Nilgün Özdemir yazdı:”Bir Zamanlar Karadeniz’de kadın olmak”

30 Haziran 2020 editör 2

Karadeniz’de kadın olmak öyle kolay bir şey değildir.Karadeniz kadını birkaç üniversite bitirir ama kimse onlara diploma vermez.Onlar diplomasız ama vasıflı elemandırlar. Daha çocukluklarında hayata bir sıfır mağlup olarak başlarlar.Erkek çocukları her alanda serbest bırakılırken, kız çocukları her işe koşularak, hayatın yükü küçüklüklerinden itibaren o zayıf ve nayif omuzlarına yüklenir.Buna, evin küçük- büyük erkek çocuklarının sofrasını kurup kaldırmak, içeceği suyu dahi vermek de dahil. İleriki hayatı için, öncelikle Halkla İlişkiler Bölümünde uzman olurlar.Çünkü; Karadeniz’de komşular neredeyse akraba konumundadır.Komşuda pişenden komşuya verilir, külü bitse komşuya gidilir, sormadan meyvesinden toplanıp yenilir.Bazı işler İMECE usülüyle yapılır, bazı işler için ise, aynı vakitlerde hep beraber ….

Esma Gülaçar yazdı:” Sosyal Medyadaki Paylaşım Çıgınlığı”

30 Haziran 2020 Esma GÜLAÇAR 1

SOSYAL MEDYADAKİ PAYLAŞIM ÇILGINLIĞI Gösteriş hastalığını öylesine normalleştirmişiz ki ömrümüzün sürprizlerle dolu her anını  sanal alemler de kitlelere duyurma ihtiyacını duyar hale geldik. Sürü psikolojisiyle hareket edip kitlelerin yöneldiği, yönlendirildiği tarafa doğru hayatımızı şekillendirmeye çalışıp birbirini taklitten ibaret olan alışkanlıklarımızdan  sıyrılamaz  hale geldik.Her yeni başlayan akıma kendimizi kaptırdıkça  kendi özgün benliğimizi inşa etmekte gitgide zorlanıyoruz. Birilerine benzemek, birilerinin yaptığını yapmak gibi bir psikolojik zorunluluk hissini yaratan akımların  pençesinde kendi özgünlüğümüzü yitiriyor, nasıl sıradanlaştığımızı, sığlaştığımızı  göremiyoruz.   Dimdik bir duruş ve kişilik kazanabilmek için çocukluğumuzdan beri çabalar dururuz oysaki. Sarsılmamak üzere inşa edilen sağlam bir kişiliğe sahip olmak için okur, dinler, tecrübe ….

Esma Gülaçar yazdı:”Sahiplenme ki Emanetin Olduğu Gerçeği Canını Yakmasın”

22 Haziran 2020 Esma GÜLAÇAR 0

SAHİPLENME Kİ EMANETİN OLDUĞU GERÇEĞİ CANINI YAKMASIN Planlar yapar, hayaller kurar, yaşamımızın bir sonraki adımını hep kontrol altına almaya çalışırız. Kendimizi öylesine inandırır öylesine  kaptırırız ki hesaba katamadığımız, kontrolümüz dışında gelişen değişimlere adapta olamaz hale geliriz. Oysaki bütün yaratılmışların gaybı bilemeyeceği 1400 yıl önce bildirilmişti. Buna rağmen insan hayatının planladığı istikametten şaşmaksızın devam edeceğini düşünerek yapmak istediklerini büyük bir hırsla gerçekleştirmeye koyulur. Uğruna çabaladıklarımızın karşılığını bir şekilde  alacağımız gerçeğini gözardı etmemekle  beraber, karşılığını bu dünyada alamadıklarımızın bize nasip olmadığı gerçeğini kabullenmemiz gerekir.  “Her şey herkese nasip olmaz” bu söz bile hayatımızda çok şeyi değiştirebilir. Sahip olduğumuz güzellikleri görmemizi sağlayıp sahip olamadıklarımıza ….

Esma Gülaçar yazdı: “Her Meslek Özeldir”

15 Haziran 2020 Esma GÜLAÇAR 0

HER MESLEK ÖZELDİR Hastane koridorlarında dolaşıyordum.  Yüksek lisans tez çalışmam için eksik olan mikrobiyolojik materyalleri alacağım hastaları  bulabilmek için servis servis gezmem gerekiyordu. Sorumlu hekim, hemşire, sekreter yardım edebilecek herkesle konuşup eksik hastaların numunelerini toplamam gerekiyordu. Benim için çalışmamın en zor ve sıkıcı aşamasıydı materyal toplama aşaması. Materyal teminin de bana yardımcı olabilecek yeterli sayıda insanı bulabilmek gerçekten de zordu.  Bu süreç bana hastane kültüründe çok iyi bir sosyolojik gözlem yapma fırsatı verdi. Öğrenciyken çok daha kapsamlı olan 4 yıllık  gözlemlerimden çok da farklı değildi aslında. Neredeyse her kurumda benzer bir işleyişe, bir hiyerarşik  piramide rastlamak mümkündü. Yöneticiler  bu piramidin ….

Fatma Oduncu yazdı: “Çocuk”

12 Haziran 2020 Fatma ODUNCU 0

Günlerdir sosyal medyada bir video dönüp duruyor istediği ayakkabıyı alamadığı için annesini merdivenlerden yuvarlayan kızın görüntüleri. Herkes kıza lanetler okuyor kızıyor evet haklılar kızmakta ancak bu işin birde öbür tarafı var. Maalesef artık çocukları sosyal medya büyütüyor. Onların dayattığı marka takıntısı ile büyüyor çocuklar. Medyanın merhametine bırakılan çocuklar değerlerini bir çift pabuçta arar oldular ve bulamayınca sonuç bu. Bazı ebeveynler çocuk büyütürken onlara hiçbir sıkıntıyı yansıtmıyorlar çocuk aile içindeki birçok sıkıntıyı hissetmiyor bile. Çocuk istediği bir oyuncak ve eşyaya hiç emek vermeden hasretini hissetmeden sahip olabiliyor. Bu şekilde hayatın gerçeklerinin farkına varmadan büyüyorlar. “Aman çocuklar yorulmasın“ diye onların yapabileceği birçok ….

