Tuğba Şahin yazdı:”Karşılaşmak”

‘’Ayakta duran insan özerk görünümdedir. Sanki yalnızca kendisi için vardır ve her türlü karar verebilmek olanağına sahiptir. Oturan insan, oturduğu yere basınç yapar, ağırlığı dışarıdan algılanır ve bir süreklilik duygusu uyandırır, doğrulduğunda ise daha büyüktür. Dinlenmek için uzanmış olan, yatan insan ise tümüyle silahsızdır. Uyumasından ötürü içine girdiği savunmasız konumda ona yaklaşmak çok kolaydır. Yatan insan belki düşmüş, belki de yaralanmıştır. Yeniden ayağa kalkmadığı sürece, ona güçlü biri gözüyle bakılmaz’’  E.Canetti-Sözcüklerin Bilinci

Bazı sabahlar uyandığımızda aynada acele etmemiz gerektiğinden, kaçarcasına yüzümüzü yıkayıp ayrılırız uyuduğumuz yerden ve gün telaşıyla yağmurlanır, güneşi aradığımız, zaman dilimlerinde. Yeterince iç dünyası gelişmemiş ancak fazla yetenekli ve azim gösteren herkes başarılı sayılıyor ülkemizde. Bir şey eksik onu idrak edemiyorlar. Şımarıklık, net düşünceleri kaplamaz. Ne öğrettin, ne öğrendin diye soramıyoruz kimsenin suratına. Rahatsız ediliyoruz bazı gizli kelimelerle. Etiketimden soyunup insanlığım ve ülkemin bireyi olarak yürüyorum. Rastlantılar, tesadüf mertebesi ya da karşılaşma değildir. Deplasmanı bilmiyorsak karşı karşı duruyoruz. Hamle biliyorsak karşıtlık besliyoruz. Karşıtlık öfkeyle paralel yükseliyor. Biz eşit yaratıldık.

Yara, ödünç alınıp ödünç verilmez. Bir yara ederi kadardır, bedel siteminde panayır açıp satılmaz. Konuşmak, dertleşmek, anlatmak, dinlemek, anlamlı cümleleri düşünerek seçmek ya da yuvarlamak(yalan) hepsi farklı terimdir hayat lügatinde. Bizim aradığımız içerinin derinliğindeki kaşif ruhun, varlığa dostluk merhemini sürenin yanımızdan hiç ayrılmaması için kendiliğinden emek, çaba, gayret etmesidir. Gör beni ! diyemiyoruz da neden varlığın kavramsal ölçütüne etiket koyuyoruz? Hal bu ki, insan sadece insan olduğundan; yaşamak, koşmak, sevmek, sevilmek, yemek, gülmek, barınmak özgürlüğünü kim hangi sebeple kısıtlayabilir?

Sosyal Devlet bütünlüğüne durum güncellemesi lazımdır. O kadar canım sıkıldı ki Hatay’da ormanların denetimsizce yakılmasına ah çekecek gıdım nefesim yetmedi. İnternette Hz İsa’nın reklamlarını yapmak için ‘’Allah var mı?’’ temalı Truva yazılımlı yayınlar türedi. Eba, aba deniyor da çocukların imkanları olsun/olmasın internette başlatılan dini içerikli yazılar hakkında ne kadar dikkatliyiz? Antakya medeniyetler şehridir. Tüm kavimlerin can güvenliğiyle yaşayabilmesi için Batılı şehirlerin oraya sadece ‘mutfağı lezzetlidir’ mantıksızlığıyla yaklaşmasında bütünlük göremiyorum. Keşke ilk fırsatta gidemediğim şehirleri de kültürel gezilerle hissederek görebilsem. Bazen okumamız ve yapmamız gerekenleri sıraya dizmemiz de bazı nedenlerden ertlenebiliyor.

Yazar camiasından devamlı katıldığım bir mekan vardır. Gayri ihtiyari bir gün kimse yok iken karşılaştığım bir hoca ile sohbet ettik. Öfkeden çıldıracak gibiydi. Elbette hayalindeki olmak istediği yere ulaşamayışın serzenişinden, üzüldüğü için öfkeleniyordu. Nüfusumuzun çoğunluğu mutluluğu şekillendirdikçe nasıl mutlu olabiliriz? Geçtim ve uğradığım son kezdir, ilan ediyorum.

