Gülüm Çamlısoy yazdı: ” SESSİZCE YAZARKEN “

17 Temmuz 2019 Gülüm ÇAMLISOY 0

Ölü bir imgeyi canlandırma çabalarım ve evet, daha hızlı çalışması gereken beynin dalgalarında akıma kapıldığım… Rüştünü ispatla artık sevgi, demenin de meali… Ne değişti ki dünden beri bu anlamda ne zaman dün’den bahsetsem kayıp bir ritim ile irdeliyorum: kâh dün’ün yenilgileri kâh güne dair tutunmama vesile olacak hiçbir şeyin ve hiç kimsenin bulunmaması. Yitik bir özne salınan aslında birinci tekil şahıs olmam bile suç unsuru iken. Ait olmaya çalıştığım bir grup/gruplar: illa ki biz olmaya delalet. Ben’i biz yapamadığım… hayır, hayır, bu sadece bir ütopya üstelik cinsiyet ve yaş farkı gözetmediğim hele ki belli bir ideolojiye sahip olan insanları da ….

Murat Elinç şiiri: ” BİZ BÜYÜYÜNCE “

16 Temmuz 2019 Murat ELİNÇ 1

Çocuk kalacağız sandık hep çocuk aklımızla. Sonra büyüdük anne yanı müstesna.  Sığmaz olduk koca dünyaya.  Bir küçük oyuncak dünyamızdı oysa. *** Büyüdüğünde ne olacaksın diye sorduklarında.  Adam kalacağız demeyi düşünemedik.  Hepimiz bir şeyler oluverdik de sonunda.  İnsanca sevmeyi beceremedik. *** Bir bahçeydi güller içinde gönlümüz.  Kirlettik özümüzü yalan oldu sözümüz.  Bir akıbet ki elbet bekleyip dururuz hepimiz. Sorulacak elbet kapandığında gözümüz.  Söyleyin hele bir neydi sizin derdiniz? Murat ELİNÇ

Gülüm Çamlısoy yazdı: “YANDIĞIM KADAR”

12 Temmuz 2019 Gülüm ÇAMLISOY 0

Ötüşen sessizliğin yas’ını tutuyorum yorgunluğun da Kerbelası büzüşen heceler… Mahlasını dün çaldılar şiirlerimin ve hüznümü de çaldılar. Yasım tam demlenmişti ki ölü iklimime göz diktiler. Safsata olduğunu söylediler sonra ve varlığımla yokluğum fark etmezmiş. Mevsimin teninde bir damla ter olmaya dahi razı iken mevsimsiz kaldım ve şiirsiz ve yalnızlığımı aradı gözlerim. Mağdur kılınan ya da kılınmayan. Anlatmakla anlatmamak arasında kararsızım ama mademki başladım bir kez söze. Sözcükler istifli yastığımın altında: gün boyu biriken hangi sözcükse eşleşen duygunun da bir ölçüt olduğu inancıyla gidip iğneliyorum yastığıma sonra da örtüyorum üzerini ben gelene kadar üşümesin ve mağdur olmasın diye. Dün bir bugün ….

Talân Ayşe Kanca şiiri: “ELYASA”

11 Temmuz 2019 Talân Ayşe KANCA 0

Şahikaların bir adı var kadınım… Seninle erdiğimiz bütün şahikaların bir adı var!. Mürdüm rengi bir sokağın aşk çocuklarıydık biz… Sen benden evvel sevmemiştin kimseyi Ben senden sonra!. Adımızı ifşa ettiler…O nasıl bir zikirdi bilmediler!. “Elyesa” idi adın, Gurbet kuşları gibi vatanından uzakta, Hep ninnilerinle avundun, Avun Elyesa!. Kimsesizlerin de bir kimsesi varBelki benim kimsem senin kimsene el,Ama inan var!.Nasıl o mor salkımlı ağacın dallarında soluduysak biz aşkıO dalların eğildiği topraktır onun kimsesi!. Elyesa…Ben düş bahçelerinde seninle seviştim,O ten bir yok oluştu,Binlerce kez kayboluştu!. Şiir sensin, Senin için yazılacak dizeleri seçmek hakkın, İstediğin kadar yaz kendini, Ben asırlar boyu okurum!. Sırat ….

Cemal Karsavran şiiri: ” AYNASI KARADIR İSTANBUL’UN “

11 Temmuz 2019 Cemal Karsavran 0

umut şehridir İstanbul yıllar içinde  taşı toprağı altın olan  son durak  düşte düş görmek gibi  yılan hikayesidir gurbetlinin  kaybolmuş sokaklarında  yılgın ve hedefsiz  sebepler içinde sebeptir büyük şehir büyük sorun  asık yüzlü insanlar  çiledir İstanbul  ekonomi sıkıntı dengesizlikler yaratır günbegün  hayat çile  suratlar asık bayram güzelliğidir hayaller  bir sonraki bayrama hediye  göstermez yüzünü aydınlıkta bile  aynası karadır İstanbul’un  Cemal Karsavran

Dilara Aksoy yazdı: “B(AŞK)A”

10 Temmuz 2019 Dilara AKSOY 0

Esasen ve mizansen sen Ağustos’ları karışıyor Aralık soğuğuma. Eldivenlerim, atkım ve berem pişiyor çelişki soğuklarında. Özledim. Özleyerek özledim özlemek külfetimdeki parodi kıvılcımlarıyla süslenmiş sen günlerini ve evet arsızım.  Yıldız Tilbe gibi biraz işte. Sevmeyeceğim, dönmeyeceğim, yeminliyim dedi de ne oldu? Bir başka şarkıda koştu koşamadığına. Biraz böyleyim işte. Nesirler tırnaklarıyla kazıyorlar kazulet nazımları; nazımlar yetişmiyorlar ki nesirlerin nedimesi kaçak ve gelinden tevazulu beyaz kağıtlarının umut satırlarına. Bekledim. İnan ki, ebedi ve çok amaçsızca sadece bekledim. Pırlanta dün, gümüş bugünün bakır yarınına kum tanesi fırlattı bir daha parlamayacağı için. Çok saçma ama sensiz günler bile kavga ettiler hep.  Pratikte yaşayan, teoride sana ….

