Esma Gülaçar yazdı: “Her Meslek Özeldir”

HER MESLEK ÖZELDİR

Hastane koridorlarında dolaşıyordum.  Yüksek lisans tez çalışmam için eksik olan mikrobiyolojik materyalleri alacağım hastaları  bulabilmek için servis servis gezmem gerekiyordu. Sorumlu hekim, hemşire, sekreter yardım edebilecek herkesle konuşup eksik hastaların numunelerini toplamam gerekiyordu. Benim için çalışmamın en zor ve sıkıcı aşamasıydı materyal toplama aşaması. Materyal teminin de bana yardımcı olabilecek yeterli sayıda insanı bulabilmek gerçekten de zordu.  Bu süreç bana hastane kültüründe çok iyi bir sosyolojik gözlem yapma fırsatı verdi. Öğrenciyken çok daha kapsamlı olan 4 yıllık  gözlemlerimden çok da farklı değildi aslında. Neredeyse her kurumda benzer bir işleyişe, bir hiyerarşik  piramide rastlamak mümkündü. Yöneticiler  bu piramidin en üst tabakasındaydı. Orta tabakalarda hemşireler, en alt tabakalarda ise temizlik personelleri  vardı. Hekimler ise en çok patronluk taslayanlardandı. Hastalar ise bu hiyeraraşinin dışında olup dengeleyici bir rol üstleniyorlardı.  Toplumun büyük bir  kısmı farkında olarak yada olmayarak meslekler arasında ayırım yapıp bu hiyerarşiyi güçlendiriyor, bir kısmı ise otorite koltuğuna oturtulan hekimlere baş kaldırarak bu hiyerarşinin kiremitlerini söküyordu. Çok az insan ise olması gerekeni biliyor,  Sağlık ekibinin tüm üyelerinin önemli ve değerli olduğunu hissettiriyordu. Hastaların büyük bir kısmının bu hiyerarşiyi benimseyerek hekime karşı itaatkar ama alt tabakalara doğru diş bileyebilen bir tutum sergiledikleri gözden kaçmıyordu.

 Kocaman bir kurumun bütün çalışanları aynı işleyişi benimsemiyordu elbetteki. Kimi doğruları, etik ihlalleri, mesleki bağlılık ve  saygınlığı önemsemeden anlık çıkarlarının gerektiği biçimde davranıyor, kimi kendi saygınlığını koruyabilmek adına bu hiyerarşiye dahil olmamak için direniyordu. Ama zamanla ekip kendisine dayatılan rolü benimser hale geliyordu. Kendisine saygısı yüksek insanlar, karakterine göre  değil de  statüsüne göre muamale gördüğü bu kurumda tükenmişlik sendromunu en çok yaşayan ve mevcut düzene itiraz edip direndiği için mobbinge en fazla maruz kalan kişilerdi. Hastane müdürlüğü,  başhekimlik, başhemşirelik servis sorumlu hekim ve hemşireler, süpervisior hemşireler vs vs şeklinde işleyen yönetim sisteminde değişim ve denetimi  sağlama yetkisine en çok sahip  üst tabakadaki kesimlerin meslek ahlakı  kurumun işleyişini önemli ölçüde etkileyecek kadar büyük bir önem arz ediyordu. Bu alt tabakalardaki yönetim sistemini de etkileyen bir boyuttu çünkü. Mesela serviste hemşireler  arasındaki  adaletsizlikler, mobbingler  O servisin  sorumlu hemşirenin doğrudan ilgilendiren bir konuydu. Onun müdahalesiyle veya teşvikiyle bu durum düzelme imkanı bulabiliyordu genellikle.  Servisin iş yükünün büyük bir kısmını üstlenen ve sürekli çalışma halinde olan hemşirelerin yüz ifadelerinde monotonluk, bıkkınlık ve mutsuzluk gözden kaçmayan ortak bir ifade idi.  Hekimlerde benzer iş yoğunluğuna rağmen mesleki statülerine duyulan saygıya, hatta gereğinden fazla duyulan hayranlığa bağlı olarak büyük bir özgüven ve motivasyon vardı.  Mesleğini severek yapmanın önündeki engel, iş yoğunluğundan ziyade mesleğe dolaylı olarak kişinin şahsiyetine atfedilen anlamda gizliydi.  Bu mesleğin bir üyesi olarak  hemşirelikte bunu çok net görebiliyordum. 4 yıllık zorlu eğitimden sonra ulaşılan bu  mesleğin detayları hayati önem arzeden  uygulamalarının  basitleştirilmesi, verilen emeğin görmezden gelinmesi onların mesleklerini severek icra etmelerini zorlaştırıyordu. Ekibin bütün üyeleri bir insanın azaları gibiydi. Birindeki eksiklik sürecin sağlıklı akışını sekteye uğratacaktı ki hemşirelik ekibin bel kemiğiydi, hizmetin işleyişin de kilit role sahip bir meslekti. Ama maalesef ki biz insanları ilk aşamada  kimliklere, etiketlere, statülere göre değerlendirmeye alıştırılmışız. Meslek üyelerinden toplumun tüm kesimine kadar meslekler arasındaki yapılan  bu ayırım ve  taassub bitmediği sürece mutlu ve uyumlu çalışan bir sağlık ekibinden bahsetmek mümkün olmayacaktır. Özellikle de hekim ve hemşire arasındaki iş koordinasyonuna baktığımız zaman hekimin hemşireyi bir yardımcı gibi görüp ona amiri gibi her işi buyurabileceğini düşünmesi hemşirelik eğitimi veren tüm kurumlarda kabul edilemez bir durum olarak görülmektedir. Profesyonel meslek kategorisinde olan hemşirenin belirlenmiş olan  rol ve  ve sorumluluklarının çalışma alanında keskin sınırlarla belirlenmeyip kendilerine  sorumlulukları dışında olan görevler verilerek iş yükünün arttırılması mesleki tükenmişliği derinleştirir. Bunun yanı sıra Hemşirenin başlı başına profesyonel bir meslek olup geçmişten gelen  yardımcı ünvanından pratikte de kurtulabilmesi için  bu meslek üyelerinin bilinçli çabalarının yanı sıra toplumun hemşireye ve hekime olan bakış açısını da değiştirmesi, iki meslek arasındaki astlı üstlük düşüncesinden kurtulması gerekir. Hakettiği değeri ve saygınlığı göremeyerek mesleğinden soğutulmuş olan asık suratlı hemşirelerin sayısını azaltmak, sağlık hizmetinin daha uyumlu ve başarılı sürdürülmesini sağlamak için tüm bunları dikkate almak lazım. Aynı şekilde kişisel ilişkilerine yansıyacak kadar meslek hayatında insanlara tepeden bakan, kendini dünyanın hükümdarıymış gibi hisseden hekimlerin kibirli davranışlarının müsebbibi de yine onlara gereğinden fazla  anlamlar yükleyen onları yücelten toplumun ta kendisidir. Oysaki günümüzde gerçekten hikmetle bakan, iyileştiren, hasta yararını en üst düzeyde gözeten yani geçmişten gelen kahraman bir meslek statüsüne sahip hekim maalesef yeterli sayıda değil. İlaç sektörünün döndürdüğü çarkta hastaları iyileştirmek yerine ilaca bağımlı yaşamaya mahkum eden bir sisteme uymak zorunda olan bir mesleğe sizce bu kadar bu kadar çok anlam yüklemeye, onu bu kadar yüceltmeye ekibinin bir üyesi olan hemşireye, personele, hastaya hatta kişisel hayatında insanlara tepeden bakan, tevazunun ne demek olduğunu bilmeyen tüm gücü kendisinde barındırdığını zanneden kibirli hekimler yetiştirmeye gerek var mı? 

