Naz Bektaş Yazdı: “Sevgi Döngüsü”

SEVGİ DÖNGÜSÜ 


        Biz insanoğlunun ağrı eşiği ne kadar hiç  düşündünüz mü? Hasta olmadan acıların ne kadarına dayanabiliyoruz? Hele bir de ben haksızlığa uğradım, bunları hiç hak etmedim, neden böyle şeyler hep benim başıma gelir diye düşünüyorsak. Vay halimize. Sonuç Stres. Hadi bakalım doktora.  Muayene tahlil, tetkik, teşhis… Avuç avuç kimyasal tabletler bizi bekliyor. Hangi tıbbî ilaçlar sevgisiz %100 sonuç vermiş ki? Zaten tüm hastalıkların nedeni kalıtımsal dahi olsa(onun da köküne inmek gerek ) Psikosomatik değil mi? 
Dozu kaçmış, öfke, kin, intikam, affedememek,  hırs, ego. Bunlar bizi yıpratmaktan öteye gidemeyen duygular. …      Unuttuğumuz bir şey var; evrenin tezahürü sevgi üstüne. Doğayı gözlemleyin göreceksiniz… Ve beynimiz ne zaman endorfin salgılıyor biliyor musunuz? Sevgi dolu olduğu zaman. 
‘İnsanoğlunda hasta olan her şey sevgisizlik yüzündendir’ diyor OSHO. 
‘İnsan sevmeye başladımı yaşamaya da başlar’ demiş. WİLLİAM SHAKESPEARE  ‘Sevgidir dinimiz, kâbemiz insan’ diyor PİR SULTAN ABDAL.  
Boşuna mı demiş Cahit Zarifoğlu;”Halk sevgisiz ve aşksızsa sokaklar banka dükkânlarıyla doludur” diye. 
Sevgi güçtür ve HERMAN HESSE sevginin varlık nedenini şöyle tanımlar;
“Sevginin varlık nedeni, bizi mutlu kılmak değildir. Benim inancıma göre sevgi, acı çekmelerde, çilelere katlanmalarda ne kadar güçlü olduğumuzu bize göstermek için vardır.”
  Ve sevginin iyileştirici gücü üzerine söylenmiş  daha bir çok sözler. ….  
       Sevgisiz insanların dünyayı nasıl tahrip ettikleri ortada. Savaşları kim çıkarıyor sanıyorsunuz. Sevgisiz, hırslı insanlar…     Hayatına sevgiyi aldığın an dayanma gücün artacak. O kadar kolaydı sanki diyorsunuz. Hem kolay hem değil. Denemeden, emek vermeden  bilemezsin ki…   Sevdin, sevgi konusunda üzüntüye mi uğradın? Hangi çocuk “sürekli bisikletten düşüyorum, bir daha binmem ben o bisiklete” demiş? Sadece korkan, korkutulmuş, cesareti kırılmış çocuklar böyle der. Bisiklet çocuğu düşürmüyor, birbirlerine uyum sağlama süreci daha tamamlanmamış.       İnsanoğlu değişmez diye bir şey yok. Bunu kendi değişimini algılayamamış, sabit zihinler uyduruyor. Bir ırmakta aynı suyla kaç kere  yıkanabilirsin ki? Buradan pay biçelim. Evrende sürekli bir devinim söz konusu. Ve biz bu devinimin vazgeçilmez bir parçasıyız.                                                        Farkındalık hissettiğimiz her an değişim ve dönüşümün kapıları bize ardına kadar açılır.  Kimileri için değişim sancılıdır. Elbette sancılı süreci göğüsleyeceğiz.  Her sancıda tüm hücreleri değişime hazırlama enerjisi ve mucizesi mevcuttur. 
Sevgi dirençtir, güçtür, yaşam gayesidir. Ya sevgiyle yenileneceğiz,  ya da acıya  yenileceğiz. ..


Naz Bektaş

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*