Özgür Günsay yazdı:”İslam Medeniyeti’ni Körelten İzm’ler”

3 Nisan 2020 Özgür GÜNSAY 0

İSLAM MEDENİYETİNİ KÖRELTEN İZM’LER… İslam’ın bilime ışık tutuşu ilk insandan tutunda son insana kadar hep var olacaktır. İslam bilimi Ontoloji felsefesindeki gibi pek çok isim değişikliğine uğradı ama aslı hiç bozulmadı. Ben İslam’a bütün bilimlerin arkhesi olarak bakıyorum. Rönesans’tan beri değişen ve değişmeye mahkûm kalan Batı hep İslam’a aykırı bir görüş ile yeni bir fikir bulmuşçasına kendi benliğini yitirerek var olduğunu düşünce ve fiiliyatları ile beyan etti. Bunlardan birisi ise malumunuzdur ki alışverişten tutun da bankası sırasındaki kuyruğa kadar içimizde yaşayan -izm’ler. Asıl anlamı tam var olmamakla beraber savunulan düşüncenin hep bir yerde açık verdiği bu kavramlar ne aslına sadık ….

Naz Bektaş Yazdı: “Sevgi Döngüsü”

14 Mart 2020 Naz BEKTAŞ 0

SEVGİ DÖNGÜSÜ          Biz insanoğlunun ağrı eşiği ne kadar hiç  düşündünüz mü? Hasta olmadan acıların ne kadarına dayanabiliyoruz? Hele bir de ben haksızlığa uğradım, bunları hiç hak etmedim, neden böyle şeyler hep benim başıma gelir diye düşünüyorsak. Vay halimize. Sonuç Stres. Hadi bakalım doktora.  Muayene tahlil, tetkik, teşhis… Avuç avuç kimyasal tabletler bizi bekliyor. Hangi tıbbî ilaçlar sevgisiz %100 sonuç vermiş ki? Zaten tüm hastalıkların nedeni kalıtımsal dahi olsa(onun da köküne inmek gerek ) Psikosomatik değil mi? Dozu kaçmış, öfke, kin, intikam, affedememek,  hırs, ego. Bunlar bizi yıpratmaktan öteye gidemeyen duygular. …      Unuttuğumuz bir şey var; evrenin ….

Fatma Oduncu yazdı:”İmitasyonlaşan Aile ve Toplum”

14 Mart 2020 Fatma ODUNCU 1

İMİTASYONLAŞAN  AİLE VE TOPLUM Ailelerin şu an içinde bulunduğu durum, yaşayış biçimi insanı dehşete düşürüyor. Nezaketten ve naiflikten uzak kızlar ve sorumluluk nedir bilmeyen erkek çocukları ergenler. Dahası bu yeni nesil anne babasına saygıyı geçelim onları hizmet eri olarak görmekteler. Bu şartlar da büyüyen gençlerin yetişkinliği daha da vahim. Bu kız ve erkek çocukları evlenip bir eve girdiğinde ne mi oluyor? Hiç sorumluluk öğrenmemiş bir erkek  aile yükünü taşıyamıyor. Ve kadın olmanın kendini ezdirmek olduğu fikriyle büyüyen kız evlendiğinde kadın olmamak için elinden geldiğince dik başlı, asla taviz vermeyen, sorumluluk almayan,  tahammül etmeyen ve ilk sorunda evliliği bitiren erkek ve kadınlar ….