Saliha Malhun yazdı: “Şüpheci Dostum Thomas”

4 Haziran 2020 editör 0

ŞÜPHECİ DOSTUM THOMAS   Onca söze, elçiye, ışığa rağmen Thomas’ın hakîkate dokunmak istemesi ne tuhaf…Bu resim “Thomas’ın Şüpheciliği” olarak da bilinir. Thomas, İsa’nın on iki havarisinden biridir, Yuhanna İncili’nin en çok bilinen John 20:24-9 pasajında ortaya çıkar. “O’nun ellerinde çivilerin izini görmedikçe, çivilerin izine parmağımla dokunmadıkça ve elimi böğrüne sokmadıkça inanmam.” diyerek İsa’nın dirilişinden şüphe eder.Bunun üzerine İsa bir hafta sonra Thomas’ın yanına giderek yaralarına dokunmasını ister. Thomas İsa’nın yaralarına şüpheyle dokunduktan sonra Diriliş’e inanır ve İsa’ya “Rabbim ve Tanrım” der. İsa şöyle yanıtlar: “Beni gördüğün için mi iman ettin? Görmeden iman edenlere ne mutlu!”Ne vakit Caravaggio’nun bu tablosuna baksam içim ….

Fatma Oduncu yazdı:” Sevgi”

2 Haziran 2020 Fatma ODUNCU 0

“Kulak aşık olurmuş gözden evvel“ bu eski zamanlardan beri söylenen bir deyiş. Yani gördüklerimizden ziyade duyduklarımız kalbimize daha fazla hitap ediyor. Oldum olası ilk görüşte aşk bana inandırıcı gelmemiştir. İnsan tanımadan nasıl sever ki birini. Sahi “selvi boylum al yazmalım“ da ki gibi sevgi emek miydi? Evet bana göre biraz emek birazda sevgimizi karşıdaki kişiye nasıl sunduğumuz la ilgili.  “Cennet sevmeyi bilenindir“ diyor Sadi Şirazi ne demektir bu? Sevgimizi karşımızdaki kişiye öyle bir sunalım ki evimiz cennet olsun. Tespitlerime göre birçok kişi sevdiği halde eşine ve ailesine sevgisini göstermeyi bilmiyor. Çoğunlukla karşı taraftan sevgi bekleniyor ve bu karşılıklı bekleme sonucunda ….

Tuğba Şahin yazdı:”Sonbahar/Zaman Algısı-3″

26 Mayıs 2020 Tuğba ŞAHİN 0

“Preguentias que significa/Saudade;vote dizer/Saudade e tudo o que fica/Depois de tudo morrer’’ Maria Barbas Neden kendimi cahil hissettiğimi, Turgut Özakman okunan sınıfta tarihi kitaplardam uzaklaştığımı bilmiyordum. Canım sıkılıyordu, apartmanlar üzerime gelirken dertleşecek kimse yoktu. Amcam vefat etmişti, ölüm ile hiç ummadık bir anda karşılaştım. Gerçekte sevilmediğini hissediyordu. Kızları ile de anlaşamadık. Kan bağı ile yoldaşlık başka kelimeler, manayı açarsak eğer; akraba yarı yolda bıraksa da, dost ebediyen yanındadır. Sedef hastalığı vardı, durumu iyiye gidiyordu ancak emekliliğinden sonra kendini bıraktı. İnsan, hayatta tutunacak bir şeyler arar. Bayramlarda bize on lira harçlık verirdi. Misafirliğe gittiğimizde veya misafir geldiğinde Vinetta Algida dondurması getirirdi. ….

Fatma Oduncu yazdı: “Bu Topraklarda Kadın Olmak”

17 Mayıs 2020 Fatma ODUNCU 0

BU TOPRAKLARDA KADIN OLMAK Benim doğduğum topraklarda kadının adı eksik etekti, kaşık düşmanıydı, değersizdi kadın. Kız doğuran kadın daha bir değersizdi. Kadınlar bile eziyet ederdi gelinleri kız doğurduğunda. Büyük başarıydı erkek doğurmak. Bu gün bir kadın akrabam vefat etti. Yaşlı ve birçok hastalığı vardı ayrıca corona teşhisi konuldu ve çileli hayatına sessizce veda ederek gitti. 1940 ların sonunda doğdu Melek iki kardeştiler birde erkek kardeşi vardı kendisinden küçük, 5 – 6 yaşlarına geldiğinde babası vefat etti. Bir süre sonra annesi yediden evlendi iyiydi üvey babası ve annesi hamileydi doğum yaparken annesi de vefat etti 10-12 yaşlarındaydı o zaman Melek.  Yetimleri ….

Tuğba Şahin yazdı: Yaz/Zaman Algısı-2

16 Mayıs 2020 Tuğba ŞAHİN 0

“Ey yolcu, Allah’ın tek bir çanağa döktüğü iki bardak su gibiyiz. Ayırt edilemeyecek kadar biraz…Bu dünyaya dair bütün hayallerin, elbet ki benim de hayallerimdir”                                                                                                                       Hafız-ı Şirazi Bu sabah ezandan sonra biraz yürüyüşe çıktım. Mahalleden uzaklaştım,sahra çölünde hissettiren yokuşa doğru hareket ettim. ….