Pakize Güvenç şiiri: “Psikozvari oluşamamışlar”

19 Eylül 2020 Pakize GÜVENÇ 0

Psikozvari oluşamamışlar yemenisinde damar gizleyen süheydam.. mantık  tıkaçlarında dünyaya batanım… emin misin esip geçtiğinden?Dağlar şifasız yerinden yerinmediğindenGüneşin gözüne toz girmediğindenGecelere körelmediğindenDuyguların birbirine karıştığı ecede gerçeklerin üstünün örtülmediğindenİnsan ile insan arasındaki metrekarelere bölünmüş şüphe alanlarının doğada erimediğindenÇocuklaşmanın külleri ömrün yaşlı sesine kaktüs olup batmadı mıSetlerin ruhunun yüzeyinden bir nebze de olsa yağlı kağıt gibi çekilmedi miBir an kalbinden tuttuğun elime dokundunDüşüncelerini düşüncelerimde okudumYağmuru yağma edip Yusuf’un kuyularına dokundunKirpiklerinde titrettiğin korkak dualarını soğuttunKuş canını kan tozlarına bulayan şirinliklerine soluk oldumSeni senden söküp aldığım dere yataklarında yazmanı aklın bilip durulttumÇektim sözlerimin cımbızı ile beyninin soluksuz damarlarında köhneyen karanlıklarıYaz butiklerinden göğsünde bahar soyundurdumÖmrüne sevap ….

Tuğba Şahin şiiri: “Bin Işık Yılı”

18 Eylül 2020 Tuğba ŞAHİN 0

Bin Işık Yılı Ucu yanık fotoğrafın ,sararan kısmında Hiç yazılmamış bir öykünün isimsiz karakteriydin sen Yolcunun seyrinde bir toz parçası Göz yanılması Vedâya bölüştürülen +++  Bahçeye gezindim yarım kez,yoktun Tam on yıl benden habersiz Kırmızı çizgiler resmediyorken alnımda Hangi ülkeye benziyoruz şehirlerde ayrılırken? +++ Neyin olabilirdim ebabil kuşu çepherim öylesi Bir telefon açabilirdin  Postaya çiçekler ekleyebilirdin  Merdivenler sıra sıra omzum yara bere bir tutam değmeseydi kolun dere bucak Yusuf Akçura silüetinden Tahayyülün en gerekçesi mühürdür Kırdığın Kâbe’ye durak değil mi? +++ Yüzümden geçtim,bulamadım rengini aldanışın İçtim hecenin  ilizyonundaki meyden Ördüğüm kahr ,yanılmışım . +++ Ayna parçacıklarında bireyin yolu çıkar haznedârın ….

Reyhan Yılmaz yazdı:” Anne/Kadın”

14 Eylül 2020 Arif Olgun YEŞİLYURT 0

Anne/Kadın Yazın insanı her zamankinden çok düşünmeye iten huzursuz ikindilerinden birinde; güneşlikleri sıkı sıkı örtülü bir odada tavana bakıyorum.”Tanıdığım annelere hiç benzemiyorsun.” dedi adam. Hemen de ekledi ” Kötü anlamda değil, eleştiriyorum gibi düşünme.”Tanıdığı anneler kimler biliyorum.Yine de soruyorum “Ne demek şimdi bu?””Çocukların bahsi geçmiyor hiç.” Anlatıyor. Kafasındaki soru işaretlerini, beni tanıdığı diğer annelerden ayıran tuhaf hallerimi… Bir kadın anne olduktan sonra sadece annedir. İnsanların, toplumun hatta çoğu kez kocasının gözünde de. Sadece anne. Bu kadına yüklenen bence gereksiz ve aşırı kudsiyet sana sadece yük yüklemekle kalmaz kendini sürekli sorgulamana da sebep olur. “Ya gittim kendime elbise aldım ben nasıl anneyim. ….

Pakize Güvenç şiiri:”Benliğim de yaralanan yare karşı… ‘ “

11 Eylül 2020 Pakize GÜVENÇ 0

 ‘ Benliğim de yaralanan yare karşı… ‘ Başım ağrıyor…Çek de git derdin sinekliğinde toz biriktiren gavurluğundan…Metanet etmem güle dökülen hama karşı.Çek’te rakama Ram olmuşluğuna  git.Sıvazla ecelin tabutlarından can kayıran dalkavukluğa k’arşı.Büyüt boyunu kibrin sergüzeşt ipliklerinde dikilen y’ele k’arşı.Ben aleme bozokum, kızılokum, y’asayım, musayım, hesap vermem deli düzene. Benden şizofrenik bir akıl alkışı….Kahvemi  fokurdatmam küllere dökülen nefislerin ciğerinde közlenen mateme karşı.İkbali riyakar kakafoniden olana, menkibeler ile çiğliğini övene, günaha karay’el esergahı olana çuvaldızımı değdirmem…Benliğim de yaralanan yare karşı! Pakize Güvenç

Tuğba Şahin yazdı: ” Tan, Şimdi ve Yarın Zaman Algısı-7 “

11 Eylül 2020 Tuğba ŞAHİN 0

TAN, ŞİMDİ VE YARIN ZAMAN ALGISI-7 Böbürlenmeden, hür ve hakikatli kişiliğimizle yürüyelim. Dün akşam tesadüfen Mileda Horakova’nın biyografi filmini izledim. Filmin sonunda, kızına bıraktığı mektubu basın toplantısında gündeme taşıması da ‘eve dönüş’ metaforu saklıyordu. Oysa, yolculuk devam ediyor. Kişinin varacağı belirli mekanı yoktur. Bu yolculuk, kendilik saygısını yaşatma ve muhafaza etmek gayretidir. ‘’Hayat zor. Kimseyi şımartmaz. Ve insana her vurduğunda on darbe indirir. İnsan, bu dünyada yalnız yaşamaz. Bunda en büyük bir mutluluk hem de muazzam bir sorumluluk vardır. Zorunluluğumuz bencilce davranmak yerine başkalarının ihtiyaçları ve hedefleriyle kaynaşmaktır. Mütevazı olmayı öğrenin. Sahip olmadığınız maddi şeylerden ötürü mutsuz olmayacaksınız. Bir şeyi ….

