Esma Gülaçar yazdı:” ÇOCUKKEN İNŞA ETTİĞİNİZ YETİŞKİNLER”

18 Kasım 2020 Esma GÜLAÇAR 0

ÇOCUKKEN İNŞA ETTİĞİNİZ YETİŞKİNLER Korkak bir yaşamın tek neticesi o yaşamı uzaktan seyretmek ve  dinlemektir. Ama hiçbir zaman tam anlamıyla yaşamak değildir.Hata yapmadan öğrenmek nerdeyse imkansızdır.Hayatları boyunca hata yapmaktan korktukları için hiçbir zaman risk almayan insanlar hayatlarında değişime dolayısıyla da gelişime izin vermezler.Tekdüze bir yaşamın içinde hayallerini ve ideallerini bastırmış olanlar, bir şeyleri değiştirme adına cesur adımlar atmaları için ihtiyaçları olan en önemli güçleri yani “özgüvenleri” oluşum aşamasında bastırılmış çocukluğa sahip olanlardır.Risk barındıran kararlarının  sorumluluğunu üstlenecek, ve güçlüklerle yüzleşek cesareti kendilerinde bulamazlar. Çünkü bu cesareti oluşturacak imkan hiçbir zaman sunulmamıştır önlerine. Yaptıkları ve gelecekte yapmaları gereken pek çok psikomotor beceriyi  ….

Tamer Uysal yazdı: “POPÜLİZM ÜZERİNE 7 TEZ”

18 Kasım 2020 editör 0

POPÜLİZM ÜZERİNE 7 TEZ “Popülizm Nedir?” ve Jan-Werner Müller… Alman siyaset bilimci Jan-Werner Müller şimdiye kadar siyasal literatürde sıkça oy avcılığı, halk dalkavukluğu ya da halk yardakçılığı gibi ifadelerle tanımlanan popülizmi günümüzdeki örnek ve uygulamalara bakarak net bir bakış açısı ile değerlendiriyor, vardığı sonuçlarını ise daha çok bu siyaset sosyolojisi teriminin günümüzün gerçekliğinin ışığında yeniden sorgulandığı bir kitapta topluyor: Popülizm Nedir? (Özgün adı Was is Populismus)… Jan-Werner Müller başta siyasal islâmı (radikal İslâmcılığı) liberalizme ciddi bir rakip olarak görmüyor. (Popülizm Nedir? İletişim Yayınları, 3. Baskı, 2019, s.18) İslâmo faşizm karşıtlarına göre bu karşıtlık ise soğuk savaş dönemindeki gibi safı netleştirme ….

Yazar Cumhur Taşkın ile Röportaj

18 Kasım 2020 editör 0

Hayat’a her yönden bakan ve zaman zaman herkesin kaçırdığı en ince detayları bulup, gönlünden geçen güzellikleri yansıtmaya çalışan bir yazar o. Sayın Cumhur TAŞKIN röportaja verdiği cevaplarla ezberleri, bir kez daha bozdu. Öncelikle benimle röportaj yaptığınız için teşekkür ederim. Hazırsanız başlayalım. Kısaca kendinizi anlatır mısınız? Fakirliğini düşünmekten yalnızlıklarını unutan,  taşı, toprağı altın olan ve o toprağın altından büyük deprem fay hatlarının geçtiği, yaşamın şansa kaldığı İSTANBUL da dünyaya geldim. Çankaya Belediyesinde çalışıyorum. Beni doğuran ve hala da besleyen Annem Erzincanlı olup,  soyunu devam ettirdiğim babam ise Dersimli olup ailecek Ankara’ da yaşamaktayız. Anadolu’nun bağrından geliyorum diyorsunuz yani? Hayır, Anadolu baktı,  ….

