Aydan Yıldız Güneş şiiri:”Gel Al Beni İstanbul”

Gel Al Beni İstanbul

Ah İstanbul yüreğim sızlıyor senden ayrılırken

Sahil boyu gözyaşın kaldı içimde

Hele o kız kulesi yok mu kız kulesi

Hançer oldu saplandı yüreğime

Sanki nereye gidiyorsun nereye gidiyorsun

Der gibi bakıyordu yüzüme

Ah İstanbul nerede sahilinin eski Neşe’si

Zemherimi çaldı bütün coşkunu güzelliğini

Denizin dalgaları savrulurken sahile

Ne maviydi ne yosun rengiydi sanki gece gibiydi

Yakamozlar yansımayı unutmuştu üzerinde

Gitme, gitme diyordu her dalga vuruşun sahile

Işıklı caddelerin alabildiğince güzeldi

 Yıldız, yıldız parlıyordu içimde gözbebeğimde

Tertemizdi caddelerin her yan hayat doluydu

Ihlamur kokan caddelerin içimi ısıtıyordu

Ah Üsküdar ruhumda onulmaz yarasın

Manevi yanım sensiz ne kadar boş bir bilsen

İstanbul’un pir kızı evliyalar şehri Üsküdar’ım

Ne olurdu hiç bitmeseydi sende yolculuğum

Sonsuz bir yolculukta beraber gitseydik

Biliyor musun ayrılık ölümden beter içimde

 Seni seviyorum seni seviyorum İstanbul

Çaresizce gitmek boynumu bükmekte

Ah İstanbul ah İstanbul

Sudan çıkmış balık gibi oluyorum senden ayrılırken

Her an can çekişiyorum her an can çekişiyorum

Al beni bırakma bu gece sıkı sıkı sar gizle koynunda

Kimseler almasın beni kimseler çalmasın senden

Sana gelmek sonsuz mutlulukken

Ayrılık binlerce deprem içimde binlerce deprem içimde

Sanki canımdan ruhum çıkıyor senden ayrılıp giderken

Sanki kefenim biçiliyor sanki toprağım eşiliyor

Senden ayrılmak bu kadar zorken neden gidiyorum bilmiyorum

Ah İstanbul içimde sevdan hiç küllenmiyor hiç küllenmiyor

Aşkım taptaze seni her gördükçe yeniden filizleniyor

Vaz geçilmez aşkımsın özlemimsin

Bu gönül sensiz olmuyor

Bu gurbet bu gurbet sensiz çekilmiyor

Gel al beni İstanbul gel al beni

Artık takatim kalmadı sahte maskeler fayda etmiyor

Bu gönül sensiz huzur bulmuyor

Bu gönül bu gönül sensiz vuslatı bilmiyor

Gel al beni İstanbul gel al beni gel al beni

Aydan Yıldız Güneş

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*