Serhat Alpar yazdı:”MÜLTECİ-PENABER-REFUGEE”

17 Mart 2020 Serhat ALPAR 0

MÜLTECİ-PENABER-REFUGEE             Sabah uyandığımda annemi kaldığımız harabe evin köşesinde ağlar vaziyette buldum.Yanına yaklaştım ve elimi omuzuna atarak: -Anne neden ağlıyorsun?,dedim Annem yaşlı gözleriyle gözlerimin içine baktı ve boynuma sarıldı: -Yavrum baban cennete göç etti.            Cenneti hep duyardım arkadaşlardan .Acaba nasıl bir yerdi? Babam şimdi orada bizim için eski arabasıyla hâlden aldığı meyveleri satıyordur ve akşam eve döndüğünde benle kız kardeşim Rana’ya en sevdiğimiz hediye olan pamuk şekeri alacaktı. Kız kardeşim hep pembe renkte olanı alırdı ben de beyaz olanı.Babam bunu bildiği için de bize hep farklı renkte pamuk şeker alırdı.Annem öyle içten ağlıyordu ki ben de kendimi tutamadım ve ….

Serhat Alpar şiiri:”Ez Zarok Bûm/ Çocuktum”

14 Şubat 2020 Serhat ALPAR 6

Ez Zarok Bûm                                                            Ez zarok bûm  Min  bîr nedibir Êşa nasekî winda Çawa ye? Evîn çi ye ? Şer û aşitî çi ye? Bi tenê Min fehm dikir Di zevî de ,di bin tavê de Ji bo xebatkirina nan û av Çi ye. ** Min cemedanê xwe girêda Min dest avêt tevrikê xwe Min hilgirt ew Bi wan tilîyen piçuk. Min hembez kir ew ji dil Ew bu hevalê min Di nav çola Farqinê de ** Min ji tevrikê xwe re  di got: Gelo çawa ye, Tehma qeşaşîrê? Çawa ye, Tehma dendikê kûndira? Çawa ye, Şemitandina li ser kêşkêşkê? ** ….

Serhat Alpar yazdı: “Kar Altındaki Ev”

7 Ocak 2020 Serhat ALPAR 0

Kar Altındaki Ev Bir kış mevsiminde, üzerimdeki yazlık elbiselerle gece vakti apansız yakalandığım kar fırtınasından vücudum tir tir titriyordu. Aradığımı bulabilmenin hırsıyla yola çıktığım yolculuklar sonucu bedenim yorgun düşmüştü. Derken bir köye ulaştım. Üzerine kara kara bulutların çöktüğü, uğultuların yükseldiği bir köydü. Köyde her evin ışıkları kapalı ve bacalardan evlerde hiç kimsenin yasamadığına dair kanıt olan dumanlar yükselmiyordu. Lakin bir ev hariç, bu evin penceresinden bir kızıltı görünüyordu ve bacasından dumanlar yükseliyordu. Heyecanla ve hızlı adımlarla eve doğru yürüdüm. Ev eski ve duvarlarındaki boyalar dökülmüştü..Belli ki yüzyıllara direnmiş ve zorluklara rağmen ayakta kalabilmişti.Pencereler perdesizdi ve evin içindeki sadelik hemen göze ….

Serhat Alpar yazdı: “Acıyı Anlamak mı, Hissetmek mi?”

19 Kasım 2019 Serhat ALPAR 4

Acıyı Anlamak mı, Hissetmek mi?            Tarifinin mümkün olmadığını hissettiğimiz bir duyguyu, içimizde deveran eden acıları temsili simgelere yani kelimelere ne kadar ve nasıl sığdırabiliriz? Ya da insanın kendi dünyasında yaşadığı kıyamet sahnelerini, sadece kendisinin hissettiği acıları, kendi bakış açısından anlam yüklediği kelimelere başkalarının aynı bakış açısıyla anlam yükleyip hissetmesi mümkün olabilir mi? Her insanın yaşadıkları farklı olduğundan verilen cevapların izafi olacağını düşünerek sorularımı yanıtsız bırakıyorum.          Acı çekmek, insanın yaratılışından beri var olan, zamanın her noktasında, taşıdığı bir organ gibi kendisine eşlik eden bir duygudur. Kendisinden hep kaçmak istediğimiz ama onsuz da yaşamayacağımız olan bu duygu, farkına varamadığımız akıp ….

Serhat Alpar yazdı: ” Yazmak “

13 Kasım 2019 Serhat ALPAR 8

      Ruhların bedenlere tutsak edildiği bir çağda, kalemi eline alıp yazmak, ruhları derin uykusundan uyandırabilmektir. Ruhların mahkûm edildiği sessizlik hücrelerinin parmaklıklarını kırabilmektir.       Tarih boyunca insanoğlunun edindiği bilgileri, tecrübeleri kaybolma ve gelecek nesillere aktