Tuğba Şahin yazdı: “Şiir Güncesi-1”

Bu konu hakkında yeni yazı dizisi hazırlamayı epeydir düşünüyordum. Geçen gün Youtube kanalımda
Pia Tafdrup’ın şiirini seslendirdikten sonra şiire ilişkin görüşlerimi kısaca paylaşmıştım.

Yalnız, şiire kabiliyetini farkeden her genç insan, yaşamının evrelerinde hisleri ve kitap bilgileriyle ilerlerken okumayı bırakmazsa gelişeceğini göz ardı etmemelidir. Hislerin peşinden adım attığı hayatındaki deneyimler, onun şiirsel sezgilerinde hangi kelimeyi bağdaştıracağına karar vermek açısından rehber olacaktır.

Öncelikle belirtmek isterim ki, ilk şiirlerimi altı-yedi yaşlarımda anneme babama yazmışım. Halen saklıyorum klasörümde. Eskiden tek koyu renk dosya klasörleri çalışma masamızda katlanabilir özelliği taşıyan, telli veya kutu biçiminde saklama araçları vardı. Kağıtlar, kitap kaplama ürünleri, defterler, kalemtraş, kalemkutusu, silgi, uhu, sele bant, gramafon ve aydınger kağıtları…kırtasiye malzemesi terimlerine heyecan duyan ,ders sonunda oruç açan efsane nesildik…artık yaşlanıyoruz.

Ekşi Sözlük internet sitesine bazen inceleme yapıyorum, bazı tartışma mevzuları hiç de gevezelik değil. Ama internet ödevlerine mecburiyet bizim devrimizde yoktu. Aruz Ölçüsü kaldırılsa da tedrisattan, merak edenler İskender Pala ve Hayati İnanç gibi gönül veren kişilerin çalışmalarına bakarak Divan Edebiyatı araştırmalarına yönelebilir.

Üniversite ve liselerde Edebiyat /Tarih bölümlerini kendine alan seçenlere zorunlu öğretilen Osmanlı Türkçesi; artık isteğe yönelik her yaştan kişilere de ücretsiz öğrenmesi için MEB protokol antlaşmalı kurs imkanları sağlanmaktadır. Evvela şiir okuyabilmek için kaliteli bir Türkçe sözlük edinmeliyiz. Sözlük açmak, kelime tanımı nedir alışkanlığı maalesef ilkokul zamanında kazanılacak önemli yetilerimizdendir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*