Tamer Uysal yazdı: “BİR TOPLUMSAL DİRENİŞİN DESTANI: KÖROĞLU”

18 Kasım 2020 editör 0

BİR TOPLUMSAL DİRENİŞİN DESTANI: KÖROĞLU “Benden selam olsun Bolu Beyi’neÇıkıp şu dağlara yaslanmalıdırOk gıcırtısından kalkan sesindenDağlar seda verip seslenmelidir”Türkülerimizin yozlaştırıldığı bir dönemde beslendiği halk kültürüne sesi ve sazıyla, araştırmalarıyla büyük katkı yapmış olan Ruhi Su, Köroğlu adlı uzunçalarının kapağına Nejat Birdoğan’ın Köroğlu’yla ilgili yaptığı araştırmanın önsözünü koymuş. Birdoğan’ın Aşık İhsani ile yaptığı sohbetle başlayan ilgisi bir kitabın ortaya çıkmasını sağlamış: “Köroğlu Bir Toplumsal Direnişin Destanı”. 16 yüzyıldan günümüze ulaşarak ilk kez 1834 yılında yazıya geçen Rumeli ve Azerbaycan’a kadar yayılmış destandaki Köroğlu, buralarda yaşayan kardeş halkların eşitlik ve adalet isteyen ortak kahramanıdır… Köroğlu’nun babası Koca Ali, uzun yıllardır Hasan Han’a ….

Tamer Uysal yazdı:”Aydınlanmadan Postmodernizme”

17 Ekim 2020 editör 0

AYDINLANMADAN POSTMODERNİZME Yeni dünya düzeninin yeni vizyonla ilgili bir iddiası var. Bu da devletlerin uygulamalarının uluslar arası değerlerle norm ve haklar çerçevesinde tespit edilmesi demek. Evrensel ilkeler ise insanla ilgili hakları ve güvenliğin sağlanması yanı sıra sürdürülebilir kalkınmayı da içeriyor. Bu da daha fazla sosyal yatırım, adalet, eğitim ve sağlığa bütçe demek. Örneğin İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yapılan bir kongrede bir anlamda aydınlanma felsefesinin yeniden yorumlanmasının gereğine dikkat çekilmişti. Buna göre 20. yüzyıl üç temel üzerine kurulmalıydı: Demokrasi, özgürlük ve insan hakları yani eşitlik, adalet. Bu da bunların sağlanması için 2 binlerde daha fazla rasyonel, akılcı sosyal politikalar için baskı, ….

Serhat Alpar yazdı:”Çürüme Üzerine”

10 Ekim 2020 Serhat ALPAR 0

Çürüme Üzerine   “Bir toplum kendi özündekini değiştirmediği sürece, Allah onların durumunu değiştirmez”(Rad-11)      Toplumu oluşturanın birey olması hasebiyle ,bireyin taşıdığı özellikler topluma da yansır.Birey, durağan ve kendi çizdiği sınırlar içinde yaşarsa toplumda da aynı özellikler baş gösterir.Bu açıklamaları göz önünde bulundurduğumuzda ,yukarıdaki ayette geçen toplum  kelimesi yerine birey kelimesini koymamız ,yani şöyle:” Bir birey kendi özündekini değiştirmediği sürece ,Allah onun durumunu değiştirmez.” yanlış olmaz.Değişim bireyin kendisinde başlar ;toplum, birey düşünsel olarak hareket ettiği sürece çürümekten kurtulur.Birey kendi fikirlerinde ,yaşantısında ,inancında, benliğinde  değişime açık olmalı ki , çürümekten kurtulup yeryüzünde var olmayı ,elimine olmamayı sürdürebilsin.         Entropiye göre madde düzensizliğe ….

Esma Gülaçar yazdı:” Putlarından Gafil İnsan “

14 Eylül 2020 Esma GÜLAÇAR 0

PUTLARINDAN GAFİL İNSAN Kendi çapımızda ilerlerken öğrenmenin ve gelişmenin sonu olmadığını görürüz garip bir biçimde. Bu yüzden midir ki her günü biribirine denk olan ziyandadır der o yüce nida. Öğrenip sorgularken daha çok düşünmeye başlar. Daha çok dert ederiz.  Gerçeklerin korkutuculuğunun kendisini  esir almasına izin verir kimilerimiz. Heleki erdemlerini yitirmemiş  sorumluluk bilincine sahip kişilerde gözlerinin önünde cereyan eden acımasız gerçekleri görmezden gelmek mümkün değildir. Görmezden gelmek bencillerin, cahillerin, vicdansızların niteliğidir.  Bazen “keşke  umursamaz olabilsek” diye  bir  dilekte bulunurken olup biten her hadiseye bananeci bir tutum sergileyen insanların sahip olamadıkları, mahrum kaldıkları ne çok güzelliğe  sahip olduğumuz  için  onlardan farklı olduğumuzu ….