Nilgün Özdemir yazdı:” Hani Derler Ya”

11 Eylül 2020 Nilgün ÖZDEMİR 0

Hani derler ya; “kimse sınanmadığı günahın masumu değildir” diye. Aynen öyledir! Hiç kimse bir olayla karşılaşmadan, o olay karşısında nasıl davranacağını ve ne yapacağını önceden asla kestiremez! O yüzden kimsenin imtihanı üzerinden konuşma! Bugün başkalarında hayret ettiğin şeyi gün olur sen de yaşayabilirsin. “Asla yapmam” dediğin şeyi de gün gelir yapabilirsin. Öyle anlar olur ki; hiç aklına gelmeyen şey başına gelir, hayalini bile kurmadığın şey karşına çıkar da yaptıklarına sen bile şaşar kalırsın. Işte orası senin sınandığın yerdir. Imtihan sırası bu kez sana gelmiştir. Ve senin hikâyeni bilmeyenlerin, seni kınamadan önce durması gereken sınır, işte tam da burasıdır. Ey insan! ….

Gülüm Çamlısoy yazdı:” Geç mi Hafız”

11 Eylül 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Yanmakla eş değer sessizliğin kol kanat gerdiği o devasa hezimet belki de korunaklı dünyalarımızın müdavimi iken sihirli şiirler. Tümceler arsız. Tümceler yansız. Ve kelimeler sırıtkan kimi zaman kilit vurulası bir acıyı da ifşa eden sedef yürek her halükarda duyumsaması sayesinde İlahi bir Aşka yürürken günün de müsveddesi gece ve aşkın ırmağında yıkanan o ölü balık ve ansızın bir mucize hâsıl olup da yeniden can bulacak bir nefer gibi sadece Rabbinden isteyen bir hediyenin sunumu iken niyazların kabul gördüğü evrenin asma katı. Aşkın şahikası. İmlecin suskunluğu. Körebe oynamak kadar da masumane bir oyun iken içimizin dolup dolup boşaldığı bir heves de ….

Furkan Bayrak yazdı:” İhtiyar II “(Öykü)

11 Eylül 2020 Furkan BAYRAK 0

İhtiyar 2 Günlerden Pazartesi saat on iki sularındaydı. İhtiyar yorgun bir zihin ve bedenle parktaki banka oturdu. Parkın çevreleyen herhangi bir çit yoktu. Park, çevresindeki sokaklardan zemin sınırları ile ayrılıyordu. İki salıncak ve bir adet maymun merdiveni parkın ortasına yerleştirilmişti. Kare bir arsaya yapılmış olan parkın dört köşesinde birer adet bank vardı. Arsanın zemine deniz kumu serilmişti. Böylelikle kum sayesinde oyun oynayan çocuklar kazayla düştükleri zaman yaralanmayacaktı. Parkın etrafı sokaklarla çevriliydi. Bu sokakların zeminine zift döşenmişti. Uzun ve yan yana dizilmiş binaları parkla bu zemin ayırıyordu. Ayakları çıplak, siyah gömleği lekeliydi. Üzerindeki siyah pantolonu ise yarıya kadar çamura batmıştı. Ne ….

Mehmet Fatih Çapkur şiiri:” Nihayete Ermeden”

11 Eylül 2020 editör 1

Nihayete Ermeden Bir ikindi vakti kızıllığındadır şimdi hayat Doyasıya seyretmek lazım güneşi , gökyüzünü ve gözlerini Zaman geçiyor Akşam çöktü çökecek Hüznün parmaklıkları arasında sıkışıp kalmış ömrümüze  Mehmet Fatih Çapkur

Kənan AYDINOĞLU şiiri:”Azərbaycanın”

11 Eylül 2020 editör 0

Azərbaycanın Müstəqil müasir Azərbaycan dövlətinin müstəqilliyinin bərpası münasibətilə! Ruhuma dopdoğma duyğular kimi, Sevinir Xəzəri Azərbaycanın. İslam dünyasında sülh tərəfdarı, Tanınır səfəri Azərbaycanın. ** Günü başlayasan Haqqın sözündən, Aləm yaradasan, dünya, özündən. Şükürlər olsun ki, yenə gözündən, Dağılır kədəri Azərbaycanın. ** Yenə dilə gəldi könlümün simi, Dar günə düşəndə çağırım kimi?! Gözümün önündə qapılar kimi, Açılır səhəri Azərbaycanın. ** Danışma sən mənə o Şah Qacardan, Könlümü oxşayan bu ilk bahardan. Bu doğma torpaqdan, doğma diyardan, Duyulur zəfəri Azərbaycanın. ** Bax, sevinc sevincə qarışır bu gün, Küsülü qalanlar barışır bu gün, Körpətək dil açıb danışır bu gün, Kəndi və şəhəri Azərbaycanın. ** ….