Serhat Alpar yazdı: “Acıyı Anlamak mı, Hissetmek mi?”

19 Kasım 2019 Serhat ALPAR 4

Acıyı Anlamak mı, Hissetmek mi?            Tarifinin mümkün olmadığını hissettiğimiz bir duyguyu, içimizde deveran eden acıları temsili simgelere yani kelimelere ne kadar ve nasıl sığdırabiliriz? Ya da insanın kendi dünyasında yaşadığı kıyamet sahnelerini, sadece kendisinin hissettiği acıları, kendi bakış açısından anlam yüklediği kelimelere başkalarının aynı bakış açısıyla anlam yükleyip hissetmesi mümkün olabilir mi? Her insanın yaşadıkları farklı olduğundan verilen cevapların izafi olacağını düşünerek sorularımı yanıtsız bırakıyorum.          Acı çekmek, insanın yaratılışından beri var olan, zamanın her noktasında, taşıdığı bir organ gibi kendisine eşlik eden bir duygudur. Kendisinden hep kaçmak istediğimiz ama onsuz da yaşamayacağımız olan bu duygu, farkına varamadığımız akıp ….

Tuğba Şahin yazdı: “ALES GÜNLÜKLERİ “

19 Kasım 2019 Tuğba ŞAHİN 0

Üniversite kazanma hayalleri geride bırakılmıştır. Çünkü okumak zanaat haline dönüşmüştür ki üniversite sadece okul değil hayatınızın kaderini de şekillendirmiştir. Kaldığınız dersler, dış etkenler, para kazanma endişesi, doğru arkadaş, huy/karakter, zevkler, diğer sebepler, alışkanlıklar vs bütün düşünceler üniversite ortamında hizaya çekilmiştir. Yakın çevrenizden herkes düzenli, işlerini rayına oturttuğu hep mutlu göründüğü en başarılı profillerle gezerken, siz biraz gecikerek yolu uzatmışsınızdır. Çok sevdiğinizden ayrılmış, güven duygunuz sarsılmış, paranız bitmiş, cenaze törenlerinde ev sahipliği yapmış, birden fazla taşınma süreci yaşamışsınızdır. Yolu belki de kaybetmişsiniz. Belki kaybolmayı siz istediniz. Çabaladınız olmadı mı? Bir tekrar iki tekrar üç tekrar kesilmeyen FF sonuçları kesilmedi mi? Hastalık ….

Psk. Büşra Yurtsever yazdı: “Hiçlikten İçen Varlık “

12 Kasım 2019 Büşra YURTSEVER 0

HİÇLİKTEN İÇEN VARLIK !  Âdemoğlu, kendi  hiçliğinde her şeyi doğurabilecek  sonsuz (mutlak) varoluş potansiyeliyle yaratılmıştır / varedilmiştir. VARAOLUŞ BİLİNCİNE hâkim olan insan sorumlu olduğu KULLUK BİLİNCİ ile varlığının hiçbir şey ve her şey haline  sokacaktır.” “Yani okyanusta damla ama  okyanusun kendisi !” ”  Ancak bu sorumluluğu  kavrayan bilinç-Akil sahipleri ! Bu dünyaya ait hiçlik mertebesine (kendi gerçekliğinin ötesine,  daha sonra kainattaki diğer manevi derecelere göre mertebelere yükselecektir. Tekâmül edecektir. Başta kendini tanıyarak ! TA Kİ HİÇ OLANA DEK  !  SİYAH*kıyılardan İNmeden (Nefsi tezkiye, Kalbi Tasfiye  ) MAVİ Denizlere  YÜKSELEMEZ(Tekâmül) -Açılamaz Âdemoğlu !  Âdemoğlu, Adem’dir ! Adem demek hiçlik ve yokluk demektir. ….

