NE VAKTE DEK DİYE SORARLARSA 

Yaz dedim 

Gördükçe, duydukça, hissetikçe yaz..

Kalbinden aklına, aklından parmaklarına dökülen  tüm birikmişleri bir bir dök cümlelere 

Sen keşfettikçe kendini,  kainatı, varoluş hikmetini  

Milim milim aş kendini 

Yetersizliklerini, yanılgılarını, yanlışlarını indir sırtından, dönüp bakmaksızın ardına  yol al.

Karşına çıkacak mucizelerin, sürprizlerin; meraklı, heyecanlı, içsel mutluluğunu kaybetmemiş bir talibi olarak ilerle!

Ve bilmediğin niceleri öğrenmek, yeniden keşfetmek, bir milim daha tırmanmak üzere aç algılarının, idrakının tüm kapılarını.

Kurtul! seni geriye mahkum eden tüm önyargılarından, at gözlüklerinden ve kalıplarından. 

Sıyrıl! seni sen olmaktan uzaklaştıran tüm maskelerden. 

Uzaklaş! baktığın, gördüğün perspektifi bulanıklaştıran ve karartan tüm  karanlık  düşüncelerinden, karamsarlığından ve ümitsizliklerinden.

İtiver bütün gücünle, ayağına takılan tüm kötü anıları, acıları, pişmanlıkları

Hayata bakan pencereni kirleten tüm olumsuzlukları, taptaze umutlarınla yıkayıp toprağa göm.

Ve seni benliğinle buluşturan o vazifeyi yazarak icra et.

Seni sen yapan, özünü bulduran,

gözlerine yeniden o ışıltıyı kazandıran, acılarını unutturan kalemini bırakma.

Seni yargılamadan dinleyen tek derttaşın olan kaleminle dök yüreğinden süzülenleri.

Duyur yüreğinin Sesini! yüreği ön yargılarıyla örülmüş  dört duvar arasına hapsolmayan herkese

Sadık kal! seni kemalin zirvesine, ilim merdiveniyle  taşıyacak olan olan kalemine 

Değerini bil! herkese nasip olmayacak olan ilim aşkının, samimiyetle belirlenen bir hedefin ve içinde sönmek bilmeyen öğretme, irşad  etme sevdasının.

Kaybetme safi duygularının yerini ısrarla almaya çalışan kirli düşüncelerle olan savaşını 

Gayret et yücelere ulaşmayı hedeflerken 

diplere düşmemeye

Unutma hiç bir zaman!

Varmanın değil yol almanın, kazanmanın değil kaybetmemenin, ihtişamın değil istikrarın, istemenin değil yetinmenin, 

tutkunun değil sevginin, bağlanmanın değil sadakatin ve güvenin, haklı olmanın değil hakkın taraftarı olmanın, insanların değil vicdanının sesinin  önemli ve doğru olduğunu.

Vazgeçme! seni, vicdanından yansıyan o huzurunu daim kılan istikametten saptıracak olanlarla verdiğin mücadelenden.

Kapat kapılarını! seni karamasarlığa sevkeden tüm “olmamalıydı”lara.

Hem de sonuna kadar

Ve şükret! münacatına  en güzel surette karşılık veren Rabbine. 

Esma GÜLAÇAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paylaş