Furkan Bayrak yazdı: “II. Meşrutiyet Dönemi Karikatürlerinde Mahmut Şevket Paşa “

II. Meşrutiyet Dönemi Karikatürlerinde Mahmut Şevket Paşa /Furkan Bayrak

Mahmut Şevket Paşa hiç kuşkusuz Osmanlı İmparatorluğun son dönemlerine damgasını vurmuş önemli devlet adamlarımızdan birisidir. Dolayısıyla onun hakkında yapılmış birçok bilimsel çalışma vardır. Ancak biz bu çalışmalardan farklı olarak kısaca hayatı hakkında bilinenlere değindikten sonra II. Meşrutiyet (1908) dönemi karikatür dergilerinde görülen, paşanın betimlendiği karikatürlerden örnekler sunacağız. Dolayısıyla karikatürlerde Mahmut Şevket Paşa’nın fiziki portesinin yanı sıra basının Paşa hakkındaki düşünceleri hakkında da fikirler elde edeceğiz.

Mahmut Şevket Paşa, Abdülmecit devri mutasarrıflarından Çeçen asıllı Kethüdâzâde Süleyman Bey’in oğludur. Eğitim hayatı hakkında malumatlar şöyledir: Üsküdar Atlamataşı Askerî Rüşdiyesi’ne iki yıl devam etmiş, Kuleli Askerî İdâdîsi’ne 1873 yılında kaydolmuştur. Burayı bitirince 1876’da Mekteb-i Harbiyye’ye girip 1878’de mezun olup, erkân-ı harbiyye sınıfına geçmiştir. 1880’de burayı da yüzbaşı rütbesini almış olarak bitirmiştir.

1890’da miralaylığa yükselmiştir.1905’te *birinci ferikliğe yükseltilerek (*günümüzün Orgenerali.) Kosova valiliğine getirilmiştir. Burada İttihat ve Terakkî Cemiyeti ile ilişki kurmuştur. 1908’de *Üçüncü Ordu kumandanlığına ( Osmanlı İmparatorluğunun Kuzey ve Doğu kısımlarını savunan merkezi Selanik olan ordu Bu ordunun en ünlü komutanlarından biri de Enver Paşa’dır.) tayin edilmiştir. II. Meşrutiyet’in ilânıyla birlikte İstanbul’dan Meşrutiyet’in korunması için Üçüncü Ordu’dan yardım istenmiştir. 31 Mart Vak‘ası’nın ardından İstanbul’a yürüyen Hareket Ordusu’nun başında olan Mahmut Şevket Paşa İstanbul’a gelip ve şehirde sıkıyönetim ilân etmiştir. Kısa zaman içinde etkin bir rol oynayarak II. Abdülhamid’in hal‘i ve Sultan Reşad’ın (V. Mehmet) tahta çıkarılmasıyla sonuçlanacak olan saltanat değişiminde etkili olmuştur. 18 Mayıs 1909’da Birinci, İkinci ve Üçüncü ordular müfettişliğine getirilmiştir. Hükümet ve meclis üzerinde otorite kurarak sıkı ve sert bir yönetim uygulandığı bilinmektedir dolayıcıyla İTC ters düşmüştür. 25 Ocak 1910 ‘da Harbiye nâzırı olmuştur.

1910 yılında başlayan Arnavut isyanını sert bir şekilde bastırmış olması Balkan Savaşı’ndaki çözülmenin sebeplerinden biri olarak görülmüştür. Yemen isyanlarını bastırmak için Trablusgarp’tan asker çekmesi yine İtalyan saldırısındaki (1911) zayıf direnişin sebeplerinden biri olarak görülmüştür. Balkan Savaşı’nda Bulgarların Edirne’yi de alarak İstanbul önlerine kadar gelmiştir. *Büyük kabinenin (*Gazi Muhtar Paşa’nın 1912 yılında kurduğu hükümete, kabine içerisinde üç eski sadrazam olduğundan dolayı verilen isimdir.) kayıplara razı olması üzerine İttihat ve Terakkî Cemiyeti Bâbıâli’ye baskın düzenleyerek bir hükümet darbesi yapmıştır ve Sadrazam Kıbrıslı Kâmil Paşa 23 Ocak 1913 tarihinde istifaya mecbur edilmiştir. Yeni kabine İttihatçılar’ın teklifini kabul eden Mahmut Şevket Paşa tarafından kurulmuştur. Daha sonra İttihatçılar’ın baskısı karşısında Edirne’nin kurtarılması amacıyla saldırı kararı alınmıştır. Edirne işgalden kurtarılmıştır.  “Edirne Fâtihi” başta Enver Paşa olmak üzere pek çokları arasında amansız bir yarış başlamıştır, anlaşamadığı İttihat ve Terakkî ileri gelenleriyle Mahmut Şevket Paşa arasındaki çatışmalar giderek büyümüş İTC onu bir tehdit olarak görmeye başlamıştır. Mahmut Şevket Paşa, İTC önde gelenlerinden, İstanbul muhafızı Cemal Paşa’nın kendisine karşı bir suikast düzenlenebileceğine dair uyarılarına ise pek itibar etmemiştir. 11 Haziran 1913’te Harbiye Nezâreti’ndeki çalışmalarını bitirdikten sonra sadârete doğru yola çıkan Mahmut Şevket Paşa silâhlı bir saldırıya uğrayıp öldürülmüştür, ertesi gün tabutu Hürriyet-i Ebediyye tepesinde toprağa verilmiştir. Suikast olayında paşadan kurtulmak isteyen İttihat ve Terakkî Cemiyeti’nin rolü olduğu düşünülmektedir.