Psk. Büşra Yurtsever yazdı: ” Şuurlu Nefis /Şuursuz Nefis Kişilik ve Davranış Özellikleri “

9 Kasım 2019 Büşra YURTSEVER 0

Şuurlu Nefis /Şuursuz Nefis Kişilik ve Davranış Özellikleri ” Nefsin elinde muazzam bir Sabır kuvveti vardır. Şu ân’a kafi gelir. İnsan ruhundaki sabır kuvveti, şu an verilen her türlü derde, acıya, kedere, sıkıntıya, üzüntüye dayanmaya yeterlidir. ’’ “Ama insan sabır kuvvetini sağa –sola / geçmişe-geleceğe …dağıtıyor. Hazırda bir kuvvet kalmıyor “İnsandaki sabırsızlık, nefsin sabırsızlığındandır / Nefsin Allah tanımazlığındandır !  Bilinçsiz –Şuursuz Nefis( Sahipleri ) :Sabırsızdır, Hata kabul etmez, Kusur kendisinde görmez, Kendisinde eksiklik görmez. Yenilgi karşısında başkalarına öfkeli, başkalarını suçlayıcıdır. En ufak sıkıntıda dağılır, en ufak yaptığı işte yorulur ve onu büyütür. Her şeye alınır. Her doğru söz karşısında savunmaya ….

Begüm Burak yazdı: “SANAT VE SİYASET “

20 Ekim 2019 Begüm BURAK 0

Sanat ve siyaset ilişkisini konuşmak, büyük bir çoğunluk için düşünsel olarak kışkırtıcı bir eyleme tekabül ediyor. Tarihe baktığımızda, Nazi Almanya’sında sanat yüksek kültürün konumunu meşru kılmış ve Nazi’lerin kültürel misyonlarına çok sayıda sembol ve imge katmıştır. Walter Benjamin’e göre “faşizm estetize edilmiş politika” olarak kayıtlara geçmiştir. Sanat ve siyaset arasında kimi düşünürler tarafından  kurulan teorik bağın yanı sıra aktüel anlamda da sanat-siyaset konusunda çok malzeme var şüphesiz. Örneğin Mel Gibson’ın Hz. İsa’nın çarmıha gerilişini konu edindiği “Tutku” filmi, ABD’deki Yahudi film dağıtıcılarının büyük tepkisini çekmişti. Mel Gibson, sadece filmiyle değil, “Dünyadaki savaşları Yahudiler çıkarıyor” dediği için de Yahudi düşmanlığıyla suçlanmıştı. Öte yandan, sanatın, ….

Aydan Yıldız Güneş yazdı: ” Tek gözlü Deccal Avuçlarında “

15 Ekim 2019 Aydan YILDIZ GÜNEŞ 0

    Herkes endişe ve korku içinde hep onun geleceği günü bekleye dursun. “İnşallah bizim zamanımızda gelmez” diye dualar ededursun. Oysa o çoktan gelip evimize kurulmuş da, haberimiz bile yokmuş. Kimse bana onun masum olduğunu söylemesin sakın! “ İyi tarafları çok fazla ve sen o taraflarını görmüyorsun” demesin lütfen! Yararı varsa bir o kadar da zararının varlığını kabul etsin herkes. Tabii onu zararlı hale de, yararlı hale de getiren bizleriz. Kötüye programladığımız her şey yarın ayaklarımıza dolanacaktır. Nasıl olduysa koca koca adamları müptela etti kendine, oyunlarıyla eğlendirdiğini sanırken, uğrunda işini ve eşini kaybedenler oldu. Sonra kadınları da aynı tuzağın içine çekip, başka ….

Aydan Yıldız Güneş yazdı: ” DÜNYA ZALİM ERKEKLER YÜZÜNDE KANIYOR “

26 Ağustos 2019 Aydan YILDIZ GÜNEŞ 0

                                                                Gerçekten bize sunulan böyle bir hak var mı? Veriliyor da bizim mi haberimiz yok, doğrusu bilmiyorum. Kendi açımdan değerlendirirsem veya gözlemlediğim insanlar için söylemem gerekirse, ben tam olarak farkına varamadığımı söylemek isterim. Belki bana kızacak olanlarınız olabilir, pekte umurunda değil açıkçası. Doğru bir tane olsa da herkesin kendi çapında bir doğrusu vardır. Herkes tek başına bir dünya ise, tek başına okunacak bir kitap ise, demek ki her insanın doğrusunun hakikat olma ihtimalide o kadar yüksektir.                 Kadının çilesi cahiliyet döneminden itibaren başlamaktadır. Hor görülmesi, ezilmesi, yok edilmesi gibi dramlar fazlaca yaşansa da, gıdım gıdım bu canilikler aşılarak, ….

