Cemal Karsavran şiiri: “Aşk ve Ateş”

13 Temmuz 2021 Cemal Karsavran 0

Aşk Ve Ateş sardı benliğimi ateş çemberi çırılçıplak temmuzun onbeşi kavrulur toprak yanar. alev alev çatır çıtır sari basaklar.. suya hasret toprak çatlak.. umutsuz yarınlar uçurum.. kızıl alevler altın sarısı kızgınlığı turuncu ve ateş… kan kırmızı. yangınlardayım gölgen dolanır başımda çember çember çatlar dudaklarım aşk yakar içerden ateşle dans eden yürek döne döne alev alev döner başım yangınlarla islenmemiş anason sarhoşluğu her alevle Akdeniz lodosu yalar tenimi titrek mum alevi serin, sıcak dans eder başımda. aşk ve ateş Cemal Karsavran

Leyla Yıldız yazdı: “Şirazesi Kaydı İnsanın”

Şirazesi kaydı insanın İnsan olduğunuzu hatırlayın. Geriye kalan her şeyi unutsanız da olur.                            Bertrand Russell /Einstein Manifestosu ( 9 Temmuz 1955) “Dışarda bir deli haykırıyor: ‘Hakikati söyle!’ Hangi hakikati?” -İnsanın hakikatini… Hakikat şu: İnsan bozuldu. Şirazesi kaydı insanın. Bir medeniyet iflasın eşiğine geldi.          Tanpınar’ın “Oğlum Behçet, sen bir medeniyetin iflası nedir, bilir misin?” yankısı, sokaktaki delinin haykırışıyla birleşiyor; delinin ürperten soluğu Tanpınar’ın soluğuna karışıyor, dehşet veren bir hakikat fışkırıyor: “İnsan bozulur, insan kalmaz; bir medeniyet, insanı insan yapan manevî kıymetler manzumesidir. Anlıyor musun şimdi derdin büyüklüğünü?”          Tanpınar’ın Mahur Beste’sinin her biri diğerinden leziz bir bal hükmünde ….

Esma Gülaçar yazdı: ” Tanı O Garipleri Gözlerinden “

7 Temmuz 2021 Esma GÜLAÇAR 0

TANI O GARİPLERİ GÖZLERİNDEN Gariptirler onlar, kimi zaman bir yürek sancısından, kimi zaman dışlanmışlıktan kimi zaman yokluktan, kimi zaman hakkı konuşup savunmaktan Çok uzağımızda değil onlar, hatta kimi zaman onları kendi geçmişimizde bulacak kadar yakınız onlara.  Hangimiz hayatımızın herhangi bir döneminde, kısa vade de olsa  garip olmadık ki? Hangimiz bizi yalnızlığımıza gömen çaresizliğimizin kıskacında, kırılan yüreklerimizin feryadıyla başbaşa kalmadık ki? Kimi zaman hakettik kimi zaman sabrettik Kimi gariplerin imtihanı kimilerinin cezasıdır yaşadıkları… Musibeti bir ikaz mahiyetinde  olan musibetzedelerin hali zehirli bir sudan içmektense bir süre susuz bırakılmak gibidir. Hataların, suçların doğurduğu o en etkili öğretmen olan musibeti yaşayan, yaptıklarının bedelini ….

Canan Türkarslan Kiraz’ın Aşka Yol Kitabından

7 Temmuz 2021 Canan TÜRKARSLAN KİRAZ 0

  MEKTUP    Ömrümüzün baharı başka başka kollarda gelip geçiyor, biliyorum hayıflanmak anlamsız.    Ama gel sonbaharı kaçırmayalım ey yar!    Bilirsin sonbaharda daha bir üşür insan, daha da içine çekilir ve hüzünler yaprak yaprak düşerken gönüllere daha bir acıtır. Gecenin koynunda daha bir arsız gün yüzüne çıkar yalnızlık!    Daha…Daha….    Ve sen ey yar, sonsuz bir sonbahar için gelmelisin. Daha’ları bitirmek için gelmelisin.    Sen kur şehirleri; yasakları, kuralları sen belirle.    Renkleri sen seç; dilediğin renge boya gökyüzünü, kabulüm.     Zamanı vereyim avuçlarına kalan ömrümle beraber, insafsızca harca.    Beni, senin için kurduğum şehirlerde payına isimsiz bir mezar ….

Nazlı Akkaya yazdı: ” Hayat Sandığımız”

HAYAT SANDIĞIMIZ Canım Kendim ’li oldu bu ara cümlelerimiz. Canım Kendim’ li, İyi ki Kendim’ li . Benim de olmasın mı ‘Canım Kendim’ li bir yazım? Çalmasın mı sadece kendime dinlettiğim sazım?          Hadi! Canım Kendim, alalım şekerli ama acı kahvelerimizi, incecik kulbundan tutup; serçe parmak havada, höpürdete höpürdete içelim.  Ama tadını hiç sevmeyelim. Çünkü sevmeyiz biz acıyı.. Kahve de bile sevmeyiz.. Acının ‘A’sını  bile almak istemeyiz ağzımıza.   Kahvenin acısını da mideye indirmeden ağzımızda eritelim.. Çünkü kahvenin acısını  midemiz; hayatın acısını ruhumuz sindirmez bizim.  Nefeslenelim seninle Canım Kendim.. Mola verelim hayata, Hayat san’dığımıza, Hayat sandığımızı gelinlik kız umuduyla ha bire   ….

