Pakize Güvenç yazdı: “Aşk_ı şedid ve hatta şehit…”

Aşk_ı şedid ve hatta şehit… ‘

Sanisenin ar boşalan, gürül gürül ırmak yamacı, dar nefis ahiri, batını  esarete vadilerden zemzem kucaklıyan hasaleti, bin dallı çiçek özünden düşen polenin zaman rakkasında hesabını melek kanatlarında tütsü tütsü dualıyor…
Ahları tutan bezirganların, kulaksız vicdanlarına el _hay ismi ile izan ve mizan sardunyalıyor…
Gözüne değen bir görüntünün günahı kabrine veraset davası açarken çağın kapanmayan sual kapılarından, gam ile yuhalayan melekler oradan oraya seher vakti cüppelerinin zarafetine dert etmeden ardalanıp durmaz dediğinde.. koyu günahlarının başı bozuk şehvetine sessiz kalırlar mı sanırsın?
Senin bu zulmüne zahir ömrüne körük batırmadan, kanyon vadilerden zahmet alınmadan, tesbih tanesi kan tanesine kul olmadan, dualar kere akar akar gök kubbeden zikr-i nizam…
Yaşamının bir evresinde söküp çıkarırlar günaha aşık bedeninin bedelini.
Yaratan dağların bor bor çıkan dumana, sıcağı vermem dediğin kuzulara ferman!
Kalbimde sızlayan yargıçların tokmaklarına şefkat elli nagihan!
El minel aşk dediğin zaman…
Tüm günahlar ve kötücüllüğün kelepir dilli askerleri ecirna minennara ölü  tabanca eridir..
Nafile telaş aklın zaruriyetidir..
Hükümde kararda tek celsede hakkın kabına boşalan birdir…
Soluklarımdan meleklerin tüyüne rapt olunan şevkin ahengini seyrana gel…
Bizler deriz ki el olsan da
Kalbine bir çuval iyilik al gel..
Kendini kurula da, nefsi sikkelerin kumarında  karındaş olmadan gel..
Duyarlar sesimizi… Duyarlar…
Kör nefislerin, iğne ucu değmeyen bağına örülü koyarlar.
Nefislerinden habersiz nefeslerinde çitilenmemiş kelamlarıyla beyin yıkarlar…
Meczup der ki:
Milli nefis tedbirleri alınmalıdır…
Milli ahlak temkinlerine can verilmeli alınmalıdır…
Milli güzelliklere zapt edilmişliğimiz hürriyetten sayılmalıdır.
‘Gerçek aşkta zerrenin kifayetinde dövülen toz ifadesi kadar savunmasız gam yoktur diyerek tüm aşkını Allah’ a sorduran zehrin, şifasına artık dil uzatılmamalıdır… ‘
Sonra bahara b’ akılmalıdır…
Özgürlüğün kırık kanatlarından ıslak ıslak öpen yüreğin zeminlerini nefsin ayaklarının altından tüm şaşalı imkanların  bineklerini çeker gibi…
Gecenin zulüm karanlığına gözü kara…
Dışarı asi ve yiğit ve bir o kadar da vakur bir edayla çıkıp da
Ya Allah deyip keşişlerin hüznüne merhem arayan yaman kaybetsin..
Varsın telli duvaklı zevk yaşamı geleceğine,
Kırık tepsiden hak şarabı insin…
Sesimi boğamazsınız…
Merhametim ancak dinin güzelinedir.
Hoş görüm hoş olmayan egolarınıza yalakalanırsa,
Ruhum ayaklarınızın altına teslim edilirse
Vicdanlarınıza bu saatten sonra selalar himmet edebilir…
De ki… ‘buldurur hak.. İyi bir hal üzre rezil olmuş veziri…’ 

1 yorum

  1. Yerel ,milliyetçi,bireyin toplumsal ögelerine sıkı sıkıya tutunması gerekir ki ilkin sonra dünya etkileşiminde sarsılmasın.Tebrik ediyorum,nice yeni yazılarınızı da okumak dileği ile…

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*