Eyyüp Piran yazdı: ” BİR ZAMANLAR “

19 Nisan 2019 Eyyüp PİRAN 0

Bir zamanlar ”Bir zamanlar’‘ diye başlardı sevdikleri için masal anlatan sevenler. Bir zamanlar deridendi kürkler ve çeliktendi hançerler. klorsüzdü sular, akardı çeşmelerden ve değerliydi insan sevgisi tüm banka senetlerinden. Bir zamanlar daha temizdi denizler, maviliklerin içinde yelkenliler daha sıcak olan güneşe selam verirdi. Bir fare hala kaçardı bir kediden, bir kartalın pençesi hala keskindi lakin demirler tarafından kuşatılmamıştı gökyüzü ve hala katilleri değildi trenler yuva yapmak için kuru bir dalı ağzında taşıyan masum bir kuşun. Bir zamanlar bu ormanlar daha vahşiydi ve bir baba. Bir zamanlar burada döllenirdi yılan yumurtaları, ceset kurtçukları ve sümbül tomurcukları. Bir zamanlar bu topraklar daha ….

Seyyah Nida yazdı : “MÜNKESİR BİR KALBİN HİKAYESİ”

18 Nisan 2019 Seyyah NİDA 0

Hikaye- 1. “Akşamları gelir incir kuşları, Konarlar bahçemin incirlerine. Kiminin rengi ak kiminin sarı. Ah beni vursalar bir kuş yerine. Akşamları gelir incir kuşları.” Ankara’nın ufkuna yavaş yavaş batan güneşle birlikte mor renkli bir hüzün çöküyordu. Nazan, akşamın efkarını yüreğinde bütünüyle hissediyordu. Ela gözlerindeki hicran, yüzünden okunuyordu adeta. Her zamanki gibi bilgisayardan  Farid Farjad’ı açmış, kendine bir Türk kahvesi yapmış, okunmayı bekleyen sınav kağıtlarını eline almıştı. Hüznünün dağılmasındaki nadide vesilelerden biriydi, Farid Farjad. Notalardan kemanın tellerine akan nameler, Nazan’ın kırık kalbine bir merhem oluyordu. Çocukların sınavlarını okurken zamanın nasıl da çarçabuk geçtiğini fark edemedi bile. Akşam başladığı kağıt okuma maratonu ….

Talân Ayşe Kanca şiiri: ” ÜÇ SATIRLIK AŞK “

15 Nisan 2019 Talân Ayşe KANCA 2

Üç satır sonra ifşa edildi aşk, Ve beş kıta sonra, öldürüldü… Katli vacip dedi hayat!. ** İnsaf etse idim, Gelip girer miydim koynuna, Ve sen; Kabrimi bulup dua eder miydin O tek cümle hatırına? ** Sana sorsam; sevdim derdin… Bana sorsalar; inkâr ederdim!. ** Üç satır sonra ifşa edildi aşk, Ve beş kıta sonra öldü, Katlini vacip buldu hayat!. ** İnledim, Nalân oldum, Sustum Behin oldum.. ve sen; Kabrimi bulup dua etmedin , O tek cümle hatırına… Talân Ayşe Kanca

Seyyah Nida yazdı: “VAKT-İ CEMRE II “

13 Nisan 2019 Seyyah NİDA 0

Bir Aşk Hikayesi  “Leylâ elâ gözlü bir çöl âhusu, Saçları bahtından daha siyahtır.” Nisan yağmurlarının yıkadığı Beytepe kampüsünde, gözlerini aydınlık bir sabaha açan Leyla, yine aynı rüyayı görmüştü. Rüyasında yüzü kederlerden örülmüş sakallı bir genç vardı. Dost kitabevinde kitapları inceleyen genç adam, Leyla’ya bakıp tebessüm ediyordu. Düşünde gördüğü bu adam kimdi? Elbet, Allah bir yerden cevap yollar diye içinden geçirdi, Leyla. Zira vize haftasıydı, Leyla’nın ve sıkı bir şekilde ders çalışıyordu. Cevabını bulamadığı sorular yerine ders kitaplarıyla haşır neşir olması gerektiğinin farkındaydı. Yurtta kahvaltısını yapıp hızlı adımlarla kütüphaneye doğru gitti elinde kitaplarıyla. Sabaha kadar ders çalışacaktı, arkadaşı Elifle… Leyla’nın vizeleriyle ….

Tuğba Şahin Yazdı: ” İNSAN VE AŞK “

12 Nisan 2019 Tuğba ŞAHİN 1

Başlattığım “insan ve yazı” dizininin final konusunu aşk ile sonlandıracağım. Fuzuli’nin beğendiğim mısrası hayattaki duruşumuzu simgeler niteliktedir. “Işk imiş her ne var Âlem’de. İlm bir kîl ü kâl imiş ancak’’ Fethi Gümuhluoğlu tüm öğrencilerinin dikkatini “hiç aşık oldunuz mu?’’ sorusuna çekerek aslında, bir insanı bile sevemeyenin Yaradanı nasıl seveceğine paralel yol göstermeyi başarmıştır. Okumak aşkı, yaşamak aşkı, aşk ile evlenmek, aşk ile çocuklar dünyaya getirmeye vesile olmak, aşk ile çalışmak..peki neden para burada ikinci seviye araçtır? Cahit Zarifoğlu bir şiirinde yazmıştır “halk aşksızsa sokaklar banka dükkanları ile doludur’’ Aşk, insanın akıllı, gönüllü ve özverili olma devridir. Sadakat, vefa, cömertlik, iyilik ….