Mimar Sinan Üniversitesi Tophane-i Amire Kültür Merkezi’ne çıkan yolu Beyoğlu’ndan yürüyerek takip ettim. Güncel sergiyi inceleme fırsatım oldu. Serginin ardından mekanda esinlenerek yazının başlığına da ‘’Karşılaşmalar’’ sözcüğünü uygun gördüm. Rilke’nin Duiono Ağıtları’nın Sekizinci Ağıtı’ndan etkilendiğim kısmı alıntılıyorum; “Karşıda olmak/başka hiçbir şey değil/hep karşıda/Bilinci olsaydı bizimkisine benzer/o şaşmaz, karşı yönde ilerleyip/bize doğru gelen/çevirip götürüşü bizleri gidişiyle/Ama onun varlığı kendisine sonsuzdur’’

Son günlerde üzerine eğildiğim konulardan biri de ‘’çok kültürlü’’kavramı. Kültür sözcüğü görgü sözcüğüne ilişiktir. Empat kişilerin yaşama biçimidir. Kimseyi beğenmezlik yapmadan, tahsil ayrımı gözetmeksizin okumak insanlığın yolda olma hali mesud yaşamanın aslıdır. Bir de dinleyecek kafa dengi birine karşılaşsak ne iyi olurdu. Veyis Ateş’in , çeşitli siyasi görüşlerden davetlilerin program kapanışında profesör ünvanıyla isimlerini sayarken misah ekledi ‘’bir gazeteci olarak kendimi kötü hissettim’ . Söylemesine karşılık  ‘’sadece isimleri söyleseniz de olur’’ denmesi hepimize ümit oldu.

Doç.Dr Nilüfer Tapan ‘’iki kültürün yanyana geldiği bir eğitim sürecinde öğrenci farklı kültürleri kendi başkalıkları içinde kavramayı, böylece yabancı olana karşı daha hoşgörülü olmayı, önyargısız bakmayı kısaca, yabancı ile birlikte olabilmeyi öğrenebilir. Bu süreç içinde anlama ve yani bildiri durumunda eğitimin önemli rol oynayan ilkelerin derslere temel alınması ile giderilebilir’’. Empathie, Rollendistanz, Identitaceststellug gibi düşünürlerin ilkelerinden yola çıkarak bahsettiği yabancı dil öğrenmek hakkında adapte olunması, teknik yöntemler geliştirmek düşünceleriyle çözüm odaklı bir makaledir.

Karşılaştığımız ‘’zorbalık’’ odaklı ise eğer kültür çatışması bütünlüğü siliyor. Harran üniversitesi Europe2020 etkinliklerince düzenlenen festivalde uzakları yakın eden birleştirici müzik aracılığıyla göçmen sanatçılardan çeşitli türküleri canlı instagram hesaplarından dinleyebildik. Başarı burada saklıydı. Gençleri birleştiren samimiyet unsurlarında saklıydı. Gizli kapaklı dolambaçlı tavırlar ya da sözcükler imajınızdaki güvensizliği yansıtır. Ben ne kadar kendimim? Bu soruyu yanıltıcı yanıtlamayalım. Sen gerçekten kendin misin? Bu soruyu cevaplarken uydurmayalım.

Çeşitlilik, özgürlük, yanındayım mesajı destekliyorum ilkesi, çalışmayı sürdürelim politikası, pay etme inancı, huyun kendiliği varsa değerleniyor. Çöp kutusuna bırakılmış gibi hissettiğim düşüncelerimin temelinde yalnızlık barınıyor. Dikkat ederek, imtina göstererek, samimiyet ile iç  ferahlatan ‘’nasılsın’’ sorusuna tepki olarak sizin gösterdiğiniz haksızlık ne vatanı ne insanı sevmediğinizi açığa çıkarıyor.

Gün batıyor, gün doğuyor, ayrıldıklarımız kendimize de düşman ediyor. Karşılaştığım  benliğimle şimdi hiçbir şey rica etmiyorum . Ya beraber ilerleyelim, ya da yoldan çekil. Çünkü ,sözcükler söz ahdini temsil etmez.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*