Cemal Karsavran şiiri: “SESİ OLMALI GECE “

22 Mayıs 2019 Cemal Karsavran 0

aşk yaşamak istiyorum bir dere kenarında suyun şavkı vururken terli bedenime yakamozların dans ettiği bir su kenarında kanatırcasına dudaklarımız birleşmeli gözlerimi kapatmayacağım suda şavkını görmek için ellerimi kelepçeleyeceğim geceye ve sana, açlığımı gidereceğim sevgiye ve aşka söğüt dalları olmalı başımın üstünde ırgalanan terimi soğutmak için çığlıklarımızı gece duysun diye haykıracağım dudaklarımızı kanatırcasına ısırttıracağım ıslak çimenler kurumalı  ateşinden aşkın yuvarlanmalı kelepçelenmiş kollarımızı ayırmadan suya inmeliyiz bir ceylanın korku dolu heyecanıyla aşkı içmek için kuruyan dudaklarımızla yudum yudum ıslak zeminler kurumalı yoksa ask dememeli bu geceye ay kıskanmalı yıldızlar kıskanmalı börtü böcek kıskanmalı kurbağa seyretmeli dere kenarında ateş böceği konmalı alnımıza sabahlara kadar sürmeli bu ask sabahlara ….

Umut Berhan ŞEN’in yeni kitabı çıktı: ” SAHİPKIRAN EMİR TİMUR “

20 Mayıs 2019 Arif Olgun YEŞİLYURT 0

    Emir Timur… İlk gençlik yıllarımdan beri hayran olduğum ve hayatı hakkında araştırma yaptığım Büyük Türk hükümdarının macera ve heyecan dolu öyküsünü kaleme almak, hiç kuşkusuz cesaret etmesi güç bir işti. Ancak bir amaca, bir ideale aşkla bağlanınca her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğinize inanırsınız. Nitekim, bu çalışmanın hazırlık sürecinde de şartlar bu şekilde gelişti. İnanç zorluğu daima yenerdi… Yine yendi.    Cengiz Han’dan sonra kurulan Çağatay Devleti’ nin yıkılmasının ardından tarih sahnesine çıkan Emir Timur, 1382’den 1405’e kadar devam eden hükümdarlığı boyunca sefer üstüne sefer  düzenleyerek Türkistan bölgesinde adını duyurmuş ve pek çok ülkeyi hakimiyeti altına almıştır. 20 Temmuz 1402 ….

Arif Olgun Yeşilyurt şiiri:” KENTLER VE AYRILIKLAR “

20 Mayıs 2019 Arif Olgun YEŞİLYURT 0

Gül rengi kentleri sevdim hep,Hani o salkım saçak ağaçların çatılarına kadar uzandığı,Gelincik tarlalarından kozalar içinde çoğalan ,Karanfil kokulu baharları andıran yağlı boya tuvallerindeki o kentleri. Kutsanmış sufilerin berraklığı kadar temiz kentleri.Göçmen kuşların baharı bekler gibi beklediği,Kağıttan gemileri yüzdürdüğümüz dereleriyleIşık saçan rıhtımlarıyla pervaneler misali dönen fenerlerin,Zakkum ağaçları altında yaşanmış aşkların olduğu kentleri sevdim. Giderek çoğalan yoksulluk evlere hapsolurdu bu kentte.Dillerde yarım kalmış türküler tuttururdu insanlar,Uzağı yakın, yakını uzak edene şükür eksik olmazdı.Acıdan ve matemden uzak, gülümserdi kadınlar. Bir kırık hece dilimdeydi ayrılırken bu kentten.Akasya kokulu baharlardan bir bahardı, yeşille karışık.Denizi mavisine, ateşi kalbine katarak,Sessiz ve uğultulu bir şarkının eşliğinde yiterek ve ….

