Tuğba Şahin yazdı:”Şiir Güncesi 2″

Eskiden, müferadatımızda  “Güzel Okuma ve Yazma’’ dersi vardı. “El Yazısı’’ da öğrenirdik. Mahkeme davalarında el yazısının kaldırılma talepleri gibi diline ihanet eden Türkçe öğrenmeye karşı bilgiyi niteliksizleştirenlere bazı davalardan vazgeçmeyenlerin de olduğunu yazımda belirteceğim, yürekleri incitmeden, dikkat ederek . Savunduklarım kendi derdimin serzenişleridir.

‘Sönmeden’,’ tüten’ marşımızdaki ifadelerde aldığımız ilkeli duruşumuzda gündeme taşınması gereken Andımız hakkında da aynı duyguları filizlendirdiği için üzerine konuşabiliriz. Kürt Edebiyatından Şair Gülizer’in ‘’Dua’’ isimli şiirinde ‘’bilmiyorum ki Allah hangi dilden anlıyor’’ mısrasındaki dilini korumak, kadına yönelik şiddete mani olmak, toplumsal başka sorunlarda şiiri tercih etmesi fikren önemli bir araçtır. Andımız, ilkokulda her hafta Pazartesi sabahları İstiklal Marşı öncesi okunurdu ve insani duyguları dinçleştiren, çalışkan, dürüst, sevgi ve birliği benlik zihniyeti muhafaza etmenin yegane disipliniydi. Burada kaldırılmasına yönelik tartışmaların arka planında eğitimde politik açıdan hatalı bir tutum olarak gördüğümü izah etmeyi vicdanen paylaşmak ihtiyacı duyuyorum. Böyle davranılmasının kendi öz ruha, asıl amaca hizmet etmediğini anlatmalıyız. Tek bayrak altında yaşamanın ancak insanlara davranırken de bile bile kin nefret fitneyle ateşleyici hareketlere sürüklememek yıkıcılığa taviz vermemek gerektiğini gene eğitimle sağlayabiliriz.

Önce okuduğum İstiklal Marşı idi on kıta şiirin tamamı ders kitaplarının önsözünden evvel ilk iki sayfada yer alırdı. Çünkü andımız okunurken el kol şakalarıyla ciddiyetsiz davranmazdık. Soğukta üşümeyelim diye içeride mutlaka okuyarak haftaya başlardık. En büyük müdür kim sahiden? Kalem cesaretten ibaret değildir, adalet de yüklenir ,sorumluluğu hepimizin.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*