Esma Gülaçar yazdı:”Aile Kurumunu Yaşatamayan Yetişkinler”

8 Mart 2020 Esma GÜLAÇAR 0

AİLE  KURUMUNU YAŞATAMAYAN YETİŞKİNLER Sosyal hayatın getirdiği bir asosyallik var farkında mısınız? Kişiler arası ilişkiler günümüzde daha yüzeysel ve anlamsız. Arkadaşlığı dostluğu, evliliği, aile kavramını  değersizleştiren yüzeyselleştiren bir kitlesel çabayı düşünün. Toplumsal yapıya,  bireylerin  şahsi çıkarlarının yardımseverlik kavramını ezmesi sonucu hislerin ve duyguların daha yüzeysel yaşandığı ilişkiler hâkim.  Donuk ve  resmi ifadeler, sahte tebessümler ile yok olan içtenlik ve güven kişilerin kurmuş oldukları bağları da zayıflatan  niteliktedir. Bireyselliğe teşvik hayatın zorluklarını paylaşmayı,  bireysel değil bütüncül düşünebilmeyi gerektiren  aile hayatına büyük bir darbe indiriyor. Bireysellik, fedakarlığı ve katlanma gücünü azaltır, tahammülsüzlüğü arttırır. Oysaki aile hayatında sabır, tahammül ve dayanışma olmazsa olmaz ….

Naz Bektaş yazdı: “Olmamakla Olmak (Emekçi Kadınlara İthafen)”

7 Mart 2020 Naz BEKTAŞ 1

OLMAMAKLA OLMAK Erkeği  çamurla yaratan Tanrı, kadın için, onun kaburga kemiğini yeterli gördü, kadın nesne, erkek ise, nesnelliğin kendisine doğru aşıldığı özne demekti artık… Böylelikle özne, nesnel somutluğun aşıldığı soyutluk oluverdi, erkek, yani özne, sorumluluktan ne zaman kaçsa, ondaki somutluğu soyut öznelliğe havale ederek aşmayı denedi:Karısındaki nesnel somutluğa kefil durup evinin sorumluluklarını yerine getirmek ya da metresiyle sevişmek… Aldatmak, eşteki nesnel somutluğun, başkasının soyut öznelliğince aşılması demekti. Erkek, her zaman aşmak için yaratıldığına inandı. Kadınınsa, nesnellik uğruna tükenmek için… Kadın her zaman, öznesinin alt düzeyine yerleşmiş nesnesi biçiminde göründü Tarih’e. Tarih’i erkek yazdı, sanılır o yüzden, oysa erkek kendisini hep Tarih’in ….

Tuğba Şahin yazdı:”Kazandıklarım”

27 Şubat 2020 Tuğba ŞAHİN 0

Revizyon denen şey, kişinin ömrünce yedi-on yılda bir arada süre ile değişimidir. Dönüşüm; mevzulara bakış açısının kişide yarattığı çözümlerle mertebe kazanır. Küçük yaşlarda Dale Carnegie’in Dost Kazanmak ve İnsanları Etkileme Sanatı kitabını okuduğumda tüm sevgimi herkese yansıtayım görüşündeydim.  Bu yanlış bir tavırdır. Herkes ile dost olunamaz. Fakat sana kötü ruh enerjisinde zehir yansıtan birine aynı karşılığı vermeyerek uzaklaşabilirsiniz. Üniversitelerin bölümlerinde bugünkü kadar iletişim fakültelerinde hareketlenme yoktu. Şu bir hakikat, nefes tekniğiyle psikoloji yönetimi edinmiş, üslup, bilgi, tecrübe, samimiyetli, akılda çözüm odaklı yaşayan insanlar başkasının hayatında destek olur, rehberlik eder, iz bırakır. Ancak günümüz terapistlerine bile güvenemiyoruz. Büyük çoğunluğu sosyal medyada ….

Esma Gülaçar yazdı:” Bir Vicdan Taşımanın Zorluğu”

25 Şubat 2020 Esma GÜLAÇAR 0

BİR VİCDAN TAŞIMANIN ZORLUĞU Kolaydır duyarsız olmak, boş vermek,  hep kendini düşünmek.Yıkmak kolaydır mesela tahrip ettiğini tamir etmeyi düşünmeyenler için. Kaçmak, yok saymak kolaydır. Zor olanı kim seçer peki?Elini taşın altına koyabilmeyi, yıkılmış olanları yeniden tamir etmeyi, kendinden ödün verip karşılık beklemeksizin fedakarlık yapmayı, yaptığı her hatanın sorumluluğunu alabilmeyi? Tüm bunları yapmayı seçenler elbetteki vicdan sahipleridir. Vicdanlarının yaşatacağı azap vicdan sahiplerini can yakmaktan öylesine güçlü bir şekilde alıkoyar ki onların bir başkasının canını kasten yakmaları mümkün olamaz hale gelir artık. Vicdan ne güzel bir zırhtır zulme ve adaletsizliğe karşı.     Vicdandır kainatın hassas dengesini koruyan, korkudan titreyen yürekleri ısıtan, ümitleri diri ….

