Umut Berhan ŞEN’in yeni kitabı çıktı: ” SAHİPKIRAN EMİR TİMUR “

    Emir Timur… İlk gençlik yıllarımdan beri hayran olduğum ve hayatı hakkında araştırma yaptığım Büyük Türk hükümdarının macera ve heyecan dolu öyküsünü kaleme almak, hiç kuşkusuz cesaret etmesi güç bir işti. Ancak bir amaca, bir ideale aşkla bağlanınca her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğinize inanırsınız. Nitekim, bu çalışmanın hazırlık sürecinde de şartlar bu şekilde gelişti. İnanç zorluğu daima yenerdi… Yine yendi.

   Cengiz Han’dan sonra kurulan Çağatay Devleti’ nin yıkılmasının ardından tarih sahnesine çıkan Emir Timur, 1382’den 1405’e kadar devam eden hükümdarlığı boyunca sefer üstüne sefer  düzenleyerek Türkistan bölgesinde adını duyurmuş ve pek çok ülkeyi hakimiyeti altına almıştır. 20 Temmuz 1402 günü gerçekleşen Ankara Meydan Muharebesinde Osmanlı ordusu ile Timurlu ordusu arasında yapılan savaşta, Osmanlılar muharebeyi büyük bir bozguna uğrayarak kaybetmiş ve Yıldırım Bayezid Timur’a esir düşmüştür.

    Ankara Savaşı hakkında okullarımıza dağıtılan basit tarih kitaplarında yazılı olanları hiçbir zaman gerçekçi ve dürüst bulmadım. Türk tarihinin en büyük askeri dehalarından biri olan Emir Timur hakkında o devirde yazılmış olan Osmanlı vakanüvis tarih eserlerinin yanında Timur’un resmi tarihlerini de okudum. Ortada bir gariplik vardı: Eski tarih kitaplarında, iki hükümdar arasındaki hakarete varan sataşmaların bahsi yoktu. Sadece siyasi kavgalar anlatılıyordu ve işin daha da garip tarafı, taraflar birbirleri hakkında son derece saygılı ifadeler kullanmaktaydılar. Bu hususta ise, Atatürk Devrinde yazılan 3 ciltlik Lise Tarih kitaplarına bakmam dahi yeterli oldu. 1931’de yazılan bu tarih dersi kitaplarında, Timur’un gerçekçi ve objektif ifadelerle ele alınması takdire şayan bir durumdur. Bununla beraber, ilginç olan bir diğer husus da şudur; Emir Timur devrinde yaşayan ve yazan, Timurlu Devleti resmi vakanüvis tarihçileri Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid’den hürmetkar ve saygılı bir üslupla bahsediyorlar ve onun Hristiyan dünyasına karşı kazandığı zaferleri anlatırlarken son derece başarılı bir asker portresi çiziyorlardı. ‘‘Topal hain’’, ‘‘kudurmuş köpek’’ yahut ‘‘çolak’’ gibi ifadelerin çok sonraki asırlarda ortaya çıktığı belliydi. İşin aslı Timur hakkında yazılan taraflı ifadelerin çoğu, bilimsel ve tarihsel niteliği olmayan zırvalıklardı. Ayrıca Timur hakkında neredeyse tüm yerli yabancı kaynakları taradıkça, Ankara Savaş’ında haksız tarafın Timur değil, Yıldırım Bayezid olduğuna inanmaya başladım. Zira Yıldırım yazdığı mektuplarda Timur kadar saygılı bir üslup kullanmıyor ve Emir Timur’a çok ağır hakaretler ediyordu.

  SAHİPKIRAN EMİR TİMUR’u kaleme almaya başladığımda ne kadar zor ve meşakkatli bir işe giriştiğimin farkındaydım. Şimdi ise görevimi layıkıyla yaptığıma inanıyor ve bunun gururunu yaşıyorum. Büyük ATATÜRK’ün örnek aldığı Türk Hakanı olan EMİR TİMUR’u ülkeme ve tüm Türk dünyasına tanıtmak, benim yegane amacım.

   Bu kitap tüm Türkiye’nin ve tüm Türk dünyasının okuması için yazıldı. Zira, EMİR TİMUR’u anlamak, bir anlamda Türkiye’nin ve Türk dünyasının da yarınını anlamak olacaktır. Tüm okuyucularımıza kucak dolusu sevgiler…

   Umut Berhan ŞEN

Arif Olgun YEŞİLYURT
Arif Olgun YEŞİLYURT hakkında 13 makale
Önce okur sonra yazar. www.edebikultur.com editörü.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*