Fatma Oduncu yazdı:”Evlilikte Uyum”

Mutlu bir evliliğin anahtarı “normal” bir kişiliğe sahi olmak değil uyuşacağınız birini bulmaktır.Eşlerin birbiriyle dost olması çok önemli, bundan kasıt karşılıklı saygı ve birbirine eşlik etmekten zevk alma.Birbirine dost olan çiftler birbirini yakından tanır. Birbirinin hoşlanmadığı şeyleri, kişilik kusurlarını,umutlarını ve düşlerini bilirler. Birbirlerini her zaman düşünür ve bunu küçük vesilelerle belirtirler. Mesela bir hanımın eşinin sevdiği yemekleri yapması ve yaptığı tatlıya onun sevmediği malzemeyi katmaması.Bir erkeğin eşinin sevdiği bir şeyi, yürüyüş film izleme, alış veriş yapma v.s gibi beraber yapması.Evliliği güzelleştirmek için pahalı tatiller, şık hediyeler şart değil küçük ve sürekli dokunuşlarla evliliğinizin .temelini sağlamlaştırabilirsiniz.Sofradan sonra bir “eline sağlık yemekler çok güzel olmuş” bile gönle hitap şeklidir veya evin erkeğine “sana ihtiyacımız var iyi ki varsın” mesajları vermek bir çok şeyi değiştirir. Çünkü herkes ailesi tarafından kıymetli görüldüğünü bilmek ister.

Ailede iletişim çok önemlidir. İnsanlar ancak sevildikleri ve oldukları gibi kabul edildiklerini hissederlerse değişebilirler. Eleştirildiklerini taktir edilmediklerini hissettiklerinde  değişemezler.Tam tersine kuşatma altında olduğunu hissedip kendilerini korumak için siper alırlar. Espiri aile içi iletişimde çok önemlidir. Gergin ortamları espiriyle yumuşatabilir ve tartışmanın seyrini değiştirebilirsiniz. Bazen çok zor olabilir fakat konuşurken üslup çok önemlidir.Mümkün mertebe yumuşak bir ses tonu kullanılabilir.Eşle konuşurken suçlayıcı bir dil yerine yapıcı bir dil kullanmak her zaman daha etkilidir. Bana sevdiğini hiç söylemiyorsun yerine “beni sevdiğini duymayı çok istiyorum”… Bana yardım etmiyorsun sen zaten hep böylesin yerine “sana ihtiyacım var bana yardım edermisin ve ayrıca bana yardım ettiğin zaman çok mutlu oluyorum”.. Eşinizin yapmayı unuttuğu bir şeyi kavga sebebi yapıp büyük bir tartışmaya girmek yerine buzdolabının üzerine veya telefonuna küçük notlar göndererek hatırlatabilirsiniz. Eşiniz size yakındığında özür dilemek bir çok şeyi değiştirebilir. Tabii ki bazı durumlarda kızgın olabilirsiniz bu durumda eşinizin şahsiyetini aşağılamadan, hedef almadan yaptığı eylem hakkında yakınabilirsiniz. Dikkatinizi çekerim yakınmakla eleştiri aynı şey değildir. Unutmayın ki bir şeye nasıl başlarsanız öyle sonuçlandırırsınız. Tartışmaya yumuşak bir üslupla başlarsanız tansiyon çok yükselmeden çözüme ulaşırsınız.


Aile içi iletişim konusunda Jhon Gottman dört sakıncalı eylemden “mahşerin dört atlısı” ndan bahseder.

1. Atlı { Eleştiri }  memnun olmadığınız bir durumda tabi ki yakının ama suçlamayın. Yaptığı eylemden bahsederseniz bu yakınma olur sen hep böylesin derseniz bu onun şahsiyetini hedef gösterir.

 2. Atlı { Hor görme küçümseme} iğneleme, kuşkuculuk, sıfat yakıştırma, küçümseme, alay etme bunların hesi eşinizin şahsiyetini incitir yaptığı eylemi değil.

3. Atlı { Kendini savunma } araştırmalara göre kendini savunma karşı tarafa ben haklıyım sen haksızsın mesajı verir ve ne kadar savunmada kalırsanız karşı taraf o kadar saldırıya geçecektir.

4. Atlı { Araya duvar örmek } tartışmanın sert başladığı eleştirinin ve hor görmenin kendini savunmaya yol açtığı evliliklerde en son eşlerden biri iletişimi keser { bu çoğunlukla erkektir } tartışmaya devam etmektense susup araya duvar örneği  tercih eder bu çözüm müdür tabi ki değil. Uygun bir dille sorunlarınızı konuşamazsanız çözmenizde mümkün olmayacaktır.

Fatma Oduncu

1 yorum

  1. Çok ozel ve güzel tespitler.Elinize yureginize sağlık. Yazılarınızın devamını sabırsızlıkla bekliyorum. Hatta belki bir kitapta derlersiniz. Çok hanelere ışık olursunuz.sevgiler.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*