Burada sağlık sisteminin yakından gözlemleyebilen biri olarak bu sistemin yanlışlıklarına değinerek tüm hekimleri zan altında bırakmak değil amacım. Mevcut yanlış sisteme rağmen hastayı kendisine Allah’ın bir emaneti gibi görüp kul hakkı çerçevesindeki incelikle çalışmaya gayret eden hekimlerimiz tabiki de var ve asıl saygıyı asıl  takdiri hakedenlerdir bunlar. Ama gerçeklere gözümüzü kapatıp pollyannacılık oynayamayız. Ve görmezden gelemeyeceğimiz bir gerçekte hekimlerin gereğinden fazla yüceltilerek kibirli olmaya sevkedilmeleridir. Unutulmamalıdır ölçüsüzce verilen, hissettirilen duygu kişide istenmeyen davranışları ortaya çıkarır. Ölçüsüzce yüceltilmenin kişi de kibiri doğurması gibi.Toplumun bir üyesi olarak tutum ve davranışlarınızla kurumların dokularında meydana getirdiğiniz tabloyu hatırlatmak istedim. Hiçbir mesleği, iç yüzüne hakim olmadan sadece görünen yüzüne bakarak değerlendirmemek, etiketlememek, kendince adlandırmamak gerekir. Hemşirelik mesleğinin ortadan kalkması sağlık hizmetinin tedavi boyutunun durma noktasına gelmesi demektir. Onların yaptıkları uygulamaların hekimlerin yaptıkları uygulamadan farklı olması yaptıklarını değersiz kılmaz. Bir hekim dünyanın en başarılı ameliyatını da yapmış olsa ameliyat sonrasındaki tedavi ve bakım yetersiz ve başarısız olursa o ameliyatın neticesi başarısız olmuş olacaktır. İşte bunun gibi birbiriyle bağlantılı  pek çok hassas noktayı görmezden gelerek yüzeysel bakılmamalı yapılan hiçbir işe  ve hiçbir mesleğe. Bugün insanları mesleklerine statülerine bakarak değerlendirmeden önce o mesleğin hangi meslek olursa olsun yokluğunda oluşabilecek, herkesi etkileyebilecek sorunları  düşünün. Ve  böylece hayatınızı kolaylaştıran size hizmet tüm mesleklere, mesleğini emek vererek yapan herkese saygı duyun. Sadece üst düzeyde insanlara saygı duymanız insanlığa, emeğe, ve ahlaka verdiğiniz değeri değil otoriteye, paraya ve  güce verdiğiniz değeri gösterir. Ve gerçekten hakedene saygı göstermeyi öğrendiğiniz zaman işini hakkıyla yapanların sayısını arttıracağıızı unutmayın…

Esma GÜLAÇAR
#esmagülaçar #hermesleközeldir #yenikalemlerinternetdergisi #düşünceyazılarım #hiyerarşi #mesleklerdetükenmişliksendromu #sağlıksektörü #hekim #hemşire #hasta #sağlıkekibi #mesleketiği #meslekisaygınlık #kibir  #enaniyet #kendinesaygı  #meslekitatmin


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*