Pakize Güvenç şiiri: Yağmur aldı kainat /Sonra Konuşuruz

18 Şubat 2022 Pakize GÜVENÇ 0

Yağmur aldı kainat /Sonra Konuşuruz. Kelebek kanatlarından dökülen toz zerreleri  Yeryüzünde başı boş gezen bir çok karıncaya ısı olacak inanıyorum. Kısık sesli bir terennüm.. Biraz kuytu .. Kendi derinliğinde büyümenin eksi derecelerinde  Üşümeden… Kalbin odacıklarından fazla uzaklaşmadan. Tevekkülü bir yıldız geçidi gibi damıtarak… Kalbin süzgün ritimleri ile dünyadan uzaklara yer edinircesine  eklektik.. Sahaflardan geçerken kitap kokusuna bulanmak kararı ile olgun. Sevme ve sevilebilme haklarını düşünürken  “Abla ben insan ilişkilerinde iyi değilim .” Diye ruhunu zonklatırken  geçitlerde yorgun. Hep beraber gürül gürül yürüyoruz işte  Koca bir toplum. Herkes kendi derdinin yalnızlığı içerisinde çoktan merhamet adına tekilleşmiş olsa da  Brüt değerimiz karşı ….

Tamer Uysal yazdı: İzmir Üzerine

18 Şubat 2022 EDEBİ KÜLTÜR DERGİSİ 0

İZMİR ÜZERİNE… Eski İzmir M.Ö. 3000 yıllarına uzanan tarihine rağmen ancak son yarım yüzyıllık kazılarla İzmirli arkeolog ve tarihçi Ekrem Akurgal tarafından ortaya çıkarılan bir kent. Yine ünlü şair Homeros’un doğum yeri olan İzmir, İyonya döneminde “kent federasyonu” şeklinde örgütlenmiş kentler birliğinin en önemli ve yaşamını sürdürebilen tek kentidir. Eski kaynaklarda İzmir kentinin Erektid kralı Tantalos tarafından kurulduğu belirtilir. 14.Yy’da Smyrna adının Yamanlar Dağı yamaçlarında yerleşen Amazonun adından geldiği söylenir. M.Ö. 11.Yy’da Dor istilasından kaçan Akalar (Aioller ve İonlar) Yunanistan’dan gelerek İzmir ve çevresine yerleştiler. Akalar’ın yerleştiği Biga yarımadası güneyinden İzmir dolaylarına kadar olan Bakırçay ve Gediz vadilerini içine alan ….

Hera Samıkıran yazdı: “Ksenophanes’e Mektuplar-1”

28 Kasım 2021 Hera SAMIKIRAN 0

Ben seni sakladım onlar yasakladı. Hangi ayinin kurbanı bu? Ben uzaklaşırken onların beni içine attığı bu yangını ilk yakan ne? Belki bir sonbahar şenliğidir bu bilmediğim bir dilde. Ben okuma yazmayı bunca karmaşada nasıl öğreneceğim. Çaresizim ve çarelerim çaresizliğimle bir türlü uzlaşmıyor. Ne istiyor karşılığında nedir yetinemediği hangi kül bu savrulup duran üstümüzde. Sırtımızda bir geçmişin bi türlü geçmemişliği. Benim söndürdüğüm yangınlar neden hep benden önce varıyor bir sonraki duraklarıma? Ben benden hızlı çoğalan bu korla nasıl savaşabilirim ve neden hep savaşmak zorundayım? Herkesin başında ölümsüz bir kan davası. Çeyizler, adaklar ve hatta o meşhur mavi gök hiçbir zaman çare ….

Turhan Muharrem Turhan:”İçinden Sokak Geçen Yazı”

26 Kasım 2021 EDEBİ KÜLTÜR DERGİSİ 0

İçinden Sokak Geçen Yazı Benim çaya, senin biraya On lira, verdiğimiz akşamlardan biriydi. İzbe bir sokağın yıkık dökük bir binasına bakıp, tarihle demleniyorduk güya. Çalgıcıları, mezhebi belirsiz garsonu ve arsız çiçek satıcılarını saymazsak masamız çokta kalabalık sayılmazdı hani.. Kadınların saçları boynumu dolamalıydı misal, sonra gök kubbeyi arşınlamalılardı omuzları falan filan işte.. Bir hayata, bir umuda dönüşecek bir söz yakalasam öyle apansız ve umursamaz yürürdüm  biliyorum.. Böyle gök kubbe altında oturur kene de.. Sessizlik ve nem mermi gibi düşüyordu gömleğimin yakasına. Ne ağır diye hayıflanıyordum.. Bir amaç bir  dava arar ya insan arkasında kitleler sürükleyecek.. Ufak bir çocuğun kirli yüzü belirdi ….

Nesimi Argun yazdı: “On meurt ou elle s’attache”

18 Haziran 2021 Nesimi ARGUN 0

Doğum sancılarım yeni kitabım için demişti Nietzsche “Zerdüşt” ü müjdelerken. Öyle bir hisse kapıldığım hiç olmadı. Sokak köpekleri, çöp kovaları  ve yıldızların senfonisine nerden aklımda kaldığını bilmediğim bir müzikle eşlik ediyor ruhum. Yoldayım, şehir ışıklarıyla beraber ilerlerken eve doğru, bilinen argümanları askıya aldım…Çevremde dönen diyaloglardan farklı olarak buraya yazıyorum. Küçükken damda yatardım, kurbağa sesleri eşliğinde yıldızları izlemek çok hoşuma giderdi. Artık yoklar ; kurbağaları düşlerim yuttu, yıldızları duvar.. Hayatımızı çoğu kez iplemediğimiz şeylere borçluyuzdur. Basit bir yara kocaman bir enfeksiyona dönüşebilir biz farkında bile olmadan. Güzel şeyler yapalım derken elimize yüzümüze bulaştırdık her şeyi, aşkı  bile. Sevgiyi içimize gömelim derken devasa ….

İŞARET KUŞAĞI YAYINLARI KİTAPLARI

16 Mayıs 2021 EDEBİ KÜLTÜR DERGİSİ 0

İŞARET KUŞAĞI YAYINLARI “Şiirle bir hukukumuz var” mottosuyla yola çıkan, kitap içerikleri ve tasarımlarıyla edebiyata yeni bir soluk getiren İşaret Kuşağı yayınlarından çıkan kitaplar: adem fatih kılıç- tetik telaşı adem üren- sevgilim, ağzımda akdeniz altun çiçek- avaz ayşenur öztürk- yine de aytaç ars- benim aptal çamurum cihan adıman- gazeteler, balkonlar, meryemler çağla nalbantoğlu- kahr çağrı kundakçı- eksik emre ay- fakat emre ay-hariç esra sağlık- dünya çıplak sarıl biraz hatice kübra öktem- çiçeklere karşılık gel ismail özmen- dirsek teması ismail özmen- görünürde yok kadir zorlu- hasar kazım baran yılmaz- davut değilim koray koral- vuruldum kaçın nihal başgöl – ekşi kana yemin ….

Cesur Gültekin tahlil etti: “Yürekten Düşen Damlalar-Aydan Yıldız Güneş

16 Mayıs 2021 EDEBİ KÜLTÜR DERGİSİ 0

AYDAN YILDIZ GÜNEŞ’İN ”YÜREKTEN DÜŞEN DAMLALAR” ŞİİR KİTABI Cesur Gültekin  Aydan Yıldız Güneş’‘in ”Yürekten Düşen Damlalar” isimli şiir kitabı…Arsine Yayıncılık…İstanbul’da basılmış…126 sayfa…  Daha önce bildiğiniz gibi, Aydan Yıldız Güneş’in  ”TUTUNMAK” ismini taşıyan hikâye  kitabını tanıtmıştım. Yazarımızın şiir kitabını da tanıtmaya karar verdim…  Kitabın ilk şiiri yalnızlık aynı zamanda şairin en çok beğendiğim şiirlerinden birisi oldu.  Her  gecem yalnızlığın kollarına baygın düşerken  Bir kuşun ötüşünde ayaklanıyorum birden  Bakıyorum ki yine hayattayım yine bitmemiş çilem.  Küçücük bir kuşun feryadındaymış bu can bu beden  (Yalnızlık s.9)  Şairimiz, yaşamın acılarını dizelerine kelimelerle nakşederken, yürekten düşen damlaların yapay olmadığını duyumsatmakta gecikmiyor. Bu şairin gizli bir ….

Hera Samıkıran yazdı: Kaktüs Morgu

18 Nisan 2021 Hera SAMIKIRAN 0

Kovduğumda köleye, çağırdığımda bir asi’ye dönüşüyordu, neden? Güvercin soyundan geldiğine ikna etmişti kendiniOnu büyütüp beslemem ihanetti heptenŞarkılar söyleniyordu karla kaplı bir ağacın altındaŞarkılar, buzları eritmek içinBana sakın bir şey yapmadın demeHarflerim, Ekvador’un öğle namazı vaktine taş çıkarır cinstenBir çam ağacı altındaki şarkı bile yenilebilirYenilmelidir sözcüklerime.Tüm bu koşuşturmaca ve beklenti, eritmek içinKırağı düşmüş kalbinin uçbeylerinin çadırınıYenmek ve istilâ etmek; yıkmadan ama yakarak belkiYakarak çünkü yanmazsan sıradaki ölüm,Ölümdür sınır boylarında gezenMorglara oysa ölüleri saklarlarAşıkları değil.Sıradaki ölüm asilere ve aşıklaraEn çok onların sonu gelmelidirÇünkü dünya tüm kaygan ve dönek aksağanıylaBir ıslah evi olamaz isyan eden ve susanlara.Damarlarından bir at arabası kalkmalıdır kanatlarınaAnla beni, ….

Hera Samıkıran Platon’un “Lysis”isimli kitabını tahlil etti

4 Nisan 2021 Hera SAMIKIRAN 0

Bu kitapla birlikte Platon’un gençlik dönemi eserleri ya da Sokratik diyaloglar ismiyle anılan Sokrates’in Savunması, Kriton, Euthyphron, Lakhes, İon, Protagoras, Kharmides, Gorgias, Küçük Hippias, Büyük Hippias ve nihayet Lysis’i okumuş bulunduğum için bu incelemeye Savunma ve Kriton haricindeki tüm bu dramatik yapıda çözümsüzlükle sonuçlanan aporetik eserlere değinerek başlamak istiyorum. Bu eserlerde baskın karakter Sokrates olup her kitapta bir erdem dönemin tanınmış bir veya birden çok öne çıkan ismiyle Sokrat yöntemiyle diyaloglar içerisinde incelenir. Her bir kitapta üzerinde tartışılmakta olunan erdeme dair net cevaplar verilemeden eser sonlandırılır. Bunun arka planında Sokratik yöntemin dönemin Atina’sındaki derme çatma bilgi ve bilginlere üstü kapalı ….

Yusuf Aydoğdu yazdı: “Bir Güzel İnsan”

BİR GÜZEL İNSAN… Hayatta  bazı insanlar vardır ki; onlar çok özeldir; adanmış ruhlu, herkese faydası dokunan, güzel insanlardır. Bu cennetliklerden biriside rahmetli Fevzi Akyol amcamızdı. Elinde çantası şifa dağıtırdı. Daha çocuktum. Bir kış günüydü. Hasta olmuştum. Annemin herle aşına ve gürül gürül yanan sobaya rağmen titremem bir türlü geçmiyordu.  Hastaneye götürdüler. Ve 12 penisilin iğnesi ile köye döndük. Babam ablamı Fevzi Akyol amcaya gönderdi. Kimseyi kırmayan, zayıf yüzlü ve sevecen tavrıyla, elinde  çantasıyla kapıdan içeri girdi. Çantasındaki enjektörlerini kaynatma kutusuyla birlikte çıkardı. Güğümden aldığı su ile sobanın üstünde enjektörleri kaynatmaya başladı. Bir yandan onu izliyor, bir yandan da o ağır iğnenin acısını ….