Ülkü Yüce yazdı:”Dallarda Şarkılar”

21 Mart 2020 Ülkü YÜCE 0

Bahçenin en yüksek ağacının tepesinde bir yer seçtik, öyle herhangi bir yere kurmak istemiyoruz yuvamızı. Sandığımızdan daha uzun sürüyor, üç gündür çalışıyoruz, hala bitiremedik. Hanıma daha erken başlamayı önerdim, istemedi; bir tek benim acelem var sanki. Gün doğunca başlıyoruz, gün batımına kadar devam. Yan ağaçlarda şarkı söyleyen ve laflayanlar var, onlarla şöyle iki dakika bile ötüşmeye zaman olmuyor, acele ediyoruz. Son iki gündür hanım benim taşıdığım dallarla yuvayı örmeye durmadan devam ediyor. Bir sürü dal topladım, ama hala yetmiyor, geniş ve sağlam bir yuva olmalı. Dallar bazen tam yerine koyacakken gagamdan düşüveriyor. Biraz hızlı davranabilirsem ve şansım yaver gider de ….

Ülkü Yüce yazdı:”A.K Aranıyor”

17 Mart 2020 Ülkü YÜCE 0

A.K Aranıyor İçinizde A.K’yı tanıyan var mı? Hakkında bildiklerimiz: 1964’te Ziya’ya Mektuplar’ı Varlık Yayınları’nın 1957 baskısıyla okumuş, önsözün sonunda sayfada kalan boşluğa birkaç satır yazmış ve isminin baş harflerini, harflerin sağ uçlarını aşağı doğru uzatarak yazıyor(du).  Kitabı Vefa’da, içerisi tıklım tıklım kitaplarla dolu bir sahafın vitrininde gördüm. Birkaç dakika sonra kitap çantamda, koşar adımlarla sahaf dükkanından çıktım, Süleymaniye’ye doğru yürümeye başladım. Üniversiteyi çevreleyen duvar boyunca hızlıca yürürken, içimde nicedir beklenen sevgiliye kavuşmuş aşıkların coşkusu vardı. Bir an evvel Süleymaniye’ye ulaşayım, Ziya’ya Mektuplar’ın İstanbul’unu, Ziya’nın ve Cahit’in İstanbul’unun en güzel bir avlusunda okuyayım istiyordum.  Yanımdan üniversite öğrencileri geçiyordu. Girdikleri sınavın sorularını ….

Ülkü Yüce yazdı: “Şiirden Adam”

30 Kasım 2019 Ülkü YÜCE 0

Çocukluğunuzun aklınızda kalan en eski hatırası hangisi, hatırlıyor musunuz?  Benimkisi, babamla evimizin bahçesinde Orhan Veli’nin Güzel Havalar’ını okuduğumuz gün. Okuma yazma bilmiyordum henüz.  Uzun yıllar önceydi, şiirler ezberlerdim. Defalarca tekrarladığım mısralar uykularımda bile benimleydi, gözlerimi kapatınca mısralar hayallerimde dalgalanırdı. Öyle böyle şiirler de değildi hani okuduklarım, Yahya Kemal de vardı dilimde, – koca bir kitabı kolumun altında gezerdim, ilkokuldaydım daha- Nazım Hikmet de, Necip Fazıl da. Kaldırımlar’ı okuduğumda kaldırımlara tebeşirle seksek çizerdik, Nazım’ın Salkımsöğüt’ündeki atlılar çocuk rüyalarımda rüzgar kanatlarıyla uzaklaştığı yıllarda ben, atlıkarıncaya binerdim. Oyunlar kurar, onları hayallerimle süslerdim elbette her çocuk gibi. Ama benim oyunlarımı akranlarımınkinden ayıran, oyun oynarken ….

Ülkü Yüce yazdı: “En Güzel Gülümseme”

19 Kasım 2019 Ülkü YÜCE 0

En Güzel Gülümseme Ellerim ceplerimde olduğum yerde ufak zıplayışlarla ısınmaya çalışırken kendi kendime söyleniyor, soğuktan şikayet ediyordum. O anda gözüm postanenin önündeki kararlıya takıldı, söylenmeyi bıraktım. Peki o üşümüyor muydu? Hem de benim gibi duraktan geçmesine üç dakika kalmış bir otobüsle gideceği bir dört duvarı da yoktu. Yıllardır onu gördüğüm yerde, şatonun karşısındaki postanenin önünde otururken hiç de halinden şikayetçi bir adam gibi durmuyor, aksine bizim mahallenin en güzel gülümsemeli adamı, onu sunmakta da hep en cömerti oluyordu. Yaz kış oradan geçsem muhakkak selam verir, iyi akşamlar dileklerini eksik etmez. Önünden hızlı hızlı geçen Fransızcası aksanlı kızı İspanyol sanıyor olsa ….

Ülkü Yüce yazdı: “Ahmet Haşim, Modern Şiir Ve Empresyonizm Üzerine Bir Deneme”

14 Kasım 2019 Ülkü YÜCE 0

Empresyonist resim ve modern şiirdeki devrim aynı sularda yıkanmıştır. Empresyonist fırçalardan, doğanın, ressamın iç dünyasına yansımaları damlar. Tuvale renklerle serilen, tabiatın, ressamında nasıl bir “izlenim” bıraktığıdır. Gerçek, öyle üzerinde durulası bir değer sayılmaz da, buğulanır, sislenir, renk ve form değiştirir. Karşısına geçen her bir gözün algısıyla yeniden yaratılır; başka bir buğu, sis, renk ve form silsilesi haline dönüşür. Tıpkı şairinin başka türlü anlatılamaz olanını açık edebilmek için kelimelere döküverdiği şiirin, her bir okuyucunun dimağında yeniden yaratılması gibi. Selefi Verlaine’in “De la musique avant toute chose” deyişi gibi, Haşim de şiiri, söz ile müzik arasında, sözden çok müziğe yakın bir yere ….

Ülkü Yüce yazdı: “Aziz Thomas’ın Şüphesi”

11 Kasım 2019 Ülkü YÜCE 0

Aziz Thomas’ın Şüphesi Aziz Thomas’tan ne haber? Şu sıralar görüştünüz mü? Bizim aramız biraz limonî, görüşmüyoruz!Elin aziziyle ne alıp veremediğin var diyebilirsiniz, hakkınız var; adam aziz, alemde sözü geçenlerden, arayı iyi tutmak lazım derseniz, ona da eyvallah!Amma ve lakin benim onunla daha da işim olmaz. Evet, emanete hıyanet eden adam bizim sokağımıza uğramasın!Pek bir anlamaz bakıyorsunuz, iki bin yaşındaki pirin arkasından konuşmam hoşunuza mı gitmedi? Oysa benim niyetim kimsenin günahını almak değil, o halde ne bu celallenme mi diyeceksiniz? Dinleyin madem, bakalım hak verecek misiniz?Şu Caravaggio dedikleri büyük ressamın Aziz Thomas’ın Kuşkusu dediği resmini gördüm, ilk bakışta beni korkuttu, onda ….