Yunus Emre Gürünlü ” TÜRK İSTİKLALİNİN TARİHİNİ ” yazdı

19 Mayıs 2019 Yunus Emre GÜRÜNLÜ 0

Mustafa Kemal ATATÜRK; Ulusumuzun haklı kurtuluş mücadelesini,100 yıl evvel kutsal Anadolu topraklarına Samsun’dan ayak basarak başlatan,”Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararının kurtaracağı’’ parolasından hareketle yola çıkarak,yayımladığı bildirilerle,yaptığı kongrelerle,ülkenin milletiyle bölünmez bir bütün olduğunu ifade edip,ulusal bağımsızlığı ve egemenliğin kayıtsız şartsız milletin hakimiyetinde olması için,çalışmalarına başlamış,manda ve himaye fikrini kat-i suretle reddetmiş,kurtuluş mücadelemizin öncüsü olmuştur. Bu gün biz gençler İstiklal mücadelemizi sadece bir savaş mahiyetiyle ele almamalı,İstiklal mücadelesinin bizlere en büyük kazanımı olan “ULUSAL BAĞIMSIZLIK’’ bağlamında,milletimizin ve devletimizin bekası için ne denli önem taşıdığı açısından bir kez daha düşünmek olmalıdır. ”Ümidim gençliktedir”, diyen ATA’mızın Samsun’dan yaktığı,tüm yurdu bir güneş gibi aydınlatan,bağımsızlık ….

Talân Ayşe Kanca şiiri: ” KIRIK KANATLAR “

17 Mayıs 2019 Talân Ayşe KANCA 1

Kanatlarını kırdılar kuşların… Artık göğümde uçuşmuyorlar Ve  sapanların hepsini toplasak Ödetemiyoruz o acıyı!. ** Zift gibi bir gecenin sabahı, Yapış yapış düşlerim oldu benim… O katrana bulanmış pişmanlıklar için Tek çareydi kıymak hepsine! ** Bilyelerimi alıp kaçan çocuklar gibiydi hayat, Bilyelerimi geri getirdiler; … Ben aynı ben değilim, Niyetleri ne kadar halis olsa da; Aklanamıyorlar!. ** “Korkmak” diyor Annem, En çok sende sığ duruyor… Annem bilmiyor; O kadar derin ki bende herşey!. Bir ağıt yankılanıyor nefesimde, Alsam bir türlü, Almasam; hatırı kalır yaşamanın!. ** Jilet kesiği gibi bir acı var kalbimde… Anımsamak azımsanmayacak kadar ağır!. Kanatlarını kırdıklarından kuşların, Uçup gitmek ….

Tuğba Şahin yazdı: ” DİKKAT NOKSANLIĞI “

16 Mayıs 2019 Tuğba ŞAHİN 0

Sınav ya da güç bir iş esnasındaki dikkatsizlikten bahsetmeyeceğim. Elde edilen gelirimizin paydasındaki dengesiz hesap çizelgesi de değil söyleyeceklerim. İnceliklerimizi sürdürmek, örneğin ‘ yabancı değil ’ diyerek misafiri kapıya kadar uğurlamamak hasletimizi aramızdaki hukukumuzu yitirdiğimizi göstermektedir. Sokakta en çok başımıza gelen yol tarifini bizzat baştan savma, duyarsızca oyalamak için laf salatalığı yapmak, vakit gaspıdır dikkatsizliktir. Ben soruyorum diyorum ki ‘şu dernek nerede?’ sorduğum insan cevaplıyor alakasız cümle eklentili ifadeleriyle ‘ galiba, sanırsam öyleydi, bilemedim ki’. Toplumumuz, insan kaynakları ya da banka veya kırtasiyede, manav, restorantta görevli de olabilirsiniz meslek ne işle meşgale olursanız olun diksiyon-iletişim-işini önemsemek icab eder. Ağzında kelimeyi ….

Mustafa İdris şiiri: “EY MEŞALESİYLE GÜNEŞİ ARAYAN ADAM “

14 Mayıs 2019 Mustafa İDRİS 0

Sen kaç vadi daha gezeceksin Ey meşalesiyle güneşi arayan adam Elinde tuttuğun solgun umutlarla İzini taşıyorsun hüzün çağlarının Saçlarında emaneti kalmış ihanet ağlarının Zayıf kollarında dağlardan yükün var senin Izdırap bahçesinde hicrandan gülün var senin Yakamoza küsen gözlerinden akan bir damla Çatlatırdı küreyi arzı derinden İndirirdi yeryüzüne Cebrail’ i aniden Sen ki aşıklara kadeh sunan efsunsun İsyan tahtında padişahları boğan sükunsun Söyle şimdi Kim verecek infazını Sırrını açığa vuran aynaların Cinnet şarkıları söylerken tüm cellatlar Hangi yiğidi taşısın yorgun atlar Nerede çölün sakladığı saray Vahaya dahi uğramazken yollar Kentin tüm şamdanlarını söndürmüş bir yabancı Kan ile boyamış tüm fermanları bir ….

