Tuğba Şahin Yazdı: ” 30 AĞUSTOS “

Tarih ,zaman evreleriyle parçalanmaz bir bütündür. Lidyalılar,Hititler, Urartular, Karialılar, Frigler, Gurgumlar, Romalılar, Selçuklu Devleti, Osmanlı İmparatorluğu ve en nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti ülkemizin bugünkü yaşayan halk kültürüne zemin hazırlamıştır.Roma devri antik eserlerden,sosyal yaşam pratik teorilerden bize tarihi dokular kalmıştır. Anadolu’nun 1071’de Türk Yurdu olması beraberinde güçlenen ordu teşkilatımız halen güvenlik sınırlarında büyük sorumlulukla mükelleftir.1453 hepimiz için yeni bir çağın habercisidir.1878 Berlin Kongresi ile de Anadolu Türkleri üzerinde ciddi toprak kayıpları ve iç isyanlar başlamış,  I.Cihan Harbi’ne sürükleyen eylemler gerçekleştirmeye niyetlenilmiştir.

Hadiseler cereyan ederken ,Tekalif-i Milliye Emirleri ‘nin gün yüzüne uyarlanması için bizzat Mustafa Kemal önderliğinde yeni gelişmeler oluşacaktı. Milli Mücadele Yılı’nın ilk adımı atıldığı an, 19 Mayıs 1919’da ‘’ Efendiler ,bu vaziyet karşısında bir tek karar vardı,o da hakimiyet-i milliyeye müstenit kayıtsız şartsız yeni Türk Devleti’ni kurmak’’ sözleri ile ifadelendirmiştir.

Ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri toplandı.Misak-i Milli ilkeleri belirlendi.Kuva-i Milliye Hareketi ile güçlenilme mücadeleleri başladı.On maddelik Tekalif-i Milliye Emirleri,ordunun ihtiyaçlarını sağlamaya yönelikti.Harcamalarda ise kısıtlamalar getirilmişti.

Milli Mücadele başladığında kadınlarımız da meydanda sesini duyurmak için seferber oldular. Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde miting konuşmalarında yer aldılar. Halide Edip,Münevver Saime,Müfide Ferid gibi dönemin  isimleri örnek verilebilir.

Mustafa Kemal Atatürk :’’ «Savunma hattı yoktur, savunma sathı vardır. O satıh bütün vatandır (176). Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz. Onun için küçük büyük her birlik bulunduğu mevziden atılabilir.

Fakat küçük büyük her birlik, ilk durabildiği noktada yeniden düşmana cephe kurup savaşa devam eder. Yanındaki birliğin çekilmeye mecbur olduğunu gören birlikler ona tâbi olamaz. Bulunduğu mevzide sonuna kadar dayanmaya ve karşı koymaya mecburdur.» demiştir.

‘’Yunan ordusu yenildi ve geri çekilmeye mecbur oldu. 13 Eylül 1921 günü Sakarya ırmağının doğusunda düşman ordusundan eser kalmadı. Böylece 23 Ağustos gününden 13 Eylül gününe kadar, bu günler de dahil olmak üzere, yirmi iki gün yirmi iki gece aralıksız devam eden büyük ve kanlı Sakarya Meydan Muharebesi  yeni Türk devletinin tarihine, dünya tarihinde pek az rastlanan büyük bir meydan muharebesi örneği kaydetti.’’

Ertesi yıl Ağustos’un  26’sını 27’sine bağlayan gece Afyon’da Büyük Taarruz’un başladığını haber alan Ankara halkı endişeli ve bunalımlı bir gece geçirmiştir.26 Ağustos 1922 ‘de başlayan 30 Ağustos 1922 gününe  kadar süren 5 gün devam edecek Büyük Taarruz ,Türklerin kesin zaferi ile sonuçlanmıştır.

Tuğba Şahin

Kaynakça :
Türk Tarih Kurumu
Milli Mücadele’de Türk Kadını-Yard.Doç.Şefika KURNAZ
Mehmet-KAYIRAN-Tekâlif-i Milliye Emirleri ve Uygulanışı
Burhan SAYILIR -30 Ağustos Zafer Bayramı Kanunu İlk Zafer Kutlaması ve Büyük Taarruz İle İlgili Bilgiler.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*