Nesimi Argun yazdı: “On meurt ou elle s’attache”

18 Haziran 2021 Nesimi ARGUN 0

Doğum sancılarım yeni kitabım için demişti Nietzsche “Zerdüşt” ü müjdelerken. Öyle bir hisse kapıldığım hiç olmadı. Sokak köpekleri, çöp kovaları  ve yıldızların senfonisine nerden aklımda kaldığını bilmediğim bir müzikle eşlik ediyor ruhum. Yoldayım, şehir ışıklarıyla beraber ilerlerken eve doğru, bilinen argümanları askıya aldım…Çevremde dönen diyaloglardan farklı olarak buraya yazıyorum. Küçükken damda yatardım, kurbağa sesleri eşliğinde yıldızları izlemek çok hoşuma giderdi. Artık yoklar ; kurbağaları düşlerim yuttu, yıldızları duvar.. Hayatımızı çoğu kez iplemediğimiz şeylere borçluyuzdur. Basit bir yara kocaman bir enfeksiyona dönüşebilir biz farkında bile olmadan. Güzel şeyler yapalım derken elimize yüzümüze bulaştırdık her şeyi, aşkı  bile. Sevgiyi içimize gömelim derken devasa ….

Hakan Uslu şiiri:”İstenç”

17 Haziran 2021 EDEBİ KÜLTÜR DERGİSİ 0

İstenç I. yokluğun defterine metod metod dokunmuş zamanla. bulaca, binbir biçim bizimkisi ağu tütmekteki bir deliormanın tüttüğü kalemi kırılmayıncaya sarhoş düşmüş sanki sanki kentin az dışında dürbünüyle oluyor kaçak oluyor gece oluyor belki bozgun yiyecek kuşkusu, ah keşke! hangi yükseltilmiş kent onun ki? kimbilir bu kaçıncı yavanlık didiştiği kendine sorsanız o ne bir şiiri tutuyor ciğerlerinde ne masum aynaya kalsa yine ne açılmış açılacak bir çığır var göz kapaklarında. böyle bir yaşamaklıktır yine de o çiçekli turunç bir dilde kristalize dertlerimizi sırtlanan uçsuz dalımız doyasıya belirlenmiştir evveli mutlak evveli belirsiz -çıtkırıldım da o üstelik- hamalıdır; ihtarsız rüzgarlarda terennüm eden yapraklarımızın, ….

Nazlı Akkaya yazdı: “Kendime Bir Doğum Günü Yazısı”

17 Haziran 2021 EDEBİ KÜLTÜR DERGİSİ 0

KENDİME BİR DOĞUM GÜNÜ YAZISI             Annemin bir lafı vardı;  ‘yaptığın banaysa, öğrendiğin  kendine’..   ‘Ögrenme’ kelimesine, hem bir ömür verebilecek kadar yakın, hem de; arkama bakmadan kaçabilecek kadar nasıl uzak kalabildiğime hayret ederim hala..Neyi öğrendiğimin, neden öğrendiğimin önemi bir kenara itilmiş, hatta kakılmış; sadece öğrenmenin üstüne mum dikilmiş bir zihin formatı.        Oysa, en nihayetinde  patlıcandan kaç çeşit yemek yapılacağını bilmekte bir bilme çeşidi; pinterestte gördüğün bir resmi hd çözünürlükte bloğuna yerleştirmeyi bilmekte..Annem, öğrenmenin önemini beynime kazımıştı adeta, lakin ; neyi, neden öğrenmem gerektiğini;  geçte olsa, hayat öğretti..       Kimya laboratuvarı, ….

Nesimi Argun yazdı: “Süre/ç”

11 Mayıs 2021 Nesimi ARGUN 0

En az açık balkon kapıları ve antidepresanlar kadar ; güzelleştirdiği  ölçüde çekilmez de kılabiliyor hayatı  izmaritler. Son nefesi çekip bahçeye fırlattım izmariti , pencereyi kapayıp kulaklığı taktım ve hiçbir şey olmamış gibi çay demledim. İlşkilenmelerimize duygular değil de matematik hükmetseydi hayatı biraz daha anlamlı bulabilirdik. Ama  birbirimize boğulmuş durumdayız, söze dönüşmeyen duygular atmosferi, kaos, melankoli, Vivaldi… Söylemlerimiz göğe çarpıp bize yansıyor ve onlardan arta kalan gerçekliğe kader deyip boyun eğiyoruz.  Keşke diyorum bazen ; Nietzsche gibi birkaç filozof daha çıkıp  “Her durum kendine özgüdür, dolayısıyla nitelik olarak iyi ve kötü aynı şeyin yansımalarıdır. Evrensel ahlak yasası yoktur, durumların ahlaki yorumu vardır sadece.” ….

Nesimi Argun yazdı: “-Kül”

24 Nisan 2021 Nesimi ARGUN 0

-kül Platon kitapları için ebedi çocuklarım demişti, ben öyle düşünmüyorum. Hoş Platon’da ne düşündüğümü umursamıyor zaten. Kaşınmaya başladım, sineklerden (öldüremediklerimden biri) kolumu ısırdı sanırım, şişti biraz. Bir güne iki ölü çok fazla, ona karışmayacağım. Henüz diğerinin acısını atamadım üstümden. O kolumu ısıradursun ben de müzik seçeyim. Evrilip gidelim, ben işime  o  doğasına. Kendini bir şey sanmak sinek için mesele değil, tavrı vahşice ve içgüdüsel olabilir ama  sınava hazırlanmak için gösterdiğim mücadele çok daha vahşiceydi. O başkasının kanıyla besleniyor ben kendi kanımla. Hayata tutunmaya çalışan bir sivrisinek yaşama yüklediğim anlamı değiştirebilir. Başım dönmeye başladı hafiften, sebebini biliyorum. Bu yazı bittikten sonra ….