Talân Ayşe Kanca şiiri: ” İCRAYA VERİLMİŞ GÜNAHLAR “

9 Mayıs 2019 Talân Ayşe KANCA 2

Bir umut tarlasında yokluğu sürüyordum benKimse dönüp bakmıyordu yüzüme,Kimse umursamıyordu,Kimseydim ben, hepsi bu… Bir yetimhanede, hem öksüz hem yetimdimNe var olmak ağırdı,Ne yok olmak aslında!. Ben, özenle büyüttüğüm o çocuğun teriydim…O dünyaya yayılan kokuma kurban olan yoktu,Beni arsız bir yalanınİcraya verilmiş günahı saydı hayat… Hep alacaklılarım vardı,Hiç ödenmemişti o borç!. Ne vakit uyansam , Bir düşlük yer vardı aklımda…Ve o düşlerin ederi kadar yaşadım ben,Bir avuç yalnızlığın koynunda!. İnsan saklındakine aşık olmaya görsün;Sanır ki, bütün dünya benim,Ben hiçliği bile varlık edebilirim… Oysa gövdesine ağır geldi mi o ruh,Soyunur da önünde göremezsin sen…Ve bir gölgenin peşinde dolaşırken O güneşe esir olursun hep!. ….

Tuğba Şahin yazdı: ” KAF DAĞININ ARDINDAKİ EV “

6 Mayıs 2019 Tuğba ŞAHİN 0

Eric Satie’nin biyografisinde okumuştum, Satie öldükten sonra evinde ortaya çıkan yüz adet şemsiyenin ne anlama geldiği çözülememiş. Ev, metafizik anlamda odalar, banyo, mutfak, kalorifer, pencere, perdeler ve örtüler bulunan, insanın mahremiyetini gizleyen, uyuyabildiği, ısındığı, yemek yediği sığınaktır. Fakat daha kapsamlı ele alacak olursak “yuva’’ tabirinden ziyade kalınan-yaşanılan-belirli-düzenli-ait hissedilen kavramları da temsil etmektedir. Sokaktan sıyrılan, hemen köşedeki o evin çevresini saran, yürüdüğümüz mahalle, esnaf, eczane, pastahane, tanıdık komşular, ağaçlar, diğer binalar, kafeler ile hatta park ya da taksi durağı da dahil sırf o sokakta sizin evinizin bulunduğu adreste yerli yerinde görmenin yaşattığı duygusal bağdır. Adalet, cömertlik, sonsuzluk, rüya, kalabalık sofralar, kıyafetler, ….

Özgür Günsay yazdı: ” ÖLMEYEN DENİZ YILDIZI “

5 Mayıs 2019 Özgür GÜNSAY 0

Ben, gecelerin en kıyıcı kenarında bir denizyıldızı. Gidişinle zara görmüş gövdem, kollarım, bacaklarım… Ah bin bir parça olmuşum. Her parçam kendini tamamlamış ama kalbim yok ki benim. Alışığım. Bir yanım eksilse ne olur ki, diğer yarısını kendi kendisiyle öyle bir tamamlar ki zarardan eser bile kalmaz. Acılarım bölünüp farklı yerlere atılsalar da onlar kendilerini tamamlar ve bir beni oluştururlar. Her yerde oluruz. Acılarım ve ben. Çabuk iyileşiriz biz denizyıldızları. Doğanın, insanların ve bize kin besleyen düşmanlarımızın zarar veren darbelerine rağmen hemencecik iyileşiriz. Her darbede yeninden ayağa kalkar ve “acımadı ki” kelimesiyle oyun oynarız gözyaşlarımızla. Ama biliriz ki her acı, her ….