Rüveyda Sare Yıldırım yazdı: “Doldur be Saki”

20 Ocak 2020 Rüveyda Sare YILDIRIM 0

DOLDUR BE SAKİ! ‘Hancı!’dedi,’ Ben yorgunum…’ Hancı ne yapsındı.. O, kaç yorgun ağırlamıştı… Her giden, hikâyesini de götürür mü sanmıştı. Bütün hikâyeler tek tek hancının yüreğinde birikmişti. Hancı yorgundu, kırgındı, en çok da dertliydi.. Saki bile işini yapmazdı; çay dökeceğine dert döker, bütün hanı darmadağın ederdi. Toplamak, yine hancıya kalırdı. O dertler nasıl bir yangındı ki içinde, hancı da ‘su, su…’diye dilenirdi sakiye. Sakinin umurunda mı, bardağa bin dert daha döker giderdi. En çok da o kâr ederdi. İçten pazarlıkçının dibiydi. Konaklayan yolculara bir bardak dert döker, bardak bardak da dert biriktirirdi dertler, nasıl bitsindi..? Ah! İhtiyar hancı, şu sakiyi ….

Seda Turan şiiri: “Emrine amâde”

17 Ocak 2020 editör 1

“Emrine amâde” Sana incilerle bezeli sofralar kuramam . Acı kahvem , Bir de çayımdır katığım  Gül şerbeti niyetine … – Okursan şayet   Hüzünlü gözlerimden  Gülen bir sen çizerim  Senli şiirlerin gölgesinde … Kuş sesi sessizliğimle Göğü akıtırım avuçlarına … Kanatsız uçmanın da  Mümkün olduğunu kanıtlarım,  Bir çocuk edasıyla … Ak gelinlik giyemem belki ama ; Çulsuz bir kaç şiir dökerim  Etek uçlarımdan Yüreğinin parmaklarına … – Hepi topu bu kadar işte ! Küçük bir kalp  Emrine amâde  Sana koşmakta … Seda Turan / Emrine amâde 15.01.2020

Reyhan Yılmaz yazdı: “O An”

15 Ocak 2020 Reyhan YILMAZ 0

O AN Herkesin; çatıdaki kiremit parçalarından birinin ayağının altından kayıp yuvarlandığı , rüzgarın kulaklarını doldurup göz yaşıyla ıslanan yüzünü ayazın yaktığı bir an vardır. Herkesin otobanda seyir halindeki bir araçta , kapıyı açıversem diye içinden geçirdiği bir an.. herkesin kendi bedenini bir bez bebek gibi odadan odaya sürüklediği bir an vardır. Kendine sarılmaya kollarında derman, kalbinde heves, ve ciğerlerinde bir sonraki için nefes kalmadığı bir an… İnsan çabalar. Emek harcar. Uğraşır savaşır ve sonunda hiçbir şey değiştiremeyeceğini anladığında işte o an yorulur. Akıntıya karşı yüzmekten, yokuş yukarı koşmaktan, fırtınada dik durmaya çalışmaktan yorulur. Bir saksıdaki çiçekle konuşursanız, sular bakımını yaparsanız ….

Anıl Erdoğan tahlil etti: “Tutunamayanlar”

13 Ocak 2020 Anıl ERDOĞAN 0

Tutunamayanlar “Bu kitap ne ciddi kavgaların ne büyük ve yaygın sıkıntıların ne de ezilen insanların romanıdır; bu kitap, mustarip bir ruhun iç çekişlerinin romanıdır. “ Oğuz Atay-Tutunamayanlar, 1970 Ben de yazarın hissiyatı, kelimeleri ve bilhassa üslubuyla sizlere seslenmek istiyorum. Kitabı, anlatılmaz bir duygu ile okudum. Sahiden neye benziyordu bu kitap? Nasıl yazıya dökebilirim, en ufak bir fikrim yok. Karakterlerin tutunamayan ve kaybolan giden hayatlarını gözümün önünden silmeden, bir bakıma boş vermişlikle yazıyorum. Beni de kötü yetiştirdiler dostum! Güzeli ifade gücünden yoksun bıraktılar. Tıpkı filmlerdeki gibi diyebiliyorum ancak. Ne acıklı değil mi? Her insan, esasında hayata atılmakla Tehlikeli bir Oyuna atılmış ….

Sümeya Samıkıran şiiri: “Baz İstasyonu”

13 Ocak 2020 Sümeya SAMIKIRAN 2

Baz İstasyonu Bir banka kuyruğuna girmeliymişim öyle diyor baz istasyonları Sabahları işe gitmek için erken uyanmalı, Pazar günleri birlikte kahvaltı yapacak bir arkadaş devşirmeliymişim Sağlığa zararlı diye sigara içmemeli Ve kişisel olarak gelişmeliymişim Görevim olanı yerine getirmeli, görevim olmayana ilişmemeliymişim Bir evim olmalıymış ve bir de arabam Çoluk çocuk da cabası Hem sonra elalem ne der? Elalemin kurma ihtimali olan cümleleri gasilhaneye göndermeden Ve atlamadan Boğaz Köprüsünden Demokrasi denilen bu kokusuz naneye destek vermeliymişim Vandalizme göz kırpmamalı Ve önümüzdeki, sonu yine baş harfime musallat hangi sınav varsa ille de ona girmeliymişim Başarılı olmalıymışım bu dünyada Tüm burjuvaları onlardan biri olduğuma ….