Özgür Günsay yazdı: “MEHMET AKİF’İN RECA MAKAMI: ÂSIM! “

18 Temmuz 2019 Özgür GÜNSAY 0

Her şairin bir Leylâsı vardır. Bazı Leylalar birkaç şair tarafından sevilmiş ve şairler onlara hem öğüt verip hem de örnek olmuşlardır. Necip Fazıl’ın ‘Büyük Doğu Gençliği’,  Sezai Karakoç’un ‘Diriliş Nesli’ ve Nurettin Topçu’nun ‘Beklenen Gençlik’, Mehmet Akif Ersoy’un ‘Âsım’ tahayyülü ile aradığı nesiller kendilerine birer Leyla olmuşlardır. O’nun Asım’ı her türlü işlerinde gündelik hayatında İslami duruşundan hiç taviz vermez. Bütün şairler de Mehmet Akif gibi Leylasına ‘durma, git!’ der. Sezai Karakoç: “Tırmandığını unuttunsa öyle duracağına düş ve yeniden tırman; durmaktan daha iyi bu. Ot gibi var olacağına öl ve yeniden diril.” (Karakoç, 1976; 24) Akif de, git, diyor Leyla’sına. Geçmişine ….

Tuğba Şahin yazdı: ” ART NİYETLİLER BURAYA “

23 Mayıs 2019 Tuğba ŞAHİN 0

Sanat kelimesinin İngilizce’deki karşılığı ‘art ‘ ile ifâde edilmektedir. 1204’te vukû bulan Latin istilası, sosyal nüfusu kökten değişime yöneltmiştir, büyük kayıplara sebep olmuştur. “Katolik Latin Hristiyanlığının Ortodoks Bizans’a karşı silaha başvurması’ bilindiği üzere Dördüncü Haçlı Seferi sırasında oldu. Kutsal topraklar için yola çıkmış olan Haçlılar 13 Nisan 1204 tarihinde İstanbul’u ele geçirip şehri korkunç bir şekilde yağmaladı ve Bizans İmparatorluğu yıkıldı. Haçlı seferinin amacından saptırılmasını ve İstanbul’da yapılan yağma ve cinayetleri Papa III.İnnocentius başlangıçta kınasa da bir süre sonra düşüncesini değiştirerek , Bizans’ın Latinlerce yıkılmasını takdir i ilahi olarak niteledi ve bu zamana kadar yola gelmeyen sapkınların Tanrı’nın arzusuyla güç ….

Tuğba Şahin yazdı: ” DİKKAT NOKSANLIĞI “

16 Mayıs 2019 Tuğba ŞAHİN 0

Sınav ya da güç bir iş esnasındaki dikkatsizlikten bahsetmeyeceğim. Elde edilen gelirimizin paydasındaki dengesiz hesap çizelgesi de değil söyleyeceklerim. İnceliklerimizi sürdürmek, örneğin ‘ yabancı değil ’ diyerek misafiri kapıya kadar uğurlamamak hasletimizi aramızdaki hukukumuzu yitirdiğimizi göstermektedir. Sokakta en çok başımıza gelen yol tarifini bizzat baştan savma, duyarsızca oyalamak için laf salatalığı yapmak, vakit gaspıdır dikkatsizliktir. Ben soruyorum diyorum ki ‘şu dernek nerede?’ sorduğum insan cevaplıyor alakasız cümle eklentili ifadeleriyle ‘ galiba, sanırsam öyleydi, bilemedim ki’. Toplumumuz, insan kaynakları ya da banka veya kırtasiyede, manav, restorantta görevli de olabilirsiniz meslek ne işle meşgale olursanız olun diksiyon-iletişim-işini önemsemek icab eder. Ağzında kelimeyi ….