Sümeya Samıkıran şiiri: “Horasan “

Horasan

Gönül, sükût u âlem ister; yıkılsa da âlem.

Yenilmişim, yenilmişim, üstüne bir daha, ha gayret!

N’eyleyim gölgesini bir sandalın; bu sabah tüm bileklerimden ayrı uyandım.

Canım diz kapaklarım ve yazmakta olduğum tümcem.

Nasıl telaffuz edecek o canımı, bir bilsen!

Zavallı ilhamım, yazmaktan utandım.

Şimdi kaç mevsim ötesindeyim içinde bulunduğum yazın.

Ulaşırsam mabedime, beni muttakîlerden yazın.

Ziyanından bana ne, geri kalmışlığın?

Ben kendi adımlarımın dahi arkasındayım.

Döviz kurları, halkalı küpem ve cehennem…

Siyasi iktidarsızlık bu kalbimdeki,

Demokrasinin sövgüsüne Teokrasinin övgüsüne teslimiyet,

Teslimiyet, ah bendeki!

Eğriye doğruya hepten.

Sırf portakal çiçeğim açsın diye tüm gülümsemelerim.

Doksan sekiz baharında teyzemin kapıdan çıkarken,

Beline bağlanmış kırmızı kuşağın…

Utancı ile yaşamaktayım bürokratların…

Ve omurgalarım,

Çok yüklendi size omuzlarım.

Yaşamak dediler adına, sancılıyım.

Kırılmış bir ceviz kabuğunun faydasıyım.

Yanmak kondu heybeme,

Yanmaktayım paralel evrende.

Koşu takımlarım, kuantum fiziği ve maden,

Kahrolsun Martin Eden.

A priori sarı saçlı, mavi gözlü Kürt dedem,

Horasan göçmeni adama kızını veren.

Yaşamak düşürdün bağrıma, sancısını yaşamanın,

Yaşayamamanın sancısını hepten.

Sümeya Samıkıran

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*