Özgür Günsay yazdı:”İslam Medeniyeti’ni Körelten İzm’ler”

İSLAM MEDENİYETİNİ KÖRELTEN İZM’LER…

İslam’ın bilime ışık tutuşu ilk insandan tutunda son insana kadar hep var olacaktır. İslam bilimi Ontoloji felsefesindeki gibi pek çok isim değişikliğine uğradı ama aslı hiç bozulmadı. Ben İslam’a bütün bilimlerin arkhesi olarak bakıyorum. Rönesans’tan beri değişen ve değişmeye mahkûm kalan Batı hep İslam’a aykırı bir görüş ile yeni bir fikir bulmuşçasına kendi benliğini yitirerek var olduğunu düşünce ve fiiliyatları ile beyan etti. Bunlardan birisi ise malumunuzdur ki alışverişten tutun da bankası sırasındaki kuyruğa kadar içimizde yaşayan -izm’ler. Asıl anlamı tam var olmamakla beraber savunulan düşüncenin hep bir yerde açık verdiği bu kavramlar ne aslına sadık kalabilmiştir ne de aslında tam teçhizatlı var olabilmiştir. Türkiye mütefekkirlerinin de baş düşmanı olan –izm’ler her gün yeni bir kavram ve metot ile karşımıza çıkmaktadır.

            -izm’leri Nietsche’nin şu sözüyle ilişkilendirebiliriz. Tabi insan yerine Batı kelimesini koyarak. “İnsan varlığını sürdürebilmek için önce şeylere değer biçti. Şeylerin anlamını o yarattı, insanca bir anlam bu! Bu yüzden “insan” diyor kendine: değer biçen.” Batı da bu sözden ayrı düşünülemez. Nitekim ki Rönesans’tan beri var olduğunu belli etmek için İslam dışı kelimelere değer biçmiş durumdadır. Ama unutmamalı ki Batıca bir anlam bu! Komünizm, realizm, fatalizm, konformizm, kapitalizm, narsisizm, septisizm, ‘obskurantizm’…

            Cemil Meriç’in başyapıtı olan Bu Ülke’de geçer obskurantizm! Çağın kaçınılmaz vebası. Gençliğin bilmeden beyinlerine teneffüs ettiği bir Batı esintisi. Obskurantizm’in anlamına bakacak olursak apaçık ‘bilmesinlercilik’ kelimesi ile irkileceğiz. İşte bu yüzden “genç nesilleri ayrı bir kutupta toplayarak yerli kültürü kendi kendine ölemeye terk ediyor” demiştir Sezai Karakoç. Batının korktuğu şey tam da bu ya, eskiyi onlara bildirmemek, yeniden hiç haberleri olmasın, toplum bilinçlenmesin gibi birçok cümle veya kavram. Bu yüzdendir ki “komünistler en çok kültürün dirilişine düşmandır.”

            İslam’ın Altın Çağ olarak yaşadığı dönem, Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra Batı Avrupa’nın demografik, kültürel ve ekonomik bir bozulmanın meydana geldiği dönemdir. Batılılar İslam’ın mükemmeliyetçiliğini örtmek için Altın Çağ yerine Karanlık Çağ demeyi tercih ederler. Hâlbuki İslam medeniyeti o yüzyıllarda en çığır açıcı buluşlara imza atmış, ufuklarda nirvana gözetimi ile bu yüzyıllarda kullanılan ancak temeli Altın Çağa dayanan birçok buluşlar keşfetmişlerdir. “Tarihte hiçbir çağ bu kadar kötü adlandırılmamıştır.” Bu sözler ise İslam Medeniyetini anlatan ve birçok ödülü almaya hak kazan kısa bir filme ait. Filmde (1001 İcat ve Sırlar Kütüphanesi) El Cezevi’nin, İbn’ül Heysem’in, Abbas İbn Firnas ‘ın, Ebu Kasım Zehravi’ nin, Meryem El-Usturlabi’nin önemli buluşlarına yer verilmiştir.

Orta Çağ kime göre karanlık?

Cemil Meriç gibi mütefekkirlerimizin eminim ki midesini bulandıran tek kelime –izm’lerdir. Alıntı yaptığım –izm sözcüklerini sizinle paylaşmak istiyorum:

            -Aydınların dini: izm’ler.

            -Rüştünü idrak etmemiş nesillere ilim diye yutturulan, yalnız zarflarıyla ilmi, muhtevalarıyla masal, birer bulamaç

            -Bu tahripkâr telkinlerin mümeyyiz vasfı tarihe düşmanlıktır.

            -izm’lerin derdi artık bellidir. İslam ise çürütülecek tek beldir onlara göre. Bu yüzden –izm ile biten beşerî olarak ortaya çıkan mahlûkatlar, masallar, kavramlar… Güneş ve Dünya’nın arasına Ay’ın girerek ‘güneş tutulması’ oluşturduğu gibi; bu –izm kavramları ise bizim (aklın) ve vahyin arasına girerek ‘akıl tutulması’ yaşatıyor. Batının tahrip etmek istediği bir duvardır İslam Medeniyet. Bu medeniyetin aslını ve astarını ise çıkarmış olduğu kavram ve kelimeler ile hayatımıza idrak ederek başarmaya çalışıyor. İsmet Özel’in bir mesajıdır: “Batı medeniyeti bütün cehaletine rağmen baskın bir unsur olarak yer sahibi ise bunun mümkün olmasını sağlayan İslam camiasının sorumluluk yüklenmekten kaçınır olmasıdır. Bütün insanlığın sorumluluğu neden benim omuzlarımda diyeceksiniz, ben de size Müslüman olarak hesaba katmamız nasıl mümkün olacak diyeceğim.”

F.Özgür GÜNSAY

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*