Mahmut Şevket Paşa’nın, İttihatçı olmadığı fakat cemiyete sıcak baktığı bilinmektedir. Hareket Ordusu’nun başında İstanbul’a girmesinden ötürü her devrin kalemleri kendisini Napolyon, Mithat Paşa ve II. Fâtih gibi unvanlarla onurlandırmaya çalışmışlardır. Yanı sıra kitaplar yazdığı da bilinmektedir. Bunlar; Mekteb-i Harbiyye’de de okutulmuş olan Logaritma Cedâvili Risâlesi, Fenn-i Esliha, Usûl-i Hendese   gibi bazı derleme kitaplar ve tüfeklerle ilgili risâleler kaleme almıştır. Önemli eseri Devlet-i Osmâniyye’nin Bidâyet-i Tesîsinden Şimdiye Kadar Osmanlı Teşkilât ve Kıyâfet-i Askeriyyesidir. Kitap kuruluşundan 1902 yılına kadar Osmanlı askerî teşkilâtını ele aldığı bilinmektedir ve bu konuda ciddi bir araştırma olarak kabul görmüştür.

II. Meşrutiyet dönemi (1908) Osmanlı’da karikatür yayının en yoğun olduğu dönemdir. Bu yoğunluğun en büyük sebebi sansür yasağının belirli bir dönem ortadan kalkmasıdır. Bu dönemin en önemli karikatür dergileri olarak Kalem, Cem, Karagöz, Eşek, Malum, Eşref, Laklak,  Kibar, Züğürt vb. dergileri sayabiliriz. Fakat bu dergilerden en çok dikkat çekenleri ise modern Türk karikatür sanatının oluşmasında büyük etkilere sahip olan Cem, Kalem ve Karagöz dergileridir. Bu isimlerini değindiğimiz dergiler, dönemin önemli simalarını sık sık karikatürlerine konu yapmıştır. Karikatürlere konu olan önemli simalardan biri ise Mahmut Şevket Paşa’dır. Genel olarak Mahmut Şevket Paşa bu dönemin karikatürlerinde zayıf yüzlü, gür bıyıklı, gür sakallı ve askeri şapkasıyla ön plana çıkarılmış ve betimlenmiştir.

Kalem Dergisi 57 sayısının bir karikatüründe Mahmut Şevket Paşa’yı ele almıştır. Paşa bu karikatürde dönemin Almanya devlet başkanının koluna girmiş vaziyette betimlenmiştir. Dolayısıyla sanatçı Paşa’nın Almanya’ya karşı yakın tutumunu hiciv etmiştir (Fotoğraf 1).

Cem Dergisi’nin 6 numaralı sayısında Paşa dönemin önemli siyasi figürleriyle çıplak olarak betimlenmiştir. Sanatçı kral çıplak mesajı vererek hicvini gerçekleştirmiştir (Fotoğraf 2).

Kibar Dergisinin karikatür çalışmasında Paşa, yönetim ekibiyle Bâb-ı Âli’ye girerken betimlenmiştir. Sanatçı bu kompozisyonunda yönetim ekibinin aynı olduğundan yakınarak, yine başa sarıyoruz mesajı vererek, hiciv etmek istemiştir (Fotoğraf 3).

Laklak Dergisi’nde ise Paşa, Mehmet Reşat’ın önünde hazır olur vaziyette betimlenmiştir. Hiciv Paşa’nın kucağındaki çocukla yapılmıştır, yani sanatçı Sultanın, Paşa’nın yaptığı işlerden haberi olmadığı mesajını vermek istemiştir (Fotoğraf 4).

Züğürt Dergisi’nde Paşa, burçlara konu olup, aslan burcu olarak betimlenmiştir. Sanatçı burada Paşa’nın İngilizlere karşı olan yakınlığından dolayı bu eleştiriyi betimlemiştir Bilindiği üzere İngiltere’nin dünya karikatürlerinde sıklıkla sembolleştirildiği hayvan aslandır (Fotoğraf 5).

Malum Dergisi’nde de yine Paşa dönemin ünlü siyaset adamlarıyla betimlenmiştir. Sanatçı karikatüründe ünlü siyaset adamlarının maskelerini düşürerek eleştiri yapmıştır. Yine Paşa aslan yüzlü olarak betimlenerek İngiltere’ye olan yakınlığı ifade edilmiştir (Fotoğraf 6).

Dönemin karikatür dergileri içinde bulunduğu toplumun haftalık veya günlük siyasi, sosyal hayatını yansıttığı için oldukça önemli kaynaklardır. Dolayısıyla çeşitli bilim dallarının araştırmalar üretirken bu kaynaklara başvurması fayda getirir.

Furkan Bayrak

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*