Yunus Emre Gürünlü şiiri: ” ŞAİRİN ÖLÜMÜ “

I-

Gecenin tam içinde simsiyah !

Örtüsünü üzerine çekmiş baştan aşağı

Günahlar ile sarılı bedenim ve benliğim

Tövbesinden nasipli mi bilinmez

Yatağım mahşer-i kıyamet

Uyanamadığım o sabah cehennem çaresizliği mi ?

Yoksa cennet müjdesi mi ?

Kim bilir nerede soğuk toprağa düşecek bu yitik beden.

Ruhumu  mengene gibi sıkacak o dar çukur nerede…

  II-

Boylu boyunca yatırdılar teneşire

Zemzem suyu sürdüler dilime ve kefenime

Boyun bağımı vurdular çenemden beynime

Açık gözlerimi yumdu bilmediğim bir el

Kaldırın götürün artık dediler…

Şimdi dört tekbirlik son saltanatımız

Kılındı er kişinin niyetine namazımız.

Soruldu hazuruna : ” Nasıl Bilirdiniz’’

İyi bilirdik. Helal olsun haklarımız…

Tabutum da fiyakalı taşıdılar arabama

Haydi kalkış vaktidir gidiyoruz son varışa…

 III-

Açılmış çukurum yanında üstümü örtecek toprağım

Koydular beni ebedi yurduma,

Sonra kürek kürek serptiler toprağımı

Biz savdık vazifemizi geri kalanlar

Buyursun cenazenin başına

Hoca bitirdi Yasin-i Şerif’i,aldı dünyalığı verdiler helalliği.

Komşularım dediler : ” Hoş geldin bu ilk gecen’’

‘’Bırakacaklar şimdi seni bize de nasip ola yasinden,aşirden… ’’

IV-

Ağlaşanlar Kalktı mı ?

Üzerimden  

Koydular mı beni bir başıma.

Burda zaman-mekan dünyalık yok

Birazdan değecek musalla başıma.

Geliverir şimdi Münker ve Nekir

Rabbin, Dinin, Resul’ün kimdir ?

Ne getirdin yanında ismin cismin nedir ?

 V-

Hatırlarına düşersem bayramda gelir sevenlerim

Vasiyet etmiştim soğuk suyla yurlar mezar taşımı

Üzerimde biten kuru otları temizlesin biri

Gölge eder onlara başucumda ki  uzun servi

Desem onlara :

” Açın okuyun bir ayeti Kerimeyi’’

“Bırakın dünyalığı, malı mülkü, çekişmeyi’’

“Burda niceleri var bir bilseniz hallerini’’

“Tövbeye kalkar günah dolu elleriniz’’

“Sarılıp bırakmazsınız Rabbin mağfiretini…’’

 VI-

Geldi çattı o gün !

Şimdiye dek seyreyledik bahçemizde alem-i cenneti

Üflendi sur bölük bölük çağrıldık

Rabbimizin huzuruna

Verin benim amel defterimi önümden ve sağımdan

Sadaka-i cariye bıraktım arkamdan

Şaşmadım ölçüden , dönmedim Resul’ün yolundan 

Bir nefeste geçeyim yıldırım gibi sırattan

Mizanın şaşmaz buna ne beis ne şüphe

Şimdi kavuşma vaktidir

Sevgiliyle cennetinde…

Yunus E. GÜRÜNLÜ

07/07/2019

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*