Tamer Uysal yazdı:”ÇAĞIMIZDA BİR HALK ŞAİRİ: AŞIK VEYSEL”

24 Ekim 2020 editör 0

ÇAĞIMIZDA BİR HALK ŞAİRİ: AŞIK VEYSEL Ben giderim adım kalırDostlar beni hatırlasınDüğün olur bayram gelirDostlar beni hatırlasın »Halk şiir geleneği içinde Veysel, uzaktan birbirine benzeyen köyler içinde bir köydür« diyordu Sabahattin Eyuboğlu. Ona göre Veysel halkça düşünüp halkça konuşuyordu. Onun için herkes sevdi Veysel’i. Bütün çelişkilere ve uzlaşmalı taraflarına rağmen Veysel, olanı biteni birçok açık gözden daha iyi görüyor, Sivrialan Köyü’nden dünyaya açılıp tertemiz bir gönül ve bir ömür verdiği sanatıyla halktan, haktan ve iyiden, güzelden yana geliyordu… 1894 yılının Mayıs ayı. Sivas’ın Sivrialan köyünde bir ilkbahar günü… Her taraf yeşil otlara bezenmiş. Havada bir top bulut koşuşturup duruyor ancak ….

Tamer Uysal yazdı:”BEREKETLİ TOPRAKLAR ÜZERİNDE VE ORHAN KEMAL”

4 Ekim 2020 editör 0

BEREKETLİ TOPRAKLAR ÜZERİNDE VE ORHAN KEMAL “İnsan dediğin bir insan ya canını vermeli insanlar için, ya da gölge etmemeli dünyamıza!”.Tarihte öyle dönemler var ki yüzyıllara sığacak olaylar sanki küçücük bir zaman diliminde olup bitivermiştir. Ancak o kısa zaman parçalarında olan bitenler kazındıkları insanlık belleğinde kuşaktan kuşağa aktarılırken bıraktıkları derin izlerle yüzyıllara bedel olarak yaşar gider. Bu üç sözcüğü ilk kez bir arada öğrencilik yıllarımda duymuştum. 1980’lerin başıydı. Üniversitenin kültür merkezinde izlediğim filme aittiler. Sonra yıllarca aynı sözcüklerin izini yeniden sürdüm. Ta ki Deniz’lerin anısının en canlı tanığı Erdal Öz’ün kitabı “Gülünün solduğu Akşam”ın elime geçtiği zamana kadar… Deniz Gezmiş’in savunma ….

Tamer Uysal yazdı:”Ezgileri Susturulamayan Bir Yürek”

1 Ekim 2020 editör 0

EZGİLERİ SUSTURULAMAYAN BİR YÜREK: RUHİ SU  “Ama benim memleketimde bugünİnsan kanı sudan ucuzOysa en güzel emek insanın kendisiKolay mı kan uykularda kalkıpNinniler söylemesi”… Çarpık düzen ve bununla birlikte halk kültürünün yozlaşmaya yüz tuttuğu bir dönemde bütün zorlukları göze alarak geçmişin direncini taşıyan kültür mirasını sahiplenen ilk isimdir Ruhi Su. Halkıyla bütünleşmek, sanatçı yönüyle toplumsal sorunlara karşı bilinç uyandırmak adına çıktığı bu zorlu yolda kendisine ödetilen bedel baskı ve yıldırmalarla geçen koca bir yaşam olmasına rağmen çok iyi bildiği ve geliştirmeyi başardığı geçmişten aldığı direniş geleneği onurlu duruşundan hiç ödün vermemesini sağladı. Aramızdan ayrıldığı 20 Eylül 1985’ten bugüne tam 20 yıl ….

