Tuğba Şahin şiiri: “Bin Işık Yılı”

18 Eylül 2020 Tuğba ŞAHİN 0

Bin Işık Yılı Ucu yanık fotoğrafın ,sararan kısmında Hiç yazılmamış bir öykünün isimsiz karakteriydin sen Yolcunun seyrinde bir toz parçası Göz yanılması Vedâya bölüştürülen +++  Bahçeye gezindim yarım kez,yoktun Tam on yıl benden habersiz Kırmızı çizgiler resmediyorken alnımda Hangi ülkeye benziyoruz şehirlerde ayrılırken? +++ Neyin olabilirdim ebabil kuşu çepherim öylesi Bir telefon açabilirdin  Postaya çiçekler ekleyebilirdin  Merdivenler sıra sıra omzum yara bere bir tutam değmeseydi kolun dere bucak Yusuf Akçura silüetinden Tahayyülün en gerekçesi mühürdür Kırdığın Kâbe’ye durak değil mi? +++ Yüzümden geçtim,bulamadım rengini aldanışın İçtim hecenin  ilizyonundaki meyden Ördüğüm kahr ,yanılmışım . +++ Ayna parçacıklarında bireyin yolu çıkar haznedârın ….

Tuğba Şahin yazdı: ” Tan, Şimdi ve Yarın Zaman Algısı-7 “

11 Eylül 2020 Tuğba ŞAHİN 0

TAN, ŞİMDİ VE YARIN ZAMAN ALGISI-7 Böbürlenmeden, hür ve hakikatli kişiliğimizle yürüyelim. Dün akşam tesadüfen Mileda Horakova’nın biyografi filmini izledim. Filmin sonunda, kızına bıraktığı mektubu basın toplantısında gündeme taşıması da ‘eve dönüş’ metaforu saklıyordu. Oysa, yolculuk devam ediyor. Kişinin varacağı belirli mekanı yoktur. Bu yolculuk, kendilik saygısını yaşatma ve muhafaza etmek gayretidir. ‘’Hayat zor. Kimseyi şımartmaz. Ve insana her vurduğunda on darbe indirir. İnsan, bu dünyada yalnız yaşamaz. Bunda en büyük bir mutluluk hem de muazzam bir sorumluluk vardır. Zorunluluğumuz bencilce davranmak yerine başkalarının ihtiyaçları ve hedefleriyle kaynaşmaktır. Mütevazı olmayı öğrenin. Sahip olmadığınız maddi şeylerden ötürü mutsuz olmayacaksınız. Bir şeyi ….

Tuğba Şahin şiiri: “Bakır Halayı”

16 Ağustos 2020 Tuğba ŞAHİN 0

Bakır Halayı Kelimeler üşür. Yıkık çağın konvoyuna dizilmiş zaman Ümitsiz bekledim, duraksadığım yerde Hiç kimse yok mâziden, kayıpça yankılanan sesimden başka  Son, acıtır en çok sapağındaki çırpınma Açılır kapısı karanlığa, dipten ışık aralanır önce Kuyuya yanlıkla mı itildim ? İnsan yitirebilir sevdasını ,sanılanın ardı güz dallarına Neden şiiri yazarız alacası kırıldık Bak, engel olamadık  Faytonları göremeyeceğiz bir daha Göremeyeceğiz özlediğimiz ne varsa — Elimden geleni sundum sona, ona, dünlük yıllığına Telaşı çağrıdığı gitmenin ağrısıyla uyandım Bir kaderi bırakıp, koşmak hemen  Beklenmediğim mecranın alacaklısı da aranmaz — Kalbime borcum yok benim Değilim ben Raskolnikov, daha ziyade kulağımda ‘concerto pour une voix’  ….

