Şair/Yazar Övünç Ezgi Yılmaz ile Röportaj

22 Kasım 2020 editör 0

Kimdim ben? Bazen Orhan Veli’nin ‘Uzanıp yatırıvermiş sere serpe’ şiiri… Çukurova’da pamuk işçisi, Toroslarda çam kokulu bir genç, Aydınların görmezden geldiği töre cinayeti… Karınca kadar bedeniyle gökyüzü kadar sevda taşıyan bir kadın… Ağacın kovuğuna saklanmış bir kuş… Avrupa’yla Anadolu arasında kalmış bir gurbetçi; ay sonunu getirmemiş bir memur karısı… Kimdim ben? Can Yücel’in Datça’sı, Sokrates’in düşünce aşkı… Kimdim ben? Ruhunu arayan bir deli… Diyor Övünç Ezgi YILMAZ Hayatın her zerresine dokunan, okudukça düşündüren bir eserle hayatımızda yer alan Sayın Yazarımız Övünç Ezgi YILMAZ ile röportajımız başlasın o halde. Kısaca kendinizi anlatır mısınız? Mersin’in Anamur ilçesinde muz bahçeleri ve deniz kokulu ….

Yazar Özlem Öztürk ile Röportaj

22 Kasım 2020 editör 0

“AŞKIN MAKAMI”. Yine bir rüyayla başlayan ve umulmadık şekilde son bulan bir hikâyenin içinden size sesleniyorum. Beşeri aşktan ilahi aşka yapılan bir yolculukta bana eşlik edeceksiniz. Bu yolculuk için yanınıza hayallerinizi, sabrınızı ve umudunuzu almanız yeterli. O halde yolculuk başlasın diyor; Sevgili Yazar Özlem ÖZTÜRK. Kendisi Aşkın Makamı ve Bir Tutam Hayal adlı eserlerin yazarıdır. Bizi ilahi Aşktan, Hayallerimize götüren ve kendimizi bulmamızı, keşfetmemizi sağlayan kalemiyle tanışmak adına röportajımıza başlamak istiyorum. Öncelikle sorularımı cevapsız bırakmadığınız için şimdiden teşekkür ediyorum. Kısaca kendinizi anlatır mısınız? 1986 Karabük doğumluyum. Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaktayım. İlk ve orta öğrenimimi Karabük’ te tamamladıktan sonra Marmara ….

Tuğba Şahin yazdı:”Karşılaşmak”

31 Ekim 2020 Tuğba ŞAHİN 0

‘’Ayakta duran insan özerk görünümdedir. Sanki yalnızca kendisi için vardır ve her türlü karar verebilmek olanağına sahiptir. Oturan insan, oturduğu yere basınç yapar, ağırlığı dışarıdan algılanır ve bir süreklilik duygusu uyandırır, doğrulduğunda ise daha büyüktür. Dinlenmek için uzanmış olan, yatan insan ise tümüyle silahsızdır. Uyumasından ötürü içine girdiği savunmasız konumda ona yaklaşmak çok kolaydır. Yatan insan belki düşmüş, belki de yaralanmıştır. Yeniden ayağa kalkmadığı sürece, ona güçlü biri gözüyle bakılmaz’’  E.Canetti-Sözcüklerin Bilinci Bazı sabahlar uyandığımızda aynada acele etmemiz gerektiğinden, kaçarcasına yüzümüzü yıkayıp ayrılırız uyuduğumuz yerden ve gün telaşıyla yağmurlanır, güneşi aradığımız, zaman dilimlerinde. Yeterince iç dünyası gelişmemiş ancak fazla yetenekli ….

