Furkan Bayrak yazdı:” İhtiyar II “(Öykü)

11 Eylül 2020 Furkan BAYRAK 0

İhtiyar 2 Günlerden Pazartesi saat on iki sularındaydı. İhtiyar yorgun bir zihin ve bedenle parktaki banka oturdu. Parkın çevreleyen herhangi bir çit yoktu. Park, çevresindeki sokaklardan zemin sınırları ile ayrılıyordu. İki salıncak ve bir adet maymun merdiveni parkın ortasına yerleştirilmişti. Kare bir arsaya yapılmış olan parkın dört köşesinde birer adet bank vardı. Arsanın zemine deniz kumu serilmişti. Böylelikle kum sayesinde oyun oynayan çocuklar kazayla düştükleri zaman yaralanmayacaktı. Parkın etrafı sokaklarla çevriliydi. Bu sokakların zeminine zift döşenmişti. Uzun ve yan yana dizilmiş binaları parkla bu zemin ayırıyordu. Ayakları çıplak, siyah gömleği lekeliydi. Üzerindeki siyah pantolonu ise yarıya kadar çamura batmıştı. Ne ….

Mehmet Fatih Çapkur şiiri:” Nihayete Ermeden”

11 Eylül 2020 editör 1

Nihayete Ermeden Bir ikindi vakti kızıllığındadır şimdi hayat Doyasıya seyretmek lazım güneşi , gökyüzünü ve gözlerini Zaman geçiyor Akşam çöktü çökecek Hüznün parmaklıkları arasında sıkışıp kalmış ömrümüze  Mehmet Fatih Çapkur

Kənan AYDINOĞLU şiiri:”Azərbaycanın”

11 Eylül 2020 editör 0

Azərbaycanın Müstəqil müasir Azərbaycan dövlətinin müstəqilliyinin bərpası münasibətilə! Ruhuma dopdoğma duyğular kimi, Sevinir Xəzəri Azərbaycanın. İslam dünyasında sülh tərəfdarı, Tanınır səfəri Azərbaycanın. ** Günü başlayasan Haqqın sözündən, Aləm yaradasan, dünya, özündən. Şükürlər olsun ki, yenə gözündən, Dağılır kədəri Azərbaycanın. ** Yenə dilə gəldi könlümün simi, Dar günə düşəndə çağırım kimi?! Gözümün önündə qapılar kimi, Açılır səhəri Azərbaycanın. ** Danışma sən mənə o Şah Qacardan, Könlümü oxşayan bu ilk bahardan. Bu doğma torpaqdan, doğma diyardan, Duyulur zəfəri Azərbaycanın. ** Bax, sevinc sevincə qarışır bu gün, Küsülü qalanlar barışır bu gün, Körpətək dil açıb danışır bu gün, Kəndi və şəhəri Azərbaycanın. ** ….

Kamran MURQUZOV şiiri: “Yoxdu ehtiyacın sənin, ay Allah!”

11 Eylül 2020 editör 0

Yoxdu ehtiyacın sənin, ay Allah! Tarixlər boyunca, əsrlər boyu, Yoxdu ehtiyacın sənin, ay Allah! Gördük fəlsəfəin öyrəndik bu gün, Arpanın, buğdanın, dənin, ay Allah! – Fərhada göstərdin, Şirinə göstər, Müsəlman olanın birinə göstər. Səmtini göstərdin, yerini göstər, Dumanın, çiskinin, çənin, ay Allah! – Dağıt həsrətləri ovsunlu gözdən, Bal kimi süzülüb, tökülən gözdən. Qəmzəli baxışdan, aylı bir üzdən, Yox eylə kədərin, qəmin, ay Allah – Sevək sevənlərin əziz xətrini, Həlqəyə düzməyək şerin sətrini. Gərək ki, bu gündən bilək qədrini, Bütövün, yarımın, tənin, ay Allah! – Bir nurlu baxışdan var eyləmisən, Dağların başını qar eyləmisən. İki sevən qəlbi yar eyləmisən, Ucadı məqamın ….

Pakize Güvenç şiiri:”Özür Dilerim”

3 Eylül 2020 Pakize GÜVENÇ 0

Özür dilerim… Şahit mi arıyorsun?Seherin göğsünden bir ileri bir geri çekilenYel duygularıma.Yürüsem gitsem ayaklarının tozunda benliğimi doyuracak hasret..Semalar büyüyecek yokluğunun yoğunluğunda.Titreyen lambalar şaha kalkacak göz bebeğimin ışık ecelerinde.Hey Ben! bir dinar etmezsin çektiğin sevdanın katında Ona!Haberi yok yağmurun.. Sözlerimde büyüttüğüm çiğdemden,kanımın tenine düşen çiğden ve yüksük parmağından kaderimin kaydığı yıldız tanelerinden, senet alınan cahe düşmüşlüğümden.Kahinlerin kahve fallarından doğrulduğum dünya, yarin gözbebeğinin koylarından çıkaramaz beni yarına.Okyanuslar denli nanelenip içine karışsam da,Zehir çöreğidir kalbine karılan serin sularında.Badem ezip gözbebeklerime, ucu yanık bir mektubun takatinde  yazılırım tonunu görmediğin bir ömrün umuruna.Bu ataçlar ile tutulmuş ömrümün yitik sofrasında,Kendimi koruyacak nimeti gözlerinin içinde dünyaya kapandığım ….

