Muhammed Balaban şiiri: “Siyah Kapşonlu Düşler”

Aklım kalmıyor artık gidenlerde
Öyle ki
Zamanın bu dolambaçlı patikaları
Bir berduşa dar geliyor
Zor geliyor
Berduş kendine mi yansın gidenlere mi
Gidenler
Hepsinin yolu açık olsun
Benim yitirmişliğim değil bu süreç
Yitirilmişliğim
Bak
Bak elimde çatlamış nasırlar
Kazma kürek tutmaktan değil
Elektrik direklerine, apartman kirişlerine tattırdığım tokat darbelerinden

Okkalı bir Osmanlı tokadı yedi hepsi
Fakat devrilmedi hiç biri
Devrilen ben oldum ben
Çevrim içi yalnızlığımın itirazı olmadı gidenlere
Kapı kollarında asılı kalan izler
Siyah kapşonlu düşler
En izbe mekanlar
Harici koğuşlar
Hepsi bana bırakılmış birer miras
Yönetim zorluğu içindeki ülke gibiyim
Bir yanım anarşi bir yanım yoksulluk bir yanım salgın hastalık
Üleştirmeye gidilecek bir kaynağım da yok
Yok oğlu yok
Hee düşlerim var
Siyah kapşonlu düşlerim
Para eder mi bilmiyorum
En halis antikadır hepsi
Soluk saman kağıtlarına yazılmış şiirlerim var
Günün en kutlu vakitlerinde dilimde ezbere dolaşan telaffuzu noksan dualar.

Salladığım palavraların toplandığı paçavralar
Parça parça edilmiş uzuvları olan genç yaşında kadavralar

Hadi sen de git
Bir milat beklemiyor elinden bu köhnemiş berduş
Gidenleri alfabetik sıraya koysam seni koyacak yer bulamam.
Git hadi
Antika düşlerimde bir sabahçı olmak istemiyorsan git.
Yolumu uzatma benim.

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*