Gülçin Yağmur Akbulut şiiri: “SANA DEĞİL “

9 Temmuz 2019 Gülçin Yağmur AKBULUT 0

Sana değil kahreden yalnızlığıma sitemim. sitemim karanlık gecelerde üşüten sensizliğe başımda  çığlık çığlık  ötüşen kuşlara korkum Sana değil kafamın üstündeki sislere bulutlara kızgınlığım seni ölürcesine seven  bedenime  kinim tükenen umutlara sevgilere yarınlara Sana değil isyanım sevmeyen kalbine beni istemeyen her hücrene. gecelerime gündüzüme bitmeyen sevgime Sana değil! öfkem hani sevseydin anlardın ya sevmedin ki bilesin her gün  biraz daha beni bitiren sensizliğime ne kadar kahretsen de, öldürsen de ölümüme, Sana değil! ahım seni bana getirmeyen yıllarıma ellerimden kayıp giden gençliğime  unutulmak bilmeyen anılara sana değil Gülçin Yağmur AKBULUT

Yunus Emre Gürünlü şiiri: ” ŞAİRİN ÖLÜMÜ “

7 Temmuz 2019 Yunus Emre GÜRÜNLÜ 0

I- Gecenin tam içinde simsiyah ! Örtüsünü üzerine çekmiş baştan aşağı Günahlar ile sarılı bedenim ve benliğim Tövbesinden nasipli mi bilinmez Yatağım mahşer-i kıyamet Uyanamadığım o sabah cehennem çaresizliği mi ? Yoksa cennet müjdesi mi ? Kim bilir nerede soğuk toprağa düşecek bu yitik beden. Ruhumu  mengene gibi sıkacak o dar çukur nerede…   II- Boylu boyunca yatırdılar teneşire Zemzem suyu sürdüler dilime ve kefenime Boyun bağımı vurdular çenemden beynime Açık gözlerimi yumdu bilmediğim bir el Kaldırın götürün artık dediler… Şimdi dört tekbirlik son saltanatımız Kılındı er kişinin niyetine namazımız. Soruldu hazuruna : ” Nasıl Bilirdiniz’’ İyi bilirdik. Helal olsun haklarımız… ….

Aydan Yıldız Güneş’in kaleminden ” BİR İYİLİK HİKAYESİ “

6 Temmuz 2019 Aydan YILDIZ GÜNEŞ 0

Hikaye Hafta sonu geldiğinde; Ayşe hanım için yoğun bir gün demektir. Sabahın erken saatinde kalkıp çocukları için kahvaltı telaşına düşerdi. Üstünü aceleyle giyip cüzdanını cebine koydu ve usulca kapıyı açtı. Çocuklar uyuyordu, onlar uyanmadan kahvaltı hazır olmalıydı. Yolda düşünüyordu acaba ne hazırlasam da onları mutlu etsem? Menemen mi yapsam yoksa börek mi yapsam? Diye düşünerek hızlı adımlarla yürürken, birden gözü yolun sol tarafında Bankanın önünde, yerde oturan gence takıldı. Soğuktan büzüşmüş şekilde, çıplak ayaklarıyla kaldırımda tir tir titriyordu. Hava çok soğuktu, Ayşe Hanım gencin önünde çakılır gibi kalakalmıştı. Herkes gibi umursamadan geçememişti, düşünüyordu, genci şöyle bir süzdü, sapasağlamdı. İnsanın kendisini ….

Süeda Çiçek yazdı: ” BASİTÇE VE SADE “

6 Temmuz 2019 Süeda ÇİÇEK 0

Milyonlarca yüz, milyonlarca ses.Soluk alıp verilen her ortama karışmış heyecan, stres, tedirginlik, hüzün veya mutluluk.Son dakika haberleri, çok konuşulanlar, gündemi oyalayanlar, hiçbir etki bırakamayanlar.Sayılı ömründeki son sayıya ulaşanlar ve o sayıyı daha yeni saymaya başlayacak olanlar.Hepimizin hikayesi ; Ölmeden uçsun diye uğraştığımız kelebeklerAçmasını beklediğimiz çiçekler…Kapı önünde bekleyen; süpürmeye de görmeye de dayanamadığımız, birikmiş, pek çok yönden bizi eksiltmiş umutlar…Hayat diyorum, düzenli nefes alıp verme çabası,  nasıl nefes alındığını unuturum sancısı.Hiçbir zaman bütünüyle tamamlayamadığımız yapbozların “boz”ulmuş kısmından mı günaydın diyoruz biz yaşama? İç dünyamızda bir yerlerde kendi kendimize anlattığımız huzur dolu hikayeler vardı yoldaş. Annenden dinlemiştin sen de. Melodisi aklımızdan çıkmayan ….