Tülay Sözeri yazdı: “Umuda Yolculuk”

UMUDA YOLCULUK

            İşlek bir cadde, tam öğlen saatinde insanlar deli gibi sağa sola koşuşturuyor. Simit kafeler dolu, lokantalar dolu, büfelerin önü dolu. Sel gibi akan insanlar arasında zavallı bir serçe son sürat uçmaya çalışıyor. Ama o kadar küçük , kanat çırpmaları o kadar güçsüz ki, kalabalığın içine düşmemek için büyük bir çaba içinde olduğunu oturduğum yerden hissedebiliyorum  Arada bir güvenli bir yere konarak,  bu azgın kalabalığa kurban olmamanın yollarını aramaktan başka bir çaresi yok.  Birkaç saniye sonra oturduğum masanın benden uzak olan bir köşesine  konuyor. Sanki onu izlediğimi anlar gibi telaşlı ve ürkek.  Sakatlığına rağmen, kafa sallamaları, hızla etrafını tarayışları herhangi bir serçeden farklı değil.  Tabağımdaki yemekten bir parça alıp, onun için belki bir umut olurum, ona başka bir dünyanın kapılarını  açarım diye yavaşça ona uzatıyorum. Ama bu gafletim minik serçeyi iyice ürkütüyor. Aniden havalanıp,  başka bir masaya konuyor. Bu sefer yanına yaklaşma cesaretini kendimde bulamıyorum. Onu sessizce uzaktan izlemekle yetiniyorum. Nasıl da güzel saf bir enerjisiyle dolu. Hissettiği korkuya rağmen nasıl da güçlü, nasıl da tamahkâr. Umudunu yeniden kazanabilmesi için güvene ihtiyacı var. Güvene ve yaşam gücüne.

Şu kocaman evrenin tüm sırları sanki gözlerine akmış. Yaradılışının saf enerjisi umut dolu, coşku dolu. En zayıf anında bile onu yaşamın içine çeken bu güç, tüm yoksunluklara rağmen umutlu olma duygusu içimi sarıp sarmalıyor. Şu an bu zavallı serçeden hiç bir farkım yok. Benim yerime seven, benim yerime yaşayan kocaman bir dünya da en az onun kadar korumasız, onun kadar yalnızım. Üstünü kapattığım gerçeklerin soğukluğunda en az onun kadar yaralıyım. Yaşama karışmanın binbir yolu varken,  gittiğim yollar , kırılganlıklarım  en az onunki kadar içgüdüsel.  Ama gariptir ki,  aynı şeyleri başka bir yaratışta hissettiğim an sanki içimdeki telaş soluyor, arayışlarım bir anlam buluyor.  Şu anki tek gerçeğim yalnızlığımı dindiren, içimdeki güvensizlik dağlarını lime lime eden, yaradılışımın mucizesini iliklerime kadar hissettiren , yaralı serçeden bana akan bu  güç. Nefesimi kesen bu  saf güç  o kadar güzel , o kadar sahici ki,  bırak diyor sanki bırak  sıkı sıkıya tutunduklarını, suçlamalarını, suçlanmalarını,  yalvarıp yakarmalarını, hayata kapanmalarını.

Oturduğum masanın yanından sel gibi akan  insanların enerjisi bile kesemiyor   serçenin gözlerinden bana akan bu sarsıntıyı.  Binlerce, yüzbinlerce insanla birlikte  , bir bilinmeze doğru dümeni bozuk bir gemi gibi, azgın dalgaların arasından hızla yol alıyorum. Hayallerim çok, umutlarım sıcak, kimi zaman endişeli, kimi zaman umursamaz, kimi zamansa boş vermişliğin rahatlığına sığınarak devasa kalabalığın içinde küçüldükçe küçülüyorum. Atomun en küçük parçalarına bölündüğü gibi bölünerek, ruhumdaki sancıları umursamadan basit telaşları, basit soruları bırakarak,   derin bir umutla güne karışıyorum.  

Bir kubbe huzur için neler feda etmek istiyorum aslında. Her geçen gün hayatımdan küçük bir parça kopararak,  beni yok eden  zaman canavarına direnmenin, ölüm korkusunu dindirmenin yollarını arıyorum sanki.   Bir hap gibi yutturulmaya çalışılan sabun köpüğü hayalleri, tenime her değdiğinde beni olduğum yerde sıçratan ateşleri, gecelerime musallat olan yaşanmamışlıkları tamamen unutmak istiyorum.

Yaralı serçe hala karşı masada . Yola koyulmak için gücünü toparlamış gibi. Aksayarak giden hayatına sahip çıkmanın sihrini bulmuş farkında olmadan. Ne olursa olsun yol almak, evrilmek üzere kurulmuş varlığına sahip çıkmak.  Küçücük varlığı, evreni yutacak kadar güçlü olan saflığı ile uçuşa hazırlanıyor. Karşısındaki şu zavallı yazarı da beraberinde götürdüğünü bilmeden  havalanıyor. İçim sıcak, kendimi bulmuş gibi dingin bir şekilde arkasından bakakalıyorum. Bu anlık umudumun kalıcı olmayacağın bile bile , sanki hep o yürekte olacakmışım gibi heyecanlanarak, yaratılışıma , Yaratana binlerce kez teşekkür ediyorum. Elimdeki kahvenin sıcaklığıyla, rüzgârın dokunuşuyla gözden kaybolan serçeyle vedalaşmanın yollarını arıyorum. Bu gerçek bir veda olursa tabi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*