Tuğba Şahin yazdı:” SAZ VE JAZZ “

7 Eylül’e bilet almıştık,istikamet Bodrum. Akşamına 21.00’de Bodrum Kalesi’nde sahneye çıkacak Ayhan Sicimoğlu konserini heyecanla beklemek hastalığını size anlatamam çünkü hastası olmayan bilemez. Rodos Adası’nda da kardeş festival eş zamanlarda başladığından iki yere de takvim hazırlamışlar ve bu yıl 3.sü düzenlenen Jazz Fest günlerinde bizim de Bodrum’da bulunmamız iyi tesadüf idi.Kübalı dansçıların da misafirliğinin son günü olması hasebiyle ricalar üzerine Latin havasında renk kattıkları için ayrıyeten teşekkür yağmuruna tutuldular.Arabesk Küba şarkısının “Allah’ına kadar seviyorum, siyah gözyaşı döküyorum’’ açıklamalı tiyatral yansıtışı sahiden yürekte bir yer hareketlendirdi.İzmir Marşı çalınırken gece 00.00’yi geçmesine rağmen atlaya zıplaya muhteşem bir gece yaşadık.Tema “saz ve jazz’’ belirlendiği için TSM ve oryantalist enstürmantal ezgilere de değinilmesi kaçınılmazdı.Renkler programı,Ayhan Sicimoğlu’nun sunumu ile yeni sezonda Kanal D ekranlarında yayınına yeniden başlayacak. Kendisine sağlık ve iyi çalışmalar diliyorum.Ayhan abiiiiii “hastasıyııııııııııızzz’’. Leman Sam ailesini, Kanuni Sultan Süleymanı ve Ermenistan mutfağını bol bol anlatırken bataride de hanım sanatçının bulunmasına dikkat çekiyordu.

 SUSMARAM

‘ Enver Paşa’nın, kardeşi Nuri Paşa komutasında bir ordu oluşturduğu belirten Ortaylı, şunları kaydetti’:

“Kafkas İslam Ordusu çok müthiş teşkilatlanmıştı. Bu adeta bir gönüllüler ordusuydu. Bu ordu 100 sene önce Bakü’yü kurtardı. 2,5 ay kaldı burada. Mondros Mütarekesi sonrasında çekilmek zorunda kaldı. Galip olduğumuz bölgeden hüzünlü şekilde çekilmek zorunda kaldık. Bakü’nün kurtarılması 1. Dünya Savaşı’nda kazandığımız 3. büyük zafer. Bu çok önemli bir olay. Türkiye Azerbaycan birliği bugün de çok önemli. Gerçekten de bir millet, iki devletiz fakat 100 sene önceki problemler kalkmadı, sadece şekil değiştirdi.” İLBER ORTAYLI –AKŞAM GAZETESİ 2018

2016 FETÖ Darbe Teşebbüsü öncesi Avrasya Enstitüsü ismi ile bilinen Seyyid Hasan Paşa Medresesi’nde 2012 yılı Hocali Katliamı Sempozyumu dolayısı ile bulunan Ganire Paşayeva hanımefendi ile tanışmıştık. Söyleşisini ru be ru dinledim,sınırlı sayıda kitabı bulunduğundan bitişte rica ettim, tokalaştık fakat heyecanlıydım ve kalabalık yüzünden imzalatamadan ayrıldım, sağlık olsun.

Bu yıl Kaskas İslam Ordusu’nun 101.Yılı ,Osmanlı Devri Nuri Paşa’nn , şair Cevad’ın,Rashid Behbudov’un ve tüm kıymetli hazirunun ruhu şad olsun. ” Kafkas İslam Ordusu, Nuri Paşa’nın 25 Mayıs 1918’de Gence’ye gelip karargahını kurarak ordu teşkili için faaliyetlere başladığı sırada bir yandan da Ermeni çetelerinin Azerbaycan için de harekete geçmesi gerekiyordu. Nuri Paşa, Kafkas İslam Ordusu’nun iyi donatılmış, muharebe kabiliyeti yüksek bir tümenle takviye edilmesini Enver Paşa’ya bildirdiği gibi, daha önceden Azerbaycan Milli Meclis Başkanı Mehmet Emin Resulzade’nin de kendisinin bu yönde talebi olmuştu’’

Görsel alıntı :TRT AVAZ HABER

  İSTİKLAL CADDESİ KADAR

Şöyle der atalarımız ” hayat müşterek ’’. Muğla’dayız,ailece yemek yiyoruz, aynı zamanda akraba ilişkilerimiz olan Muğla köklü mevki, duygusal yönden bağımın oluşu daha sorumlu hissettiriyor. O esnada yemek yerken aralarda dolaşan çiçekçi hanım için kenara on lira ayırdık. O çiçekçi kadın bir anda kayboldu. Peşinden koştum bulamadım. Yol esnasında harçlık çıkaran stand açmış çocuklara ikişer, üçer harçlık taktim ettim tezgahtan  ürün alarak. Hep böyledir. Niyet ve kısmet daima Yaradan’ın ekseninde tayin kesilerek zuhur eder. Üsküp, İzmir, Muğla, İstanbul ana yadigarı. Fakat sonradan hırs ile yaklaşan, zararlı, çirkin, kötü amaçlar barındırıyor. Örneğin ; orman yangınları kırsal kesim sorunu olarak kalmamalı! Yetkililerin derhal harekete geçmesini talep ediyorum.

İstanbul İstiklal Caddesi Tomtom Sokağı’a doğru giderken bir gence rastladım. Adı İlker Bozkurt.Hikayesi kendince davası bulunan akıllı zekası parlak işsiz halde, neden kapı açılmıyor? Ülkemizde ilkokul,lise mezunu insanların da sosyal beceri imkanları ile topluma kazandırılması zorunludur. Adalet, vicdan etiketliyken konuşmak değildir. Etiket yokken kimsenin görmediği arka sokaklardan seslenişi duyurmaktır önemli olan. Kırk yaşında felsefe öğretmeni bir kadın esrar bağımlısı olmuş, eşinden ayrılıyor, aylarca kirasını ödeyememiş, sosyal yaşamdan bağları kopmuş. Peki neden?
Muğla’ya , Urfa’dan bir çocuk abisi ile gelmiş izinsiz tezgah açmış, zabıta geliyor uyardığında tartıştılar konuyu ayrımcılığa bağladılar. Bu ne cüret mi demeli, zabıtanın sert polemik tavrına mı kızmalı? Bir sempozyum düzenlenecek, Dinleyici koşullarındaki beklentisinde YL ibaresi var. Bütün bunlar kimlik problemleridir. Yerlerde 1 liraya tek baskısı çıkmış kitaplar gibi insanların ziyan edilmesini istemiyorsak, duyarlılığımızı arttıralım, etiket kürsü makam tanıdık vs olaylarını aşalım.

TUĞBA ŞAHİN
KAYNAKÇA: ZEKERİYA TÜRKMEN-100.YILINDA KAFKAS İSLAM ORDUSU

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*