Barış Tanrıver yazdı: “BİR KÖY DERNEĞİNİN SANAT AŞKI OLTU ŞURA HÜKÜMETİ”

93 Harbinin acı izleri Erzurum Oltu da bir başka hissedilmişti. Oltu’nun, Ayastefanos antlaşması ile Ruslara bırakılması, bölge halkına çileli yıllar yaşattı ve muhtelif düşmanlarla yaklaşık 40 yıl mücadele ettiler. Devamında, “asla düşman boyunduruğuna girmeyiz” diyerek hükümet kurdular. Oltu da ay yıldızlı bayrağımızı yeniden dalgalandırmak için canla başla mücadele ettiler.

Oltu Şura Hükümeti’ni 20 yaşlarında iken duymuştum. Birkaç yıl önce bir derneğe davet edildiğimde masanın üzerinde Prof. Dr. Erdal Aydoğan’ın yazdığı “Oltu Şura Hükümeti” kitabını gördüm. İçinde, o hükümetin kurucuları arasında yer alan Yasin Haşimoğlu’nun günlükleri de yer alıyordu. Kitap bana hediye edilmişti. Okuyup bitirdiğimde, bir kaza halkının bu büyük mücadelesi, aradan yüz yıl geçmesine rağmen nasıl olmuşta bugüne kadar sahnelenmemiş dedim kendi kendime. Ve bu konuyu her konuda beni canı gönülden dinleyen arkadaşım Yusuf Aydoğdu ile görüştüm.

Yusuf, fikrime olumlu bakınca hem Erdal hocanın eserinden hem de bölge de yıllarca görev yapmış olan Kazım Karabekir paşanın günlüklerinden istifade ederek, ve o yılları babalarından dedelerinden öğrenen ulu çınarları dinleyerek “şura devleti” oyununu yazdım. Karakterlere sahnede hayat verenler, yine o toprakların çocukları olan Oltu Çengelli Köyü Derneği yönetimi oldu. Kostümleri ve aksesuarları kendileri tasarladılar. 6 ay boyunca istirahat saatlerinden fedakarlık yapıp her hafta prova yaparak sıkıca çalıştılar. Ve bütün bunları kar amacı gütmeden, tamamen insanlara faydalı bir eser sunmak için yaptılar. Bu hükümeti kuranlardan Yasin Haşimoğlu’nun 1. Kuşak torunu Ekrem Haşimoğlu’na da ulaşarak oyuna davet ettiler. Oyun çok güzel sahnelendi. Hepsi ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Bazen güldürdüler ve bazen ağlattılar. Zaman zaman tıpkı Grotowski gibi, seyirciyi de oyuna kattılar, kısacası izleyenleri 1900’lü yılların başlarına götürmeyi başardılar.

İzleyicilerden, bu hükümetin varlığından ilk defa haberdar olduğunu söyleyen pek çok kimse olmuştu. Milli kahramanlarımızın isimlerini sokak, cadde ve mahallelere vermek elbette ki güzel ama insanımız ve de özellikle gençlerimiz bu kahramanları ne kadar tanıyor? Anne babalar ve eğitimciler olarak buna ne kadar önem veriyoruz bunun üzerine hep birlikte düşünelim.

Sanat bir sudur ve herkesin ihtiyacı vardır. Daha da önemlisi çok etkilidir. Çengelli Köyü Derneğinin yönetiminde artık bir sanat aşkı oluştu. Onları izleyen insanlar devamını bekliyoruz diyorlar. Ve bu yüzden bende onlar için Aziziye müdafaasını kaleme aldım. Daha büyük bir kadro ile başarılı bir şekilde onu da sahnelediler.  Çengelli Köyü Derneği, bu iki eseri de aziz şehitlerimize ithaf ettiler. Ve her sene yeni bir tarihi olayı sahneye koymaya karar verdiler. Onların artık, seyircilerin üzerine kar yağdırarak Sarıkamış Dramını sahnelemek gibi büyük hedefleri var.

Barış Tanrıver

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*