Tuğba Şahin yazdı: ” İNSAN VE SEYAHAT “

Televizyonda, ilmiyle ömrünü tamamlayan, tanınmış insanların vefat haberlerinin ardından ‘’son yolculuğuna uğurlandı’’ ifadesini duyarız.

Yolun seyir biçimi içimizin huzurunu arayıştan kaynaklıdır. Tüm kutsal dinlerin ana konusu hakikate yolculuktur. Halk hikayelerinde, dünya tarihi meselelerinde, kariyer merdivenini yürürken bile “yolunu çiz”, “haritanı belirle’’ derler. Arayış yaratılıştan beri var olan hiç bulunamayacağını bilerek ‘’ol’’ halinin arayışındaki mücadeleye tekabül etmektedir. Eğer soracak isek ‘’şüphe’’ bizi yoldan saptırır. Tıpkı patika bir yola aracınızın saplanması gibi yanlış strateji, düşünmemek ,çalışmamak, istişare etmemek de bizi yolumuzdan ayırır. Bir markanın sloganı şöyledir ‘’Sudan sebepler bile onu yolundan çıkarmaz’’

Karl Max’in Türkçe’ye çevrilmiş Latince hayat felsefesi bana da etkileyici görünmektedir.’’segui il tuo corso e lascia dir le genti’’ derken başkalarının söyledikleri değil yoluna devam etmen savını ortaya atmaktadır. Peygamber Efendimiz’in hadisinde ‘’İlim Çin’de olsa gidiniz’’ inancı da bizim başlayacağımız yolculuğun niyetine önderlik etmektedir. İbn-ül Arabi Hz. Bu konuda takip edilesi yazılarını miras bırakmıştır.

Yol, yolculuk; vatan sevdası, ilim öğrenmek doğru arkadaşlık, kendini arama, Allah’a ulaşmak, dünya meşakkatlerinde adaletli olma vicdanı gibi meseleleri üretir. Eski dönem yolculukları ile günümüzü kıyasladığımızda Türkiye’de kara-deniz-hava yönünde toplu ulaşım ,sosyo ekonomik açıdan ve teknoloji açısından son derece gelişim içerisindedir. İETT otobüslerinin zorunluluğu kalkınca alternatif toplu taşıma araçlarıile bir şehri baştan sona gezebilmek imkanı buluyoruz. Vakitten tasarrufu, maliyetten tasarruf, trafikten önlem mahiyetinde bize seçenekler sunmaktadır.Yetersizliğinde yaşanan aksilikler başka bir tartışma sorunu.Benim söylemek istediklerim yola çıkacaksanız mazeretleri geride bırakacaksınız.

Yolda bulunmanın kuantum fiziği bakımından da alanca kuralları vardır. Tabiata telepatik bağ kurarak aynı enerjiye talip olan diğer yabancı insanlar ile tanışılır. Bu yer-mekan değişikliğinin etkileşim gerekliliğidir. Eskiden sıyrılarak yeniye yürümeye başladığımız an hiçbir şey önceki gibi kalmaz. Yolculuğun sırrı görecelidir ve kişiye göre şekillenir. Örneğin kaçarak mı yola çıktınız yoksa dinlenmek niyetiyle mi? Ayırt etme, mukayese kabiliyeti, durağanlık yetisi, sakinleşme, dikkat toparlayıcı deneyimler katar seyahat halindeki devamlılık. Yolculuğa değecek mi endişesinin de, buluşmaları zedeleyeceğinden dolayı kısmetinizi engellersiniz. En güzeli de yolculuğa eşlik edecek yüreğinizin sesini dinlemektir. Harekete geçtikçe satranç oynanır. Tavsiye kitab, Stefan Zweig –Satranç isimli eserinde tam da bu hamlenin git-gelliğini yansıtıyor.

‘’Kamu kayd-ı mezhebden beri ol
Kamu reh-revlerin ser-defteri ol’’

Tuğba Şahin

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*