Kitaptan bir bölüm..

Neydi aşk?

   Her seferinde bulduğumuzu sandığımız en büyük yanılgımız mıydı? Zira kimse aşk adına karartıp gözünü, engelleri aşmaz; tüm şartları zorlamaz. Zamanı ve mekanı hiç ederek tutup kolunuzdan bağrına basmaz.

   Yoksa aşk, yanlış mevsimlerde aradığımız ya da kıyıda köşede unutulmuş bir çiçek miydi?

   İnce bir mevzu muydu ya da Züleyha gibi beklemeyi, Yusuf gibi gelebilmeyi gerektiren?

   ‘Sen ki lügatlatda bile karşılığı olmayan, tüm cümlelerimi öksüz bırakan bir kelimesin’ diye sitemler etmek miydi sevgiliye?

   Ya da

   ‘Döne dolaşa vardığım günah gibisin. Bir gün kapanacak tövbe kapıları ve ben öylece kalacağım ortada’ dedirten bir çaresizlik miydi?

   Yoksa kimsenin çözmeye gücünün yetmediği bir muamma mıydı?

   Bir Hayat Alacağım Var (1 ve 2) romanlarımın ardından çıkan Aşka Yol adlı romanımda kalbimin ve ruhumun derinliklerinde tüm bu soruların cevabını bulmaya çalıştım.

    Kitabımdaki karakterler değildi aslında onca sancıyı, acıyı, gelgitleri yaşayan.

   Onlar değildi arayışlar içinde kaybolan, dahası onlar değildi aşkı aramak için çıktıkları uzun ve meşakkatli yolda yorulan.

   Onlar değildi gül bahçesine ermek için ateşi göze almak gerektiğini anlayan, bendim.

   Ve şimdi sıra sizde.

   Hazır mısınız?

Canan Türkarslan Kiraz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paylaş