Yunus Emre Gürünlü yazdı: “Necip Fazıl’ın Eşsiz ve Büyük Hatırası”

25 Mayıs 2020 Yunus Emre GÜRÜNLÜ 0

NECİP FAZIL’IN EŞSİZ ve BÜYÜK HATIRASINA İTHAFEN Üstad Necip Fazıl Beyin (d.1904/1983) bu gün fani dünyadan edebiyete irtihalinin otuzyedinci sene-i devriyesindeyiz, üstadın ardından geçen otuz yedi senede hakkında bir çok makale yazılmış, üniversitelerde doktora tezlerine araştırma konusu yapılmış, hayatı hakkında belgeseller çekilmiş olan, bizlerin onu şair kimliği ile tanıdığımız ama şairliğinin yanı sıra büyük bir dava ve cemiyet adamı olduğu gerçeğini bu yazımda anlatmadan geçemeyeceğim. Evet Necip Fazıl Bey şairliği ve akıllara mıh gibi çakılı bir çok şiiri (Kaldırımlar-Çile-Beklenen) ile anılır ve hatırlanır, doğrudur ama üstad çok zeki, hazır-cevap, vakur ve mağrur bir kişiliğe sahip iken şairliğin yanında aksiyoner, fikir ….

Arif Olgun Yeşilyurt yazdı: “Zamanın Ruhuna Dokunan Edip: Ahmet Hamdi Tanpınar”

25 Şubat 2020 Arif Olgun YEŞİLYURT 2

ZAMANIN RUHUNA DOKUNAN EDİP: AHMET HAMDİ TANPINAR   “Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır…Bu da gösterir ki zaman ve mekan, insanla mevcuttur.”                                                                                            Ahmet Hamdi Tanpınar  Zaman nedir? diye sorduğumuzda aşağı yukarı şöyle bir tanımı olduğunu söyleyebiliriz: “ Dönüşü olmayan bir doğrultuda birbiri ardına sürüp giden bir çizgidir.”  Zamanı tanımlamak birçok felsefeciye, edebiyatçıya, tarihçiye veya bir bilim adamına göre değişebilir. Bir de bu zaman tanımı içerisinde her zaman karşımıza çıkabilen, kendini duyurabilen, yıllar geçse bile eskidiğini fark ettirmeyen ve zamanın ruhuna dokunabilen insanlar vardır. Ahmet Hamdi Tanpınar’da edebi düşüncesiyle, fikriyatıyla, kitaplarıyla ve kişiliğiyle yaşadığı toplumun her kesimine ulaşmış, onun ….

Özgür Günsay yazdı: “Kanıksayamadığımız Orhan”

21 Şubat 2020 Özgür GÜNSAY 0

Orhan, bizim Orhan. Orhan Veli Kanık. Yaşamı, hayatı, hayatından yansıyan ‘garip’liği ve bu gariplikten gelen şiirleri gibi ölümü… Kendine inat gibi takındığı takma isim olan Mehmet Ali Sel kendisinin bu adla yazdığı şiirleri de göz önünde bulundurmak gerektiriyor. Bir diğer konu ise kendisi ve sıra arkadaşlarının (Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat) başlattığı Garipçilik akımı şiiri sokağa taşımış gibi görünse de aslında sokağın sesini şiire taşımışlardır. Hayatını da bir şiiri ile şöyle tasnif etmiştir;        ´´Ben Orhan Veli“Yazık oldu Süleyman Efendiye”Mısra-i meşhurunun mübdii..Duydum ki merak ediyormuşsunuz,Hususi hayatımı,Anlatayım:Evvela adamım, yaniSirk hayvanı falan değilim.Burnum var, kulağım var,Pek biçimli olmamakla beraber. Bir evde otururum,Bir ….

Sema Levent yazdı: “Merhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar” (Cem Karaca’nın anısına)

8 Şubat 2020 Sema LEVENT 0

“Merhaba Gençler ve  Her Zaman Genç Kalanlar” Ne yalnızlık ne de yalan üzmesin seni Doğarken ağladı insan Bu son olsun bu son On dördüncü yüzyılın ünlü düşünürü İbn-i Haldun, “Coğrafya kaderdir.”  der. Bu cümle zamanı ve mekanı aşan bir tespittir. Anlatılmak istenen kısaca şudur ki yaşanılan yerin coğrafi özelliklerinin, oradaki insanların yaşamının her noktasına etki ettiği gerçeğidir. Coğrafya, insanların yaşam şekillerinden, kültür ve eğitim durumlarından tutun da ülkelerin siyasi durumuna kadar her şeyi etkiler. Kavgalarınız, aşklarınız, hayata karşı duruşunuz, inancınız ve daha sayamadığımız birçok şey üzerinde bulunduğuz coğrafyanın etkisi yok mudur? Elbette ki vardır. Ülkemizi düşünelim. Biliminden sanayisine, eğitiminden siyasetine, ….