Tuğba Şahin yazdı: “Punarvasu Yıldızı-Eve Dönüş-Yeni Hayat /Zaman Algısı-6 “

22 Temmuz 2020 Tuğba ŞAHİN 0

“ Aydınlığı içinde taşımaya bak.İşte o zaman karanlıkta bile aydınlığı bulabilirsin.’’                                                                                                                 William Blake Hürriyet Gazetesi’nden alıntılayacağım Zümrüdü Anka’nın hikayesiyle anlatacaklarımı süslüyorum; ‘’Efsaneye göre kuşların hükümdarı olan ve Kaf Dağı’nda yaşayan Zümrüdü Anka, Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Kuşlar Simurg’a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürlermiş. Ama içlerinden onu gören olmamış. Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler. Simurg’un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı’nın tepesindeymiş. Bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg’un kanadından bir tüy bulmuş. Onun var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg’un huzuruna gidip, yolunda ….

Tuğba Şahin yazdı:”Kış/Araf Mevsimi-Zaman Algısı-5″

22 Haziran 2020 Tuğba ŞAHİN 0

“Bir kukla iplikle/sekiz çiçekli dikdörtgen yaptım/iki çember döndürdüm/ciğer deldi yaptım/goblen işi ve sık iğne/İpliğin labirentinde kayboldum da/her seferinde yeniden buldum kalbimi/Kanıyordu/Kanım/bulanmıştı beyaz yaseminlerle ve zakkumlara/zehirli pembe, arılar/benden bal yaptılar /deli balı diye ad koydular’’                                                                         Yaprak ÖZ     Eski Saat Tik Tak Hamam böcekleri çoğaldıkça sokaklarda, doğru ilaçlama da yapılmayınca tüm yaşam alanımızı tehdit ederlikle dadanmıştı. Nereden bulaştığını, mutfakta lavoba deliğinden fırlamasının akıbetini, banyoda aniden halının üstünde duran kabuklu iğrenç hamam böceğinin karşımıza çıkmış olma nedenini bilmiyorduk. Anlayamıyordum bir türlü nereden bu hamam böcekleri? Zamanında kalorifer böcekleri sorunları yaşanırmış. Öldürdükçe bir yenisi, öldürdükçe birden fazla toplu çoğalarak türeyen hamam böcekleri her yerdeydi. ….

Tuğba Şahin yazdı: ” Kış Gitmek Zaman Algısı-4″

9 Haziran 2020 Tuğba ŞAHİN 0

“Sizler daima böylesiniz. Ruhunuzu saran küçüklük duyguları içinde büyük değerlerimizi kaybedersiniz. Azizim vazgeçin bu huydan. Ben katiyen eminim ki Almanca biliyordu ve bütün sosyalist edebiyatı okumuştu. Aksi takdirde devrimizin büyük meselesi olan adalet ve haksızlık davalarını bu kadar kuvvetle benimsemez ve uğrunda böyle mücadele etmezdi. O bizim sosyalist mektebimizin başlangıcıdır, diye susturdu’’                                               Saatleri Ayarlama Enstitüsü-A.Hamdi Tanpınar Mülk, Allah’ındır. Dünyada kiracı olduğumuz kervanın asıl sahiplerini unutuyorlar. Kalp kırmanın, vicdansız tavırların, çiçekleri ezmenin büyük felaketlere sebebiyet vereceğini unutarak tanrıcılığa kalkışıyorlar. Dedim ya, apartmanlar üzerime geliyordu. Boğulacakmış gibi bir his. Ota böceğe gülemiyordum. Artık gülmeyi kenara bırakmış vaziyette seneler geçiyordu. Bazı mevzular üst ….