Şükrü Öztürk yazdı: “Kardeş İlişkilerinde Kıskançlık ve Rekabet”

6 Şubat 2020 editör 0

Kardeş İlişkilerinde Kıskançlık ve Rekabet Kardeşlik en temel insan ilişkilerinden biridir. Aynı evde büyüyen kardeşler ebeveyn sevgisinden yattıkları odaya kadar maddi manevi her unsuru paylaşmaktadırlar. Bu da ister istemez bir rekabeti ortaya çıkarmaktadır. Alfred ADLER insanların temelde güç ve iktidar mücadelesi verdikleri savından hareketle ortaya attığı “doğum sırası kuramı” ile öncül çalışmayı yapmış ve ilerleyen yıllarda konu hakkında pek çok çalışmaya ön ayak olmuştur. Adler’e göre bireyin kişiliğinin şekillenmesinde etkili olan beş önemli doğum sırası vardır. Bunlar; en büyük kardeş, iki kardeşten küçüğü, ortanca kardeş, en küçük kardeş ve tek çocuk. 3 çocuklu bir aile üzerinden örnek vermek gerekirse büyük ….

Hanife Bayazit yazdı: “Sağlıklı olmak için sağlıklı düşünmemiz gerek”

6 Şubat 2020 Hanife BAYAZIT 0

Düşüncelerinize her zaman inanmayın. Gereksiz korkularınıza destek olup hayatınızı karartmayın. Geçenlerde kendini neredeyse kuyuya atmış biri ile görüştüm. Bilinç altında kendini hasta konumuna inandırmış adeta, o kadar kafasına takmış ki beyin tümörü olacağını  neredeyse yalvarıyor olması için. Olsun da doğru çıksın düşüncelerim diye farkına varmadan bütün negatif enerjileri üstüne topluyor. Kan tahlileri iyi, tüm doktorun yapmış olduğu testler iyi, fakat adamın elleri titriyor, kulak çınlaması var ve korku. Korku, panik atak birde korkudan korkmak işte bunlar düşüncelerin bize vermiş olduğu korkular dolayısı ile hasta yapan durumlar. Nasıl çıkılır bu işin içinden? Kısaca bir yazalım anlamak için.Vücut belirtileri: el terleme titreme, ….

Tuğba Şahin yazdı: “Sınır ve Güvenlik”

5 Şubat 2020 Tuğba ŞAHİN 0

PEN International diye bir kurum var. Gazeteciler ile ilgili basın açıklamasında Türkiye aleyhine sözler yayınlamıştı. Londra’da dün II. Dünya Savaşı’ndan kalma bomba keşfedilince, sokaklar korumaya alınmış. Saray’da durumlar karışık, Amerikalı asi bir gelinle uğraşmak zordur. Brexit’le AB üyeliğinden de ayrıldılar. Ne oldu, eşit miyiz? Sen de ben de AB üyesi değiliz. Sorunlarımız ortaktır o da “terör’’ meselesi! Misak-ı Milli 100.yıl töreni sebebiyle resmi bir toplantı düzenlendi. Tophane-i Amire Meclis-i Mebusan Heyet Salonu’nda son parlamenter sistemin başbakanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleşti. Sırayla Türk Tarih Kurum başkanı Refik Turan, MSGSÜ rektörü Handan İnci, Lefkoşa KKTC milletvekili Zeki Töre konuşmalarını sundu. Dikkatimi bir ….