Rüveyda Sare Yıldırım yazdı: “Varsın, Ya da Hiç Mühim Değil”

Fotoğraf: Süreyya Şeneldir

VARSIN, YA DA HİÇ MÜHİM DEĞİL…

Karanlık sinmiş yine odaya. Hangi karanlık, diye sormayasın…Mihriban, lambayı mı titretsem bugün? Mona, perdeyi mi aralasam daha iyi?

Doğru tabi, hem de Battalgazi sokakta bir öğleye doğru.. Güneş tam tepede dursa ne çıkar, pek sevgili Akşemsettin mahallesi.. Şimdi kar yağsa mesela bütün gece, şehir beyaz mı giyinir nereden bileyim? Yağmur elbet dokunurdu camlara, belki biraz da tıklatırdı duvarları, lakin hangi kuş yavrusunu indirirdi bu kadar aşağı? Hangisi emanet ederdi böylesine derine, sormayasın…Ver benim sazım efendim de ben kalır olmuşum ya hep…

Eskidendi tee.. Balkondan yollara uzatırdık başımızı, araba seçmece oynardık.’5.si benim,11.si de benim’diye dalaşır, hangimizin arabası daha sosyetik, hava atardık… Çocuktuk, içimiz hep aydınlık.. Korkardık gece, ışığı kapayamazdık. Hele saklambaç oynarken, asla alt katlara inmeye kalkışmaz;futbol oynarken,topu uzaklara kaçırmazdık.Kabul..Bazen cam kırığı sesleri doluşurdu semte de..Varsın, kalp kırıklığı olmasındı…

Güneş vurduğunda,gölge..başını uzatırsan,ayak..en çok da insan sesleri birbirine karışır bütün nehar.. Böyledir belki de insanın istikbali; hasımlıktan değil bu ayağa bakmalar,geçenlerin yüzünü görememekten olsa gerek.. Hangi geçenlerin, diye de düşünmeyesin ..Hatrımın geçilecek köşesi mi kalmış,ezip durmuşlar ya gül çentiklerini…Hem yüze bakmaya cesaret gerekir bilirsin.Hangi cesaret,diye sakın ha sakın sormayasın. Ki abdler, suretten evvel ruha mutabık olmaz mıydılar… Varsın, sevdanın sureti ayaklar altına geçmesindi…

Leyla ‘zemin kat’ diyor buraya, pencerenin yarısı dışardaymış.. Ne anlarsın ki ,diyesim geliyor. Sen ,çöl kızısın Leyla.. Bıkmışsındır belki kızgın kumlardan, yangınlardan.  Hangi yangınlar, diye sormayasın bak. Varsın, yangınlar fuadın dibine çökmesindi…Bugün çiçek yollamış Kays mesela. Dilim durmuyor işte’ne anlarsın ki’ diyesim geliyor yine..Kays’ın gönlü çiçeklenmiş, aman yapraklarına haşin davranmayasın ..Varsın,duygular haşin olsun,sevmeler Leyla…

Hele Gülce’yi hiç demiyorum bak..Daha gün ışığı vurur vurmaz,dalgalanmaya başlıyor sevinci..Aman Gülce..Var sen yine uzaktan dolan..Şu mecazlığın itti ya beni hasretin en alt katına..Sor bir limon ağacıma;ne severdim karanlığı,ne de açardım kışları..Varsın, kimse uçurumun kenarında Hızır’sız kalmasın be…

Ayan nedir,pinhan nedir ; öğrendim ben de ..Varsın, insanın ruhu bodrumda kalmasındı..Ruh, üşürdü elbet, yalnızlığı incitir, her yangında biraz daha mağrur olur,kim bilir gecelere bürünmek adeti olurdu da..Varsın, insanın kalbine karanlık çökmesindi…

Zilimiz vardı ya çok şükür..Misafirler hep üst katlara mı gelirdi?Karanlık çökmüş yine odaya..Misafir,karanlığı sever miydi ki..?Hangi oda,diye sormayasın bak..Hele ‘hangi misafir?’ diye hiç sormayasın..’kim sever,kimi sever?’ diye ,sakın ha sakın sormayasın…Mihriban!. Mona!.. Neyse, iyisi mi yazayım ben..Ne yazacaksın,diye de sorma be..Varsın,sonu sevmek olsun…

    RÜVEYDA SARE YILDIRIM

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*