Tuğba Şahin yazdı:”Sonbahar/Zaman Algısı-3″

26 Mayıs 2020 Tuğba ŞAHİN 0

“Preguentias que significa/Saudade;vote dizer/Saudade e tudo o que fica/Depois de tudo morrer’’ Maria Barbas Neden kendimi cahil hissettiğimi, Turgut Özakman okunan sınıfta tarihi kitaplardam uzaklaştığımı bilmiyordum. Canım sıkılıyordu, apartmanlar üzerime gelirken dertleşecek kimse yoktu. Amcam vefat etmişti, ölüm ile hiç ummadık bir anda karşılaştım. Gerçekte sevilmediğini hissediyordu. Kızları ile de anlaşamadık. Kan bağı ile yoldaşlık başka kelimeler, manayı açarsak eğer; akraba yarı yolda bıraksa da, dost ebediyen yanındadır. Sedef hastalığı vardı, durumu iyiye gidiyordu ancak emekliliğinden sonra kendini bıraktı. İnsan, hayatta tutunacak bir şeyler arar. Bayramlarda bize on lira harçlık verirdi. Misafirliğe gittiğimizde veya misafir geldiğinde Vinetta Algida dondurması getirirdi. ….

Tuğba Şahin yazdı: Yaz/Zaman Algısı-2

16 Mayıs 2020 Tuğba ŞAHİN 0

“Ey yolcu, Allah’ın tek bir çanağa döktüğü iki bardak su gibiyiz. Ayırt edilemeyecek kadar biraz…Bu dünyaya dair bütün hayallerin, elbet ki benim de hayallerimdir”                                                                                                                       Hafız-ı Şirazi Bu sabah ezandan sonra biraz yürüyüşe çıktım. Mahalleden uzaklaştım,sahra çölünde hissettiren yokuşa doğru hareket ettim. ….

Tuğba Şahin yazdı:” İlkbahar ile Başlamak Zaman Algısı-1″

9 Mayıs 2020 Tuğba ŞAHİN 0

“Başarı peşinde değilim, başarıyla taçlandırılacağımı hiç ummadım. Benim için bir okuyucu yeterdi. O da düşüncelerime boyun eğdiği için değil, düşüncelerime kendi coşkunluğunu ilave ettiği için’’ İsmet Özel Hiç ‘deniz görmemiş denizkızı’ mısrasını yazan Ahmet Erhan, şiirinde bu tarz ifadeye yer vermesindeki tahayyülün sebebini düşündünüz mü? Dil; Farsça gönül kelimesinin karşılığında telaffuz edilmektedir. Divan Edebiyatı literatüründe en sevdiğim sözcüktür. Türk filmlerinde ‘senden öncesi yok, yeniden doğdum seninle’ repliklerinde de gene aynı duyguyu hissederiz. Muhabbeti alevlendiren, görülmeye hasret kalınmış, zaten var olan, nezaketi yaşatma gayesiyle ayakta kalınır. Taşrada doğa ile güne başlarken zamanın nasıl geçtiğine hayret etmez de insan, şehrin boğuk telaşesindeki ….

Tuğba Şahin yazdı: “Çocukluğun İçin Teşekkür Ederiz”

26 Nisan 2020 Tuğba ŞAHİN 0

“Benim yazı alemine resmen girişim bu günlerde başlar. Hep içimde Tevfik Fikret’in ünlü ‘SİS’ini tekrarlıyor, İstanbul’un üstünü saran o, inatçı, o durmaksızın artan sisin savrulup gittiğini düşlüyorum. Evet ruhlarımız yeniden doğmuştu. Tevfik Fikret’in başta olduğu Tanin gazetesi o zaman çıkmaya başladı. Bu gazete Edebiyat-ı Cedide yazarlarından ünlülerini toplamıştı.Salih Zeki’de oraya bilimsel şeyler ve makaleler yazıyordu. Ben de o gazetesinin edebiyat kısmında yazı yazmaktan büyük bir zevk hatta gurur duyuyordum. 1908-1909 yılları arasında. Tanin koleksiyonu okuyanla o tarihte memleket içinde ve dışında olay ve gidişler hakkında köklü bir bilgi edinebilirler’’ Halide Edip Adıvar-Mor Salkımlı Ev Dün akşam epeydir konuşmadığım bir araştırmacı ….