Fatma Oduncu yazdı:” Sevgi”

“Kulak aşık olurmuş gözden evvel“ bu eski zamanlardan beri söylenen bir deyiş. Yani gördüklerimizden ziyade duyduklarımız kalbimize daha fazla hitap ediyor.

Oldum olası ilk görüşte aşk bana inandırıcı gelmemiştir. İnsan tanımadan nasıl sever ki birini. Sahi “selvi boylum al yazmalım“ da ki gibi sevgi emek miydi? Evet bana göre biraz emek birazda sevgimizi karşıdaki kişiye nasıl sunduğumuz la ilgili.

 “Cennet sevmeyi bilenindir“ diyor Sadi Şirazi ne demektir bu? Sevgimizi karşımızdaki kişiye öyle bir sunalım ki evimiz cennet olsun.

Tespitlerime göre birçok kişi sevdiği halde eşine ve ailesine sevgisini göstermeyi bilmiyor. Çoğunlukla karşı taraftan sevgi bekleniyor ve bu karşılıklı bekleme sonucunda derin yalnızlıklar yaşanıyor ve bu yalnızlıklarla birlikte hayattaki küçücük denilebilecek sıkıntılar büyük problemlere dönüşüyor.  Yani sevginin mucizevi iyileştirici gücünden mahrum kalınıyor. Nasıl ki insanın sevilmeye ihtiyacı varsa sevmeye de ihtiyacı vardır. Eşinize sevginizi gösterip ilk adımı attığınızda bunun karşılıksız kalması imkansızdır.

Kadının ve erkeğin yaratılıştan gelen biyolojik ve psikolojik farklılıkları vardır. Her iki tarafta bu farklılıkları bilip kabul eder ve birbirleri hakkında bilgi sahibi olup karşısındakinin hoşlandığı şekilde davranırsa birlikte yaşamları keyifli ve mutlu olur. Kadın veya erkek karşısındakinin kişisel özelliklerine göre sevgisini göstermelidir. Mesela bazı insanlar dokunarak sarılarak gösterir sevgisini ve aynı zamanda karşı taraftan da sevgi ifadesini bu şekilde bekler. Bazı insan kaliteli zaman geçirmekle hisseder sevgiyi sakince yarım saatlik bir sohbet yeterlidir sevildiğini hissetmek için. Bazı insan sevdiği kişi tarafından onaylanma ihtiyacı duyar birkaç kelimelik iltifat veya takdir edilmek onu havalara uçurur. Bazen küçücük bir hediye hacminden çok daha fazla bir mutluluğa sebep olur. Özellikle erkekler kendilerine ihtiyaç duyulmasından çok mutlu olurlar bunu unutmamak gerekir.

Yaratılış icabı “kadın dokunulmaktan erkek dokunmaktan haz alır“ diye okumuştum. Evet erkek ve kadın birbirini tamamlayacak şekilde yaratılmış, ancak doğru davranışları gösterdiği sürece ömür boyu mutlu olabilirler.

Bir erkek her şeyden önce sevmeyi öğrenip bir kadına nasıl dokunacağını bilmelidir. Kadının ateş olup bedenini yakmasını, gönlünü ısıtmasını, evini aydınlatmasını istiyorsa o ateşin yakıtı olan sevgiyi asla eksik etmemeli. Ve bir kadın erkeğinin göğsüne başını koyduğunda ki huzuru, yüreğindeki aşkın iksiriyle ruhunda nergisler açmasını istiyorsa sevgisini eksik etmemeli.

Kadın ve erkek her iki tarafta ufak tefek şeylere öfkelenip aralarındaki sevgiyi tüketmeyip birbirinin kişisel özelliklerini iyi tanıyıp onu değiştirerek kendine benzetmek için uğraşmak yerine ben bununla daha iyi nasıl geçinebilirimin yollarını bulmalıdır. Öyle ki insanın hayattaki en güvendiği dostu, arkadaşı EŞİ dir.

Aşkın eksikliği değil arkadaşın eksikliği bir evliliği mutsuz yapar. 

  { Nietzche }

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*