Furkan Bayrak yazdı: “İhtiyar 3 “

İhtiyar 3

İhtiyar aynı yerde tam 999 yıldır bekliyordu tam 999 yıldır. Hemen hemen ise 299 yıldır ağzından tek bir sözcük çıkmıyordu. Bu sözcük çıkmamasının sebebini soranlara  cevap da vermek istemiyordu. Olayın aslı şuydu: Çok sevdiği, içinde 1000 tane çiçeğin kurusu olan çantasını çok güvendiği ihtiyarın birine bir gün verdi.. Verdiği İhtiyar  “birazdan geliyorum sen burada bekle” deyip çekip gitmiş, o da beklerim demişti. Ama tam 999 yıl olmuş beklediği hâlâ gelmemişti. Ama ihtiyarda tam 999 yıldır bekle dediği yerde beklemişti. Aradan 700 yıl geçtikten sonra konuşmayı bırakmış sadece enerjisini beklemeye vermişti. İhtiyar zaten verdiği sözü tutmakla övünürdü. Yağmur yağıyor, kar yağıyor, fırtına kopuyor, depremler oluyor, sıcaklık toprağı çatlatıyor, çocuklar ölüyor, kediler doğuruyor, katiller bıçak biliyor fakat ihtiyar bekliyordu.

Bininci yılın son aylarıydı ihtiyar yine bekliyordu. Galiba bu sefer beklemesinin karşılığını alacaktı. Çünkü uzaktan çantasını emanet ettiği ihtiyarın geldiğini gördü. İhtiyar yaklaştıkça heyecanlanmaya başladı. Sonunda ihtiyar geldi ve önünde durdu. Fakat ihtiyarın elinde bekleme sebebi olan çok sevdiği çantası yoktu. Ruhu şekilden şekile duygudan duyguya atladı. Konuşmayı bıraktığı için öylece ihtiyardan bir açıklama bekledi. Yine bu beklemesi tam 999 yıl sürdü. Tam 999 yıl. Sonunda ihtiyar konuştu. Açıklaması gözlerini yere diker vaziyette yaparak: Çantadaki çiçeklerin tek tek yetiştiği yerlere gitmek için yola çıktım. Çünkü bu çiçeklerin aynısından ben de kurutmak istedim. Fakat gittiğim her yerde bir hüsranla karşılaştım. Birinci çiçeğin yetiştiği yere gittiğimde aynısının artık yeniden yetişmediğini öğrendim. Bunu diğer yerler takip etti. Tam 500 yıl takip etti. Bütün altınlarımı da gidiş yolunda tükettim. Sonra geri dönmeyi karar verdim. Dönüş yolunda ise tam 499 yılın her yılı bir köyde kaldım. Her köyde bir yıl kalma karşılığında ise soyu artık olmayan kurumuş çiçeklerinden verdim. Onlar da kabul etti. Böylece çiçekler de bitti. Konuşması bittikten sonra beklemeye alışmış ihtiyar gayet soğuk kanlı bir tavırla çantasını götüren ihtiyara sorun yok dercesine sarıldı. Beklediği yerin bir yerlerinden bir tane daha çanta çıkartı ve ihtiyara verdi. Bu çantanın içerisinde ise 1000 tane farklı otun kurutulmuş halleri vardı.

Kurutma merakına da nerden kapıldı bilmiyordu. Bin yıllarca bir sürü şey biriktirmiş hepsini kurutmuştu. Fakat onca emeğe rağmen kuruttuğu şeyler bir gün başkasının oluyordu. Bazen düşünmüyor değildi. Acaba ne zaman her şey kuruyacaktı?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*