” İsmail Gaspıralı Hakkında Alıntılama”

Gazetecilik üzerine ve dil bayramı vesilesi ile değinebilmek için doğru okumamızın haricinde hislerimizin de kuvvetlendirilmesi icab eder. Sürekli yenilenerek çağa uymak ancak böyle mümkündür. Üretim zekası biraz düşünmemin neticesidir. Çözüm sunmak da ekip istişaresi sayesinde yayılabilir. İsmail Bey Gasprinskiy (İlber Ortaylı’nın you tube belgeselinde dediği üzre) zeki bir adamdır. Üç kişi çalışarak gazetesini yarı Türkçe ve yarı Rusça yayına hazırlamıştır. Sözü uzatmadan, İstanbul Kırım Derneği katkıları ile hazırlanan külliyattan Victor Yuryeviç Gankeviç ‘in makalesini naklen yayınlıyoruz.

İsmail Bey Gasprinskiy Ve Russkoe Znamya Gazetesinin Bir Provokasyonu


“ İtibarlı halk aktivisti, kabiliyetli yazar ve yayıncı, mümtaz aydınlatmacı ve hümanist İsmail Bey Gasprinsky (1851-1914) Kırım Tatarlarının ve Müslüman Şark’ın halklarının tarihine,her şeyden önce Kırım Milli basının yazarı ve yayıncısı olarak geçmiştir. Onun yayınları içinde en tanınmışı Bahçesaray’da Kırım Tatar ve Rus dillerinde çıkardığı Tercüman gazetesidir. Bu gazete uzun yıllar boyunca Rusya İmparatorluğu dahilinde yayınlanan yegâne Türkçe gazete olma özelliğini korumuştur. Tercüman, Slav ve Türk halklarının, Türkiye’nin ve Rusya’nın, nihayet Hristiyanların ve Müslümanların birbirlerine yakınlaşmalarına hizmet etmiştir.

Bu çok tanınmış gazetenin yanısıra, Gasprinskiy Kırım Tatarları arasındaki ilk kadın dergisi olan Alem-i Nisvan’ı, ilk mizah dergisi olan HA HA HA’yı,yeni sosyal-siyasi gazete olan Millet’i de yayınlamıştır. Mısır’ın başşehri Kahire’de ise En-Nahza adlı birkaç sayfalık başka gazeteyi çıkarmıştır.

1905 yılının ihtilal olayları milleti yüzlerce yıllık uykusundan uyandırarak, sosyal-siyasi hayatın canlanmasına yol açtı. İsmail Bey Gasprinskiy halkının meselelerinin çözümüne kayıtsız kalamazdı. 1905 ilkbaharında Kırım Tatar halkından tam temsil yetkisi almış olan Kırım Tatar delegasyonunda yer alarak Sankt Petersburg’a gitti. Kırım Müslümanlarının temsilcilerini Sankt Petersburg’da Balkanlar Kurulu Başkanı Sergey Yulyeviç Witte Halk Maarifi Bakanı, Savaş Bakanı, İçişleri Bakanı, Basın İşleri Komitesi Başkanı ve diğer üst seviyede devlet yetkilileriyle görüştüler ve onlara Kırım Tatar halkının içinde bulunduğu zor şartlar hakkında bilgi verdiler.

O yılın yazında Gasprinskiy, liberal ‘Rusya Müslümanları İttifakı’ partisinin kurulacağı Birinci Bütün-Rusya Müslümanları Kongresi’ne de katılarak kongrenin başkanlığına seçildi. Gasprinskiy ‘Rusya Müslümanları İttifakı’ nın Merkez Komitesi’nde yer aldı ve 1907’de İçişleri Bakanı Pyotr Arkadyeviç Stolıpın’in emriyle engellenene kadar bu tarihe kadar yapılan diğer iki kongreye de katıldı.

1908’de İsmail Bey Gasprinskiy Kahire’de bir Dünya Müslümanları Kongresi düzenlemeye teşebbüs etti. İngiltere, Türkiye, Rusya’daki hükümet çevreleri Gsprinskiy’nin bu tür faaliyetlerinden ciddi şekilde rahatsızlık duyuyorlardı.

