Reyhan Yılmaz şiiri: ” RÜVEYDA’YA NAZİRE “

RÜVEYDA’YA NAZİRE

Gelen yüreğimdi sana güvercin misali 

İçinde yüreğime sığmayan feza 

Sen geçerken sürgün kanyonlarını 

Ben bekledim umutla 

Yorgundun, yanaştığında 

Tozu alınmamış tahtıma.. 

Bin bir renkli hayaller demlerken sana 

Bilmiyordum; 

Hiçbir çığlığının yetim olmadığını aslında 

Koşup geldin ya, 

Yerin yokmuş yanımda… 

***

Adlarımız haram amel sayfalarında 

Hece hece kor olup düşse de dudaklarımıza 

Adlarımız haram amel sayfalarında 

Yazılamaz yan yana 

Adımı söyleme, biliyorum 

Rüveyda dediğin zaman 

Anlıyorum ki banadır kelimeler, 

Ama sustur çığlıklarını 

Sakla damarlarında 

Ki, 

Başka bir hayal ikamet eder dualarında 

***

Gözlerim yıldız değil şimdi 

Kapkara bir umman ki 

Akar üzerine.. 

Bilirim, bir depremdir bedenine 

Bu rüya 

Ama uyan! 

Çözülmeyecek mühürlenmeyen mazi 

Sil sende bıraktığım her izi 

Durdur içinde bana koşan ne varsa 

Yeri yok, zamansız bu sevda 

***

Uslanmaz bir yürek taşıdığına dair 

Yaygın bir kanaat var aynalarda 

Ve baştanbaşa sen, 

Kevserinle, gül kokan kalbinle 

haramsın bana 

Filiz vermez bu sevda… 

***

Kitaplara sürdüğün lekeler 

Sanma ki gözlerimden karadır 

Doğrul eğildiğin yerden 

Bu duruşun yüreğime yaradır 

Ama durdur içinde bana koşan ne varsa 

Anıların bir kambur ki sırtında 

Ezemez hiçbir toynak 

Boşuna hayal kurma… 

***

Haklısın 

Sular köpürmemeliydi 

Kırılamamalıydı aşk tutanağında kalem 

Ama ne çare.. 

Şimdi beni şerbet bilme 

Ben zehirim, yudumladığın her dem 

Geçmişin hesap sorar bu avare halinden 

Hiçbir kâbus çekmez bu derdi yeryüzünde 

Utanırım başımı semaya kaldırmaktan 

Bu yüzden Rüveyda, 

Gün boyu simsiyah bir hüzünde 

Sen, her gece, 

Yanlış notaya yazılmış bir güfte dilinde 

Boşuna bekleme 

Hiçbir inkılâp yargılatmaz hayalini içinde 

***

Umut çiçeğiydi ellerim 

Kıtalar arasından uzandı sana 

Bilirim 

Rüveyda dediğinde 

Bir ok saplanır bağrına 

Ama sustum artık 

Kırılası ellerimde zulüm 

Çıktım hayatından 

Durdur içinde bana koşan ne varsa 

Yeri yok, zamansız bu sevda 

***

Varlığım ihanettir gönül bağında işlenen 

Akıtır kanını en masum hayallerin 

Yokluğum sükûnettir kuşatır evrenini 

Varlığım ve yokluğum susması hayaletin 

***

Artık eskisi gibi bakamam sana 

Kirpiklerim onca yağmura rağmen 

Leyl talihinde kara 

Güneş bir anne gibi dururdu başucumda 

Ki, 

İçimde sana muhtaç bir çocuk 

Korkardı karanlıkta.. 

Büyüdüm 

Çektim bulutlardan kâkülümü 

Şimdi saçlarım bahtımın karasında 

Söyle, bu renklere layık mıydı Rüveyda?.. 

***

Senin tuvaline düşmez endamım 

Saramam benliğini 

Sen seni değil 

Beni tanıma hiçbir mekanda 

Çıkar ten kafesini 

Durdur içinde bana koşan ne varsa 

Yeri yok, zamansız bu sevda.. 

Dondu yüzümde çağları aşan gülüşüm 

Oysa, 

Çağın ordularına değil, 

Kendine meydan okuman yeterliydi 

Hayalet sokağında… 

Şimdi hazan başlangıcıdır 

Durdur içinde bana koşan ne varsa 

Yeri yok, zamansız bu sevda 

***

Yas vaktidir şimdi 

Salası verildi yarattığımız düşlerin 

Yıprandık artık 

Kaçak , sokaklarda dolaşmaktan 

Amansız bir ütopyaydı bu rüya 

Lif lif çıkardım seni yâdımdan 

Ki, 

Önünde haksızlığın hesaba çekildiği, 

Rüveyda’yı tanımayacağın mahşer, 

Arkanda kare kare sonumuzu getiren 

Hatırladıkça yanıp tutuştuğun resimler 

***

Söyle, nasıl aşarım gurur dağlarımı 

Sen bir katre hayalde boğulmuşken çöllerde 

Nasıl giydiririm olmayan nihayetimizin tacını 

Senin bileğinde hayaletin kelepçesi takılı 

Yüreğinde bir fazlalık gibi nasıl yaşarım, söyle! 

Bil ki, tahammülüm kalmadı 

Sustur çığlıklarını 

Bana değil, 

Asırlardır hayal barınaklarında 

Yanmış, pişmiş sancılarını… 

Masal bitti, içi paramparça Rüveyda’nın 

Gölgelerin ardına sığmaz kusurun 

Kayıtsızca gülümsemek 

Gözü açık gitmekten iyidir inan 

Topla eriyen damlalarını 

Sen, pervanesin ateşten bir hayale 

Yakma gözlerimde kanatlarını… 

Masal bitti, Anka kuşu beni bekliyor 

Kalmamam gereken yeri sessizce terk ederim 

Hatıra bırakamam bile derde sürgün ruhumu 

“Mahzun bir derviş gibi boyun büker giderim..”

REYHAN YILMAZ

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*