Efruz edebiyat, kültür ve sanat dergisi yayın hayatına başladı.

16 Ağustos 2020 editör 7

Efruz demek aydınlık demektir, aydınlatan demektir.Bizler edebiyat adına bir araya gelen bir sevda topluluğuyuz. Mürekkebin değdiği her yerde bir iz bırakmak, o izi takip eden bir çift göze vesile olma niyetinde olan edebiyat âşıklarıyız. Bir insanın en büyük gayesi hep en iyisini olmayı hedeflemektir, lakin unuttuğu bir şey vardır; Mum ışığı etrafını aydınlatmadan kendine bir aydınlık vaad edemez. Bizler mum ışığını küçücük bir umutla yaktık ve bizlere birçok şey çağrıştıran efruzu adak olarak kıldık. Onu süsleyip ince ince dokumak bizim ellerimizdeyken, efruzu taçlandırmak siz değerli okuyucuların ellerinde. Her yazı,her şiir farklı bedenlerde buluştukça farklı yorumlara ve duygulara sebebiyet verir.Herkes için ….

Esma Gülaçar yazdı:”Tembelliğimizle İmtihan”

5 Ağustos 2020 Esma GÜLAÇAR 0

TEMBELLİĞİMİZLE İMTİHAN İnsanoğlu zaafları, zayıflıkları ile  imtihan olacağını hiç düşünemez. Zayıflıklarını keşfedenlerin sürüklediği taraflara gideceğini de.Mesela tembellik ve beraberinde getirdiği tüketim alışkanlığı kişiyi ruhen  yıkıma sürükleyen bir durumdur. Çağımız insanı, tembelliğin kişiyi içten içe yıkan ne büyük bir felaket olduğunun farkında değildir. Özgün fikirleriyle bilinen bir psikoloğun ifade ettiği gibi  “Beden yoruldukça ruh dinlenir”  Konfor alanından çıkmadan, yorulmadan çabalamadan kolay yoldan kazanmanın, başarılı olmanın üzerine saatlerce kafa yoran çağımız insanı, uğraşılarını azalttıkça, hayatlarındaki boş zamanı, boşluğu, belki de uçurumu arttırdıkça düşünceler belli noktalarda tekrarlamaya, takıntılı hale gelmeye, korkular artmaya başlar. Ruh, düşülen boşluğun tetiklediği düşünme eyleminin artışına bağlı olarak yorulur ….

Esma Gülaçar yazdı:” Olumlu Düşünmenin Gücü”

17 Temmuz 2020 Esma GÜLAÇAR 0

OLUMLU DÜŞÜNMENİN GÜCÜ   Ruhsal durumumuzun fiziksel sağlığımızla doğrudan bağlantılı olduğunu artık hepimiz biliyor olmalıyız. Ünlü hekimlerden İbni Sina tâ yüzyıllar öncesinden şunu söylemiştir: “Ruhsal bir hayal gücü vardır. Bu güç hastalıkları oluşturabileceği gibi varolan rahatsızlıkları da ortadan kaldırabilir. Beden ruhsal hayal gücünün emirlerine itaat etmek zorundadır.” Bugün modern tıp ve psikoloji  bilimi de bilinçaltımızın kullandığımız olumlu olumsuz her sözcüğü  gerçek olarak kabul edip buna göre bir yol izlediğini ve düşündüklerimizin, söylediklerimizin  dönüp dolaşıp bizi bulduğunu söyler.  Bugün sıklıkla kullandığımız sözcüklerin gelecek hayatımızın gerçeklerini oluşturabileceğini  az çok tahmin edebiliriz.Yani kullandığımız olumsuz sözcüklerin yerine ağırlıklı olarak  olumlu sözcükler kullanmaya başladığımızda hayatımızın olumlu yönde ….