Gülüm Çamlısoy yazdı: “İstanbul Havası”

3 Eylül 2020 Gülüm ÇAMLISOY 2

Bir düşün iniltisini duyuyorum geç kalmışlığına lanet okuyan akreple yelkovan arasında dinmek bilmeyen yarış yok mu ve hala varamadığım o üçüncü yaka elbet İstanbul’un iki yakası arasında salındığım yetmezmiş gibi. Her geç kâğıdı aldığımda yüzümün kızardığı mektepli olduğum günler ve üzerimden çıkaramadığım öğrenci cüppem belki de bu yüzden üniversitede sonsuza kadar yaşayıp yapışmak isterdim bildiri panosunda altında imzamın olduğu bir dilekçe ile kendime en yakıştırdığım iken öğretim görevlisi cübbesi. Uzun bir cümle olduğuma bakmayın hani bir de uzun bir ismim olduğunu hele ki sevdiklerim beni, kestirmeden ‘’Gül’’ diye çağırırken yüzümden yere dökülen gülücükleri de acının ayaklarına paspas yaparken. Hız duvarını ….

Pakize Güvenç yazdı: “Mor Kanadından Vurulan Kuşun Son Tebessümüdür Bu Sana

1 Eylül 2020 Pakize GÜVENÇ 0

Bir şehrin iyilik  güncesi dediğimiz ulviyet sahibi insan yansımaları ancak bozulmaya uğramayacak dirençte ve süblimleşmeyecek  karakteri endotermik faza sahip ulvi ruhaniyet iktida eden kimselerdir. Bana müzevvir olduğu kadar kalbimin titaniğini batıran şaşa gerekmez.Madde dünyası huzuruma tesbih tanesi dizimi değildir.Ne diyelim… sesinden şiirle tutan, düşüşünü kitap yüküne aşık güçler ile engelleyen, mazmunlara, arzulara, iffete ve rüzgara konu olan, ilmi doygunluğa muhtaç martılara şiiri simit olan insanı ekberlere rastgelelim…Çünkü kalbim de esene rüzgar deyip geçemezsin bilirim…Dilersen halimi diyeyim..Bir şehri bir adımının tozunu hesap ederek arşınlamış hasretim var.Arabanın plakasını B harfinden tanıyınca vücudumdan yere düşen kalbim var. Alfabenin 2. Harfi olan B harfinin ….

Nilgün Özdemir yazdı:”İyiliğin Geri Dönüşümü: Mutluluk “

26 Ağustos 2020 Nilgün ÖZDEMİR 0

İyiliğin Geri Dönüşümü: Mutluluk Mutluluğun iyilik yapmakla yakından ilgisi vardır ve bunun kültürle, inançla çok da bir alâkası yoktur. Çünkü iyilik insanın içinden gelir evvel emirde. İyilik; bazen ihtiyaç sahibi birine yardım etmektir. Bazen eşine, çocuklarına, yakınlarına ve muhatap olduğun diğer insanlara bir gülümseme, bir güzel söz söylemektir. Bazen bir dertlinin derdini dinlemek, bir hastayı ziyaret etmek, bir garibe kendini iyi hissettirmektir. Bazen bir komşuya içerisinde bir tutam “aklımdasın otu,” bir miktar “benim için önemlisin baharatı” olan bir tabak yemek vermektir. Beklenmeden gelen bir iyiliğe, aslında karşılık da beklenmiyor demektir. O iyiliğin karşılığı, yapılanın yüzünde beliren küçük bir memnuniyet tebessümü ….

Esma Gülaçar yazdı: “Bencilleştikçe Gelen Yalnızlık”

26 Ağustos 2020 Esma GÜLAÇAR 0

BENCİLLEŞTİKÇE GELEN  YALNIZLIK İnsanlar her zaman bir arayış ve mücadele içindedirler.Eksik kalan bir şeyleri arar dururlar.Hayatlarının daimi huzurunu bulmak için çıktıkları yolda çoğu kez yanlış duraklarda iner,  aradıklarını bulamayınca da arayışa devam ederler.Cennetti de cehennnemi de kendi özümüzde bulup yaşayabileceğimizden bi haber  kendi fıtratımızı okuyamadan iç huzuru ve mutluluğu çok uzaklarda aramaya devam ederiz.İç huzurumuzu tamamlayamamızın yanı sıra boşalan sevgi depolarımızı da nasıl dolduracağımızı bilemeyiz çoğu kez.Aslında bizler çoğu kez bizde eksik olan sevgiyi, vicdan rahatlığını ve tamamlamaya çalıştığımız  kulluğumuzu ararız belki de. Kader programında bize bırakılmış olan cüzzi irademizle yol aldıkça şekillendiririz kaderimizdeki pek çok şeyi.Bazen nasip olur bazen olmaz ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:”Cevabını Bekliyorum Kafka-Mektup”

26 Ağustos 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

‘’Erkekler daha çok acı çekiyor. Oysa kadınlar suçlu olmadan acı çekerler.’’ (Kafka) Bir düşün g/örüntüsünde karşı karşıya kaldım bu söylediklerinle, sevgili Kafka ve aşkın hikmetine daha da yakından vakıf oldum. Aklı almıyor insanın hele ki söz konusu acı çekmekse üstelik ne için? Sevmekle ilintili elbette çekilen acı en çok da onay görmediğinde. Düş görmeyi bir süredir ertelemiştim, Kafka ta ki gaipten gelen ses beni dürtene değin. Islıklanan yüreğim ve sevinçlerim elbet yarım kalan tüm sevinçlerim ve hayallerim ve işte kendimle yüzleştiğim her yazıda-gerek yazdığım gerekse bir başkasının kaleminden okuyup bir solukta içime çektiğim-içimdeki yangının daha da alevlendiği oysaki bu yangın ….