Sümeya Samıkıran şiiri:”Tanrının Permütasyon Denklemi”

Tanrının Permütasyon Denklemi

Öyle dedi.

Öyledir zaten.

Akışında bir alçaklık vardır hayatın.

Bir kadının baldırına çarpan suratların,

yol aldıkları akarsu ağzının

Mor dağlara yükseldiği görülmüş şey mi hiç!

Hayatın zirvesi kan, gözyaşı ve irin.

Sonrası Tanrının permütasyon denklemi

Eşit yaratılmadıksa da eşit yaşıyoruz dünyada

En azından, bizim mahalledekiler öyle.

Diğer mahalle zaten Maslow’un çemberi.

Ben bugün “Sadece Şair” olamadımsa 

Bunu biraz da anti-kapitalist sempatikler dert edinmeli.

Öyledir çünkü;

Abim, işçi. 

O mesela bir ırmağın yeterince azmederse, Süphan dağına çıkıp Subhanallah diyeceğine inanır belki,

Eminim orada New Yorklu Marshall rüya görmektedir.

Blue jeans ve Santa Claus

Beni yeterince Kürt hissettirebilir.

Eh nihayetinde bu bir kabiliyet meselesidir.

Fakat ben rakı içmesem de bir aydınım artık,

Bilirim ki coğrafya kaderdir değil; kader coğrafyadır.

Zaman kıskanç, çirkef bir annedir.

En son çocuğuna dek, hep bir kıza gebedir.

Her kız da kendisinden çirkin bir başka kıza.

Sular durulsa bile

Asla akmaz tavana.

Sen,

Bizim sokağın çocuğu

Fabrikan zarara uğrarsa bir gün

Akışkan moderniteyi Baumann’dan çalacaksın

Fakat tabiat kutsaldır.

Her şey, her şeyin başı su diye denize ulaşır.

Thales’e bakma ama sen,

Öyle ya coğrafyam dedi ki bana:

Bir avuç topraktır insan,

Yaratıldı balçıktan.

Ondandır sıyrılıp bir kadının eteğinden, gözyaşı ve irinden

Varıp durmaktadır bataklığa.

Sümeya Samıkıran

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*