Gasprinskiy’nin Rusya İmparatorluğu güvenlik makamlarıyla olan ilişkilerinin özel bir mahiyeti vardı. Bu Kırım Tatar aydınlatmacısının sosyal-siyasi faaliyetleri Tavrida Guberniyası idarecilerinin de dikkatini çekmekteydi. Her ne kadar Gasprinskiy geleneksel olarak ‘Ülke’nin ve Taht’ın güvenilir bir hizmetkarı’ olarak kabul edilse de,mahalli jandarma onunla yakından ilgilenmekteydi. Gasprinskiy’i Rus şovenistleri de huzursuzca izlemekteydiler. İmparatorluğun güvenlik organlarıyla meşhur Kara Yüzler’in partisi olan Rus Halkının Birliği arasındaki işbirliği çeşitli bölgelerde pek çok defalar tespit edilmiştir. Nitekim, Kırım Jandarması da bu teşkilatın basın organının yayınına nezaret etmekteydi. Demek oluyor ki; jandarma Rus milliyetçi teşkilatının birçok fikrini paylaşmaktaydı.

Russkoe Znamya gazetesinin belgelenmiş ve arşivlerde muhafaza edilmiş bir provakasyonu bunun tipik örneğini teşkil etmektedir. Russkoe Znamya’nın 5 Haziran 1911 tarihli sayısında karakteristik bir şekilde adlandırılmış ‘ Tatar Fesadının Tohumu ’ başlıklı makale yayınlandı. Bu makalenin bir parçası aynen şöyleydi:’ Rus Genç Müslümanları arasında büyük canlanma görülmektedir. 1905 yılındaki inkılapçı Tatar kongrelerinin elebaşları olan İsmail Gasprinskiy ve Canturin (eski I.Duma milletvekili ve Vyborg Manifestosu’nu imzalayanlardan) inkılapçı Müslüman hareketinin dışarıdaki başlarıyla görüşmek amacıyla İstanbul’a gittiler. Galiyev’in üçüncü kardeşi Salihcan Galiyev de oraya gitti ki, beraberinde Aliyye muallim mektebine müstakbel muallime olarak hazırlanmak üzere Kazan’dan yirmi-otuz yolunu şaşırmış genç Müslüman Tatar kızı da vardı’

Bu makalede her şey kötü olarak tasvir edilmekteydi. İstanbul’a gidilmesi, elebaşı olmaları, nihayet bu seyahati dışarıdaki ‘başlar’ ile görüşmek  için yapmaları. Kızların kendi halklarının çocuklarına okuma-yazma öğretmek istemeleri de Russkoe Znamya’nın şovenist yazarları için kötüydü. Makalenin sonunda okuyucu kitlenin gözünü korkutmak için şöyle yazılmıştı : ‘ Beyler! Hatırınızdan çıkarmayınız ki, Müslümanlar 20 milyondur ve şimdilik sadık olan Tatarlar arasında edilmekte olan fesat tohumlarına gözlerinizi yummayınız.’ Şimdilik ibaresi her şeyi açıkça ortaya koymaktadır. Rus şovenistleri Müslüman Türkler ne kadar gayret gösterirseler göstersinler onlara hiçbir zaman itimat etmemişlerdi.

Zaten, bu tür ihbarlarla iş gören Tavrida jandarmasının da gözlerini yumduğu yoktu. Sistem derhal işlemeye başladı. Daha 20 Haziran’da jandarma albayı Bahçesaray polis şefi Korsakov’a gizli bir mesaj göndererek ondan şunu sordu : ‘ İsmail Bey Gasprinskiy şu anda Bahçesaray’da mı bulunmaktadır? Eğer şehirden ayrıldıysa, nereye ve  ne zaman gittiğini bildiriniz.’

Korsakov da Tavrida Guberniyası Jandarma İdaresi’ne, İsmail Gasprinskiy’nin Kahire’ye gitme niyetinde olduğunu, ancak yolculuk tarihinin kendisince henüz bilinmediğini rapor etti. Tavrida jandarması biraz rahatladı, gubernator da kendisini tatmin eden bir istihbarat elde etmiş oldu. Ancak onlar Kırım Tatar halkının bu büyük evladının sosyal-siyasi faaliyetlerini daima gözetlemekte ve şovenist Kara Yüzler’in provokatif yayınlarından bile istifade etmekteydiler. Onlar, Türk ve Rus halkları arasında güçlü bir dostluk köprüsü kurmayı başaracağına samimiyetle inanan İsmail Bey Gasprinskiy’e hiçbir zaman güvenmiyorlardı’’

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*