Büşra Gürbüz yazdı: “SORULAR VE CEVAPLAR”

9 Nisan 2019 Büşra GÜRBÜZ 0

Bir gün camdan dışarı bakarken hiç hesapta yokken bir şeyi merak ettim. Merakım durup dururken nüksetti. Bilmiyorum belki de ben gitmekte olanları görmüyorum. Camın bu tarafındayken o kolu çevirip boşluğa kendimi neden bırakmıyorum, diye düşündüm. Beni tutan ne? Beni tutan, hayata bağlayan bilinç ne? İnandığım için mi? Evet inanan bir insanım. Ama inandığımın tam idrakine vardığım için mi atlamıyorum yoksa bilincimi devreye sokmadan kabul ettiğim için mi bazı olguları. Yani atlayanlar deli de atlamayanlar çok mu akıllı? Dünyada ki var olduğum süre bunun hiçte böyle olmadığını kanıtlıyor. Atlamayanlar namı diğer akıllılar diğerlerinin deli olduğunun ağdalı muhabbetini yapıyor. Harekete geçmeyip harekete ….

Afife Öztürk yazdı: “İÇİMİZDE KALANLAR “

8 Nisan 2019 Afife ÖZTÜRK 1

“Ne çok şey kaldı içimde.” Dedi.        Hayatın kendisi bu değil mi? Umduğunu bulan pek az insan var. Biz isteriz ama kader oralı olmaz ve içimizde kalır birçok şey. Bazen unuttuğumuzu sanırız o çok istediğimiz şeyleri, sonra bir gün, birden geliverir aklımıza.  Acı… ilk günkü gibi taze, ilk defa kırılıyormuş gibi kalp. Öyle ağır. Ezici bir güç olup biniyor tepene olmazlar, olmamışlar belki de hiç olmayacaklar. Aldırmak istemiyorsun ama o da olmuyor. Aldırıyor insan, aldırıyor ve eziliyor acizliğinin altında. Gücün yetmiyor, olduramıyorsun bazı şeyleri. Bütün çabalarına, tüm kalbinle olmasını istemene rağmen olmayan o istekler, bir şamar gibi vuruyor ….

Necati Gökmen şiiri: ” HAYAT YOKUŞU “

3 Nisan 2019 Necati GÖKMEN 0

Kaçmak çözüm değildir hayat alacağını koymaz kimsede Erteleme sevgini vakit dar zaman kısa ömür içinde Yakalamak için yürümek yetmez koşmak gerekir ardından Yorulsan da değer güzel olan her duygunun peşinden. İçinden geldiği gibi yaşa ana tema sevgi olsun Kötülüğe kötü yanıt veren olma sonra pişman olursun Karartma günleri yazık etme ömrün en güzel çağına Karşı koyamaz asla hiçbir şey sevgi gönül bağına. N. GÖKMEN

Seyyah Nida yazdı: “VAKT-İ CEMRE “

2 Nisan 2019 Seyyah NİDA 0

(1. Bölüm) “Onu kırmış olmalı yaşamında birisi.  Dinledikçe susması, düşündükçe susması…  Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi,  Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası.”        Özdemir Asaf Barış, ne söylese de Aslı onu anlamıyordu. Kafasındaki fikirlerin doğruluğundan o kadar emindi ki Barış’ın sesini duymuyordu bile. -Yeter artık! Senin iş seyahatlerinin yoğunluğundan bıktım. Ne zaman sana ulaşmaya çalışsam yoksun. Bıktım bu hallerinden… dedi Aslı. Onca iş yoğunluğunun arasında Aslı’ya yolladığı çiçekler, şiirler de yetmiyordu demek, ona! -Ama Aslı? Neden böyle yapıyorsun? Derken son bir hamleyle parmağındaki nişan yüzüğünü çıkartıp Barış’ın masasına koydu. -Her şey için teşekkür ederim ama olmuyor artık. Yapamıyorum seninle, olmuyor. Hoşça ….

Mustafa Furkan yazdı: ” KISA METRAJ “

30 Mart 2019 Mustafa FURKAN 0

Sert ve kristalize tepelere, -bir gök boyu- çakılmış gevrek çivilerin sığ gölgesinde eriyen yumuşak güneş, kar ve keder ile yoğrulmuş balçığın, şafak vari bir demir atlının; siyah, yuvarlak nalları altında taşlaşışını pürsükûn seyrediyordu. Biraz yüksekte bir atmaca, dorukları kanatlarının altında taşırcasına mağrur vaziyette, gözüne kestirip boğazına çökeceği taze kan lokmasını arıyordu. Küçük kuşlar bu gözdağından ürkmüş olacak ki çıplak odalarının ahşap balkonlarında birer yılan gibi kıvrılıyorlardı. Yılanlar da birer yılan gibi kıvrılıyorlardı. Ama onlar, kuşlarınki gibi mimari sütunlar arasında değil, tabiî oluşumların pençesiyle şekillenen soğuk, izbe oyuklarda saklanıyorlardı. Geniş omuzlu kuşun, pireleri dahi tedirgin eden gösterisi, bir ışık geçişiyle sona ….