Tuğba Şahin yazdı: “Ayrılığı Yaşadım Bilirim”

13 Ocak 2020 Tuğba ŞAHİN 0

Önceki yazılarda 1960’a yönelten sebebiyet maddelerin üstünden geçerek tartışmaya açık bahsetmiştim. 5 Ocak 2020 tarihli gün, akşamında Caddebostan Kültür Merkezi ‘nde düzenlenen Celal Bayar Anma Programı vardı ve sabahleyin de Bir Zamanlar Göztepe isimli söyleşiye katıldım. Göztepe tarihini yansıtan, durakları kapsayan semtler- mahalleler günümüze yeniden kazandırılması niyetiyle sözlü tarih çalışmalarında ön plana çıkacak. Kitaplarda bulamayız her şeyi. Hatıra biriktirmeliyiz. Kültürel mirasın savunucusuyuz ancak sevicileri değilsek orada gayret ve inanmışlık var demektir. Klişe bir laf edilir ya hani ‘’sevdiğini söylüyordun ne oldu ?’’ İnsanı yaralayan sevmediğin birini öyleymiş gibi beklentiye sürüklemek ve boğmak. Şehrin de yaşamaya, solumaya, ruhunun gerçekçi sevildiğini görmeye ….

Gülüm Çamlısoy yazdı : “Nerede Kaldın”

11 Ocak 2020 Gülüm ÇAMLISOY 0

Ürkünç bir vaveyla zihnimin çatlak topuklarına da iyi gelen ve destursuz bir gizem elbet aşkın na’şına yakışır bunca sessizlik ve özlem. Güruhların arasında tayin etmeye çalışıyorum yolumu ve elbette gardımı aldım. Önce tebessüm yüklenen sihirli bir bakışın dolduruşuna geliyorum sonra da isyanın merkezinde çatıyorum kaşlarımı. Aşkın her rengine vakıfım hüznün de. Sonram Allah kerim, deyip arşınlıyorum yolu ve mermer mezar başlığımı ceketimin içine iyice yerleştiriyorum. Taşkın suretler saklı etrafta elbette vücudu olmayan. Öyle bir neşriyat ki adımlarımı karıştırıyorum sanrı yüklü bekasında cennetin biliyorum ki bir yeryüzü bitkisiyim: ne açan ne de solmaya doyan. Yaşlı kuşlar mesken edinmiş hüviyetimi. Şaşkın tembihlerle ….

Yunus E. Gürünlü şiiri: “Haliç Sırtları’ndan Sultan Ahmet”

9 Ocak 2020 Yunus Emre GÜRÜNLÜ 0

Haliç Sırtları’ndan Sultan Ahmet Gök kubbenin altında  Dizildik saflara bir-bir Ârşa yükselen mînareleri  Endamını arz eyler Seyrine dalan mühürlü gözlerimize         *** Şu tepesinde uçuşan kuşlara da bak! Şu dönen kâinata înat.  Sonbaharın hoyrat esen rüzgârların da  Savrulan yapraklar misali. Kıvrım kıvrım raks ederek süzülürler, Mor siyah bulutların boşluğunda.         ***   Ma’bed yüzünde duvağı örtülü, Taze bir gelin sanki. Kaldırıp duvağını, girecek kapısından içeri  Nefes nefes soluyacak eşrefi mahlukât  Tüm mevcudatı bir anda. Kana kana içecek çatlamış dudakları şadırvanından  Fîrdevs cennetinin ırmaklarına muadîl Âb-ı hayat suyunu         *** Küre-i ârzı titretecek o ilahî davet  Ve o ilahî ….

Begüm Burak yazdı: “Cemal Süreya Üzerine Notlar…”

9 Ocak 2020 Begüm BURAK 0

Cemal Süreya Üzerine Notlar… O daha çocukken başladı şiir yazmaya… 1931 Erzincan doğumlu olan Cemal Süreya 9 Ocak 1990’da hayatını kaybetmiştir. Asıl adı Cemalettin Seber olan Cemal Süreya Türk edebiyatına damga vuran önemli şairlerdendir. Çocukluğu göçebe olarak geçen şairin eserlerinde bu izler görülmektedir. Şeyh Sait isyanından sonra devam eden bir dizi Kürt isyanı, ailenin Erzincan’dan sürgün edilmesine neden olur. Yük vagonunda uzun bir tren yolculuğuna çıkılır. Bu tren yolculuğu “Kişne Kirazını ve Göç, Mevsim” adlı şiirine de aksetmiştir: “Ben bir yük vagonunda açtım gözlerimi” der Cemal Süreya. Sezai Karakoç ile dostlukları tüm fikir ayrılıklarına rağmen ilerlemiştir. Üniversite yıllarında Cemal Süreya çeşitli takma adlar kullanarak ….

Amila Neslanović şiiri: “Varlığın Anlamı”

9 Ocak 2020 Amila NESLANOVIĆ 0

Varlığın Anlamı Sen asla onun Juliet’i olmayacaksın O da senin Romeo’n olmayacak Ama senin için onun her şeyi olman önemlidir Leyla ile Mecnun’un sevgisini hayal etme Bu onların aşkı! Sen kendin yarat! Ve sakla, besle, koru onu. Onun güneşi ol Bir ay Bir gül Alevinin hareleri Yağmur sonrası gökkuşağı Üzüntüden saklayan yer Fırtınadan yardım alan yelken Ve her zaman sana gülecek birisine sahip olmalısın Birini güldürmek Dört gözle beklemek Ve seni seven biri Varlığın anlamı budur, Başkaları anlamsız. Amila NESLANOVIĆ (BOSNA HERSEK)