlere Çanakkale Ruhu üzerinden bu yazısıyla ifade ediyor.

ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİMİZİ KUTLAMA ve AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ ANMA GÜNÜ HAKKINDA

Dünya ve Tarih sahnesinden Türklüğü ve dahî İslam’ı imha etmek isteyen, bir takım zavallı zevatın, Allah’ın ilahi Beyanı Kur-an’ı Azim-mü-şan’da biz inanan kullarına ifade ettiği ayetlerinin; ‘Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın. Sakın aşırı gitmeyin, çünkü Allah aşırıları sevmez. Sure-i Bakara ayet 190 minvali üzere, vatanın, dinin, milli namusumuzun,sancağın ve istiklalinin ve istikbalinin ve tüm bunların felahının yine kendi kaderini kendisinin elleriyle tayin edeceği kanaatinden hareketle, ağızlarından kin ve nefretlerini kusan bil-cümle Frenk devletlerine karşı, merhum Arif Nihat Asya beyin ifadesi ile  “Barışın güvercini ve Savaşın kartalı” olan aziz milletimiz, yüzbeş sene evvel Çanakkale’de verdiği destansı mücadelede bu zavallı güruha karşı savaşın ve vatan müdafasının ne olduğu gerçeğini harp meydanında zihinlerinden asla silmemek üzere göstermiştir.

Yeryüzünde Çanakkale Zaferine muâdil ikinci bir savaş yoktur ki, milletimizin yüce Allah’a olan teslimiyeti, kalpleri Vatan ve Allah aşkı ile çarpan imanlı neferlerimizin ve yine bu imanın tezahürü ile onları komuta eden pek kıymetli komutanlarımızın, canlarını seve seve vermekten imtina etmediği, ve onlar için en kutsal olanın vatanının, milletinin, dilinin, dininin, ırzının, sancağının, hürriyetinin davası ve bekası uğrunda kanlarının oluklardan boşalan su misali, sel gibi döküp akıttıkları, ve biz torunlarına miras bırakacakları her metresi şüheda kanı ile sulanmış bizlere miras bu eşsiz ve aziz vatanın müdafası bizlerin üzerinde mesuliyet ve vebal olduğunun bilinmesi gerçeği olmalıdır ki, bu mesuliyetin üzerlerimize yüklediği bilincin ve sorumluluğun farkında olmak sureti ile dün Çanakkale ‘de küffara ölüm püsküren şanlı ecdatın torunları bu gün Anadolu kıtası üzerinden kendilerine hak ve çıkar sağlama girişimlerinde bulunan ahmaklara gerektiği cevabı her daim vermeye hazır olduğu milletimizin atası Oğuz Kağan’dan aldığı milli parolanın gereklilik ve geçerliliğini  ve yine Sultan Alparslan’ın deyimi ile;’’ Biz Türkler temiz Müslümanlarız. Bid’at nedir bilmeyiz. Onun için Allah bizi aziz kıldı, ve  size öyle bir yurt aldım ki; Ebediyen sizin olacaktır.’’ sözlerinden hareketle vatan ve millet müdafasının ne denli önemli ve gerekli olduğu gerçeğinin her daim farkındadır.

Yüzbeş sene önce milletimizi şahlanmış bir kırat gibi ayağa kaldıran ve milli ruhu uyandıran ve küffara dur ! ‘’namus ve vatanıma hücuma yeltenir isen ahirin benim ellerimde berbat olur’’ diyen aziz şehitlerimizi , milli ruhun bu günkü yılmaz ve yorulmaz  temsilcileri olarak bizler şehitlerimizi rahmet ve minnet ve Kur-an ile anmayı boynumuza borç bilir  ve bu borcun ifasını sadece 18 Mart’ta değil her an ve zamanda  aziz şehitlerimizi anmak ve hatıralarını yad etmek nesillere aktarmak sorumluluğu ile vazifeli olduğumuz bilincinin farkında olduğumuz gerçeğidir.

Vatanın kalbini mazlumlar ve kimsesizler için Asya kıtası ve davası büyüklüğü’nde attıran tüm şehitlerimiz hatırasına Allah Rızası   için ;

El-Fatiha …

                                Yunus E.GÜRÜNLÜ

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*