Pakize Güvenç yazdı: “Mor Kanadından Vurulan Kuşun Son Tebessümüdür Bu Sana

Bir şehrin iyilik  güncesi dediğimiz ulviyet sahibi insan yansımaları ancak bozulmaya uğramayacak dirençte ve süblimleşmeyecek  karakteri endotermik faza sahip ulvi ruhaniyet iktida eden kimselerdir. Bana müzevvir olduğu kadar kalbimin titaniğini batıran şaşa gerekmez.
Madde dünyası huzuruma tesbih tanesi dizimi değildir.
Ne diyelim… sesinden şiirle tutan, düşüşünü kitap yüküne aşık güçler ile engelleyen, mazmunlara, arzulara, iffete ve rüzgara konu olan, ilmi doygunluğa muhtaç martılara şiiri simit olan insanı ekberlere rastgelelim…
Çünkü kalbim de esene rüzgar deyip geçemezsin bilirim…
Dilersen halimi diyeyim..
Bir şehri bir adımının tozunu hesap ederek arşınlamış hasretim var.
Arabanın plakasını B harfinden tanıyınca vücudumdan yere düşen kalbim var. Alfabenin 2. Harfi olan B harfinin ikinci plana atılmışlığıma atıf yapan ezip geçici lastikleri var.
Sevinmeyi ciddiyete bozan utanmalarım, ters tepkilerim, kaçıp gitmelerim var.
Çocuksuluğum, sağır kelimelerim, dilsiz umutlarım var.
Şimdi meleğim… Sana kaç kıta daha içimi kıtlama acılara vereyim?
Dinler misin?
Sorularımın güzele bağlandığı müziğim!
İncir reçeli misin sen kalbimde sızlayan..
Nokta nokta seken..
Birden cızırdayan ve ateş olup kızaran?
Çığlıkların hangi çağdan kalan direnişin harmonisi?
Sen hangi dışavurumusun kat kat cennetin?
Bilinmezin anakarısında ondokuz yıl eskittiğim zamanı saçlarında tarıyorum…
Bir düzine sızıyı bir kaç saatin algısına yularlıyorum.
Şarap tenine üzüm tanesidir gözlerin…
Serin  sularda  bir girizgahtır kalbime dokunan sesin…
Ritmi kapadokyada bir şekil kalbimin…
Doğa sanatı, tanrı vergisi..
Senin gerçeğin.
Sen güzelsin, güzel…
Yaramdaki Güze güzel bildiğim.. 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*