Çetin Altungüneş yazdı: “Friedrich Engels üzerine”

28 Ocak 2020 Çetin ALTUNGÜNEŞ 0

Alman düşünce ve eylem adamı, Friedrich Engels, dünya işçi sınıfının büyük kılavuzlarından biriydi. Zengin bir sanayicinin oğluydu. Berlin’de okudu. Daha sonra babasının dokuma fabrikasını yönetmek üzere İngiltere’ye gitti. Orada gözlemlediği gerçeklerden hareket ederek ’’İngiltere’de emekçi sınıfların durumu’’ isimli ilk önemli eserini yazdı ve ’’emek sosyolojisi’’ nin kurucusu olarak ortaya çıktı.Engels,1878’de yayınladığı Anti-Dühring isimli eserinde, tarihsel ve diyalektik maddecilik görüşünü sistematik bir şekilde geliştirip açıkladı. Engels, 1820 yılında Barmen’de doğdu, 1895 yılında Londra’da öldü.Bu düşünce ve eylem adamı için bir çok ünlü övgü dolu sözler söyledi. İşte onlardan bir kaçı: Ancak sana yazabiliyorum bütün bunları: Biliyorum ki bütün bu düşünceleri, ben ….

Arif Olgun Yeşilyurt yazdı: “H.Nihal Atsız’ın Hayatı ve Fikriyatı Üzerine “

11 Aralık 2019 Arif Olgun YEŞİLYURT 0

Hüseyin Nihal Atsız, 12 Ocak 1905 yılında İstanbul’ da başlayan ve 12 Aralık 1975 yılına kadar süre gelen hayat yolculuğunda  Türk siyasi ve düşünce hayatının önemli değişimlere tanıklık ettiği seneler olmuştur. Abdülhamit devri iktidarını, İttihat ve Terakki dönemini, Cumhuriyet’in kuruluşunu, tek parti iktidarını, çok partili hayata geçişi, 27 Mayıs ve 12 Mart’ı bizzat yaşamıştır. 19.yüzyılın ikinci yarısında filizlenen ve 20.yüzyılın başlarında sistematik bir düşünce haline gelen “Türkçülük” fikrinin 1930‟lu yıllarla birlikte önderi olan Hüseyin Nihal Atsız; oldukça aktivist bir şekilde bu düşüncenin mücadelesini vermiş ve bu fikir uğrunda hüküm giymiştir. Bundan ötürü kendisini “her devrin menkubu(düşkün)” olarak görmüştür. Onu kendi ….

Begüm Burak yazdı: “Didem Madak “

28 Ekim 2019 Begüm BURAK 0

Modern Türk edebiyatında “kadın şair” denince akla gelen en önemli isimlerdendir Didem Madak. Genç yaşta yakalandığı amansız hastalığa yenilen Didem Madak kendi deyimiyle “ütüsüz ve buruşuk bir ruhun” şairidir. *** “Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca;  alt katında uyumayı bir ranzanın,  üst katında çocukluğum…  Kâğıttan gemiler yaptım kalbimden,  ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı;  aşk diyorsunuz,   limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!  -Siz Aşk’tan N’anlarsınız Bayım? – Didem Madak Hayatı 1970 yılında hayata gözlerini açan Madak 38 yaşındayken kolon kanseri sebebiyle hayata gözlerini yumar.Annesi vefat ettiğinde Didem Madak 12 yaşındadır. Madak’ın şiirlerinde annesine olan hasretin izlerini görebiliriz: *** On dört yaşındaydı ruhum bayım ….