Begüm Burak Yazdı: ” Fresk ve İslam Sanatında Fresk Uygulamalar”

Raffaello’nun Vatikan Sarayı

“FRESK” VE İSLAM SANATINDA FRESK UYGULAMALAR

İnsanlık tarihinin her döneminde karşılaştığımız sanat, insanın kendini ifade etme yollarından biridir. İslam sanat anlayışı zaman ile değişmiş ve dönüşmüştür. Fresk tekniğini zamanla benimsemiş olan İslami sanat eserleri icracıları farklı kültürlerin etkisiyle bu tekniği benimsemişlerdir.

Eski çağlardan bu yana izlerini sürdüren bir sanat dalı olarak Fresk sanatı büyük duvarlar üzerine kendine has teknikleri ile figürler çizilmesi ile başlamıştır. Bilindiği üzere, Fresk, resim sanatının büyütülmüş şeklidir. Duvar resmi olarak da adlandırılan fresk, geometrik desenlerin, eski yaşantıların izlerini yansıtmaktadır. Bu bağlamda, İslami sanat eserlerindeki geometrik desenler fresk ile zaman zaman icra edilmiştir.

Kelime kökeni olarak İtalyanca “fresko (taze)” sözcüğünden türeyen bir teknik olan fresk boyama yöntemi, su bazlı pigmentlerin yeni uygulanan sıva üzerine  genellikle duvar yüzeylerine boyanması yöntemi olarak bilinmektedir . Fresk tekniği uygulamaları İslam sanatında özel bir yere sahiptir.

Fresk Tekniği: Tarihsel Gelişim

Frenk tekniği iklim şartları sebebiyle Orta İtalya’da gelişmiş ve bu bölgede yaygın olarak kullanılmıştır. Bir diğer ifadeyle gerçek freskonun (buon fresco), XIII. yüzyıldan itibaren İtalya’da yaygın olarak kullanılmaya başlandığı söylenmektedir. Aslında freskin tarihi, sanat amacıyla çizilmiş olmasalar da pre-historik çağlarda mağara duvarlarına yapılmış figūrlere kadar uzanmaktadır. Mezopotamya ve Girit uygarlıklarından; Mısır ve de Yunanistan topraklarına kadar yayılan fresk sanatı, tarihin pek çok döneminde varlığını sürdürmüştür.

İlk uygulamalarına bakılacak olursa, Fresk tekniği milâttan önceki yüzyıllardan başlayarak günümüze kadar gelmiştir ve halen de kullanılmaktadır. Yaklaşık milâttan önce 1600 yıllarına tarihlenen Girit freskleri ilk ve en gelişmiş örnekler sayılmaktadır.  En büyük fresk çalışmaları Vatikan’daki Apostolik Sarayı’nda “Atina Okulu” ile işaretlenmiş ve en iyi eserlerinden birini bulmuştur. Ayrıca, duvar resimleri tarihinde en bilinen diğer fresk mimar ve sanatçı, insancıl dini freskler yapan İtalyan Rönesans temsilcisi de Giotto Di Bondone’dur.

Duvar Resimleri ve Fresk Tekniği

Bilindiği üzere, duvar resimleri (fresk olarak da tabir edilir), doğrudan duvarlara, tavanlara ve geniş düz yüzeylere uygulanan büyük ölçekli tablolardır. Duvar sanatının en bilinen şekli Fresk sanatıdır. Duvar resminin kökeni Orta Asya’ya uzanmaktadır. Bu süsleme şekli 8–9. yüzyıl Uygur sanatı ile başlamış ve Osmanlı sanatı ile önem kazanmıştır.

 İlk yıllarında, yaklaşık 32000 yıl önce, özellikle mağaralarda kullanılmıştır. Fransa ve İspanya’da bulunan en bilinen örneklerdir, ancak Hindistan, Avustralya, Afrika, Güney Amerika ve Güneydoğu Asya’da genellikle mağara duvar resimleri de vardır. İlk duvar resmi M.Ö. 30.000’de Fransa’daki Chauvet Mağarası’ndaki At Panelinde bulunmuştur.

En çok bilinen duvar sanatçıları İtalyan Rönesansında var olmuştur. Bu dönemin büyük ustaları Leonardo Da Vinci, Michelangelo ve Raphael idi. Nihai “Rönesans Adamı” 1452 doğumlu Leonardo Da Vinci idi. Diğer tarafta en çok bilinen Barok duvar sanatçıları Tiepolo, Peter Paul Rubens ve Giovanni Battista idi.