Esma Gülaçar yazdı:”İyi Kötü Ayrımımında Sıkışan İnsan”

10 Ekim 2020 Esma GÜLAÇAR 0

İYİ KÖTÜ AYRIMINDA SIKIŞAN  İNSAN  Sebepler sonuçları sonuçlar sebepleri doğurur. Bir yerlerde birilerinin bozduklarını birileri tamir etmeye çalışır. Birileri sürekli yıkım ve  tahribat yaparken birileri de yıkmaktan çok daha zor olanı,  yapım ve tamiratı, yapar durur. Bir denge bir döngü içinde… Bir yerde şöyle bir söz okumuştum: “Zor zamanlar güçlü insanları doğurur. Güçlü insanlar rahat zamanları yaşatır. Rahat zamanlar zayıf insanlar üretir.Zayıf insanlar zor zamanları getirir.Ve dünyanın döngüsü böyle sürüp gider…”Böyle bir döngünün içinde külli ve cüzzi iradeyle ilerleyen kader programında kendisine biçilmiş olan başrolü imtihan meydanında oynayan insanları iki grupta sıralamaya  başladım:”tahrip edenler”  ve  ” tamir edenler”Bir tarafta kolay olanı ….

Tuğba Şahin yazdı: “100 Yıl Emanet

10 Ekim 2020 Tuğba ŞAHİN 0

Derviş bir gün anahtarını kaybeder. Kapısının önündeki küçük bir bahçede anahtarını ararken yoldan geçenler, saatler geçer ama anahtarı bulamazlar. Yoldan geçen atlı biri sorar;’’ anahtarı bahçede kaybettiğine emin misin?’’ Derviş cevap verir : “Hayır, samanlıkta kaybettim’’. Atlı : “Peki, o zaman niye orada aramıyorsun?’’ Dervişin sesi titrek, yanıtı üzücüdür ‘’çünkü orada bulmam imkansız’’ Kıssadan hisse. 20 Eylül akşamı saat 20.00’de Kavuk Teslim Törenini, Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda izleyerek tanıklık etmenin mutluluğunu tanımlamak zor. Harbiye yıllarından beri önemli bir muhitimizdir. Belediye Şehir Tiyatroları ayrıca yürütülen, bütçesi kısıtlı imkanlarla ayakta duruyor.3972 koltuk kapasitesi tamamen doldu. Seyirciler içerisinde Ferhan Şensoy, rahatsızlığı nedeniyle ….

Esma Gülaçar yazdı: “Bencilleştikçe Gelen Yalnızlık”

26 Ağustos 2020 Esma GÜLAÇAR 0

BENCİLLEŞTİKÇE GELEN  YALNIZLIK İnsanlar her zaman bir arayış ve mücadele içindedirler.Eksik kalan bir şeyleri arar dururlar.Hayatlarının daimi huzurunu bulmak için çıktıkları yolda çoğu kez yanlış duraklarda iner,  aradıklarını bulamayınca da arayışa devam ederler.Cennetti de cehennnemi de kendi özümüzde bulup yaşayabileceğimizden bi haber  kendi fıtratımızı okuyamadan iç huzuru ve mutluluğu çok uzaklarda aramaya devam ederiz.İç huzurumuzu tamamlayamamızın yanı sıra boşalan sevgi depolarımızı da nasıl dolduracağımızı bilemeyiz çoğu kez.Aslında bizler çoğu kez bizde eksik olan sevgiyi, vicdan rahatlığını ve tamamlamaya çalıştığımız  kulluğumuzu ararız belki de. Kader programında bize bırakılmış olan cüzzi irademizle yol aldıkça şekillendiririz kaderimizdeki pek çok şeyi.Bazen nasip olur bazen olmaz ….

Canan Türkarslan Kiraz yazdı:”Solan Orkideler”

20 Ağustos 2020 Canan TÜRKARSLAN KİRAZ 0

SOLAN ORKİDELER    Ben şimdi kimsenin bilmediği sığınağımdayım.    Saatin kaç olduğu çok da önemli değil aslında, ama vakit gece ve herkes uykuya teslim.    Akreple yelkovan da yorulmuş olsa gerek günün koşturmacasından. Baksanıza, ne akrep ince ince zehrini işlemekte tenime, ne de yelkovan acele ediyor ölüme koşmak için.    Bu arada bir bilseniz nasıl da yanıp tutuşmakta beni de esir alma arzusuyla uyku.    Ama şimdi değil, şimdi hiç sırası değil. Zira ben, şu an kıyıya vurmakta olan dalgalarla hasbihal etmekteyim.    ‘Beklediğin o yolcu gelecek’ diyorlar, ‘bekle gelecek!’    Kucağımda miskin bir kedi…    Ne o inanıyor dalgalara, ….

Esma Gülaçar yazdı:” Ömür Sermayemizi Tüketenler”

20 Ağustos 2020 Esma GÜLAÇAR 0

ÖMÜR SERMAYEMİZİ TÜKETENLER Kelamımız  tükenir, kalemimiz tutulur kalır kimi zaman. Biliriz ki yazacak çok şey vardır.  Yazılması, konuşulması, idrak edilmesi gereken çok şey…Ama tükeniverir bazen mücadele gücümüz.  Değiştiremediğimiz yanlışlara direnirken.  Bir zerre ile o zerre de yaşayan ve yaşatılan güzelliklerle yetinmeyi bilmemiz gerekir belki de.Çoğunluğun hüsrana uğradığını, gaflet uykusunda olduğunu anlamamız gerek.  Göregeldiğimiz yüzlerce şahsiyeti, ilim ve imtihan depolarına bakarak anlamaya çalışmalı,  Hatta belki de çoğu kez anlamak için çabalamamalıyız bile. Çünkü biz mesûliyetlerimizin sınırını aştıkça, altından kalkamayacağımız bir yükü yüklenir, kitlelerden sorumluymuşuz gibi hissederiz kendimizi. Oysaki bize verilen  sorumluluklar gücümüzü asla aşmamalıydı. Ruhumuza, bedenimize eziyet ederek birilerini kurtardığımızı bir şeyleri düzelttiğimizi ….

Efruz edebiyat, kültür ve sanat dergisi yayın hayatına başladı.

16 Ağustos 2020 editör 7

Efruz demek aydınlık demektir, aydınlatan demektir.Bizler edebiyat adına bir araya gelen bir sevda topluluğuyuz. Mürekkebin değdiği her yerde bir iz bırakmak, o izi takip eden bir çift göze vesile olma niyetinde olan edebiyat âşıklarıyız. Bir insanın en büyük gayesi hep en iyisini olmayı hedeflemektir, lakin unuttuğu bir şey vardır; Mum ışığı etrafını aydınlatmadan kendine bir aydınlık vaad edemez. Bizler mum ışığını küçücük bir umutla yaktık ve bizlere birçok şey çağrıştıran efruzu adak olarak kıldık. Onu süsleyip ince ince dokumak bizim ellerimizdeyken, efruzu taçlandırmak siz değerli okuyucuların ellerinde. Her yazı,her şiir farklı bedenlerde buluştukça farklı yorumlara ve duygulara sebebiyet verir.Herkes için ….

Nilgün Özdemir yazdı:”Bir Zamanlar Karadeniz’de kadın olmak”

30 Haziran 2020 Nilgün ÖZDEMİR 4

Karadeniz’de kadın olmak öyle kolay bir şey değildir.Karadeniz kadını birkaç üniversite bitirir ama kimse onlara diploma vermez.Onlar diplomasız ama vasıflı elemandırlar. Daha çocukluklarında hayata bir sıfır mağlup olarak başlarlar.Erkek çocukları her alanda serbest bırakılırken, kız çocukları her işe koşularak, hayatın yükü küçüklüklerinden itibaren o zayıf ve nayif omuzlarına yüklenir.Buna, evin küçük- büyük erkek çocuklarının sofrasını kurup kaldırmak, içeceği suyu dahi vermek de dahil. İleriki hayatı için, öncelikle Halkla İlişkiler Bölümünde uzman olurlar.Çünkü; Karadeniz’de komşular neredeyse akraba konumundadır.Komşuda pişenden komşuya verilir, külü bitse komşuya gidilir, sormadan meyvesinden toplanıp yenilir.Bazı işler İMECE usülüyle yapılır, bazı işler için ise, aynı vakitlerde hep beraber ….