İslam Sanatına Genel Bakış

İslâm sanatı bütün tezahür şekillerinde İslâm’ın varlık ve hayatı algılayış ve anlamlandırış biçimini göstermektedir. Diğer bir ifadeyle İslâm sanat eserleri onları ortaya koyanların inanç ve hayat tarzlarının en bariz göstergesidir. Bu sanat İspanya’dan Endonezya’ya, Orta Asya’dan Büyük Sahrâ’nın güney uçlarına kadar birbirinden çok uzak ülkeleri birleştiren bir kültürün ve medeniyetin ifadesidir. [1]

İslam sanatı, Emeviler Dönemi’ndeki fetihler sonucu egemenlik altına alınan toprakların eski kültürlerinden de etkilenmiştir. Roma İmparatorluğu’nun uzun süren egemenliğinin etkisiyle Akdeniz Havzası’ndaki Roma mimarisi, İslam sanatını etkilemiştir. İslam sanatı, Abbasiler Dönemi’nde Mezopotamya ve İran sanatlarının yanında Orta Asya Türk sanatından da etkilenmiştir. Bunların dışında İslam dünyasına katılan devlet ve topluluklar da İslam sanatının zenginleşmesinde önemli rol oynamıştır.

Fresk Tekniği ve İslam Sanatındaki Yeri

Fresk tekniği, İslâm öncesi devirlerde ve bu kültür dairesinin dışında kalan ülkelerde daha yaygın uygulandığından ve resim konuları bakımından figürlü geleneğe bağlı bir tarz olarak geliştiğinden İslâm sanatında yalnız sivil mimaride ve sınırlı ölçüde kullanılmıştır. İslâm ülkelerinde fresk, Ortadoğu ve Uzakdoğu resim geleneklerinden kaynaklanan örnekler vermiştir. Bunların bir kısmında Helenistik ve Bizans etkileri, bir kısmında ise özellikle VIII ve IX. yüzyıllara ait Bezeklik, Sorçuk, Turfan, Hoço ve Kızıl gibi merkezlerde zengin örnekler veren Uygur duvar resimlerinin etkileri görülür.[2]

İslam sanat geleneğinde geometri önemli bir rol oynar, çünkü geometrik desen, insan veya doğal figürleri kullanmanın bazı kısıtlamaları nedeniyle bir sanat formuna ve süsleme amaçlarına dönüştürülmüştür. İslam sanatında geometri önemli bir sanat biçimi olarak kabul edilir ve hat sanatı İslam süsleme ve sanatının en temel unsurudur. İslam sanatında, kaligrafik süsleme de çok önemli role sahiptir.

En ünlü İslam minyatürleri bağlamında kaynaklar M.S. 14. yüzyılda başladığı ve “Farsça” oldukları biliniyor. Sanatsal açıdan, birçok Arap minyatürü, İslam halklarının veya halk karakterlerinin yeniden fotoğraflanmasıyla temsil edilen Arap halk sanatının iyi bilinen özelliklerini sergilemek için yapılmıştır. Zaman içerisinde Müslümanların sanat pratikleri  mevcut kültürlerden ilham almışlardır ve kendi sanatsal tarzlarını ve dillerini başarıyla geliştirdikleri bilinmektedir. Farklı malzemelerle deney yapma ve farklı mimari elemanlara uygulama, geometrik desenlerin karmaşıklığı ve mozaiklenmesi gözlenir.

Fresk tekniği Emeviler devrinde yoğun olarak kullanılmıştır. Emevilerin en özgün mimari yapılarından biri olan 8. Yüzyılın ilk yarısından kalma bir Emevi köşkü hamamı olan Kusayr Amra, Kasr ül-Hayr ül Garbi, Hırbet elMefcer gibi av köşklerinde Doğu ekolünün duvar resimleri bulunmuştur. Bu figürlü resimlerde müzik, dans gibi saray eğlenceleriyle ilgili sahneler ve çıplak insan figürleri ve av sahneleri görülmektedir.

Emevilerden bir Fresk örneği

Kaynak: https://www.tarihlisanat.com/emevi-saraylari-sivil-mimari/  (13.01.2020)

Anadolu mimarisinde fresk tekniği yaygın bir uygulama değildir. Bunun yerine kalem işi, baskı desenler, çini kaplama daha çok tercih edilmiş veya iç mekân duvarları tamamen boş bırakılmıştır. Selçuklular’dan günümüze kadar gelebilen bazı örnekler Alara Kalesi’nin hamamında bulunmaktadır. Bu yapının kubbesinin içinde zorlukla seçilebilen iki insan figürü Anadolu’daki ender örneklerdendir. Sonuç olarak, eski çağlardan bu yana izlerini sürdüren bir sanat dalı olarak Fresk İslam sanatında da yer edinmiştir, diyebiliriz.


[1] https://islamansiklopedisi.org.tr/sanat (13.1.2020)

[2] https://islamansiklopedisi.org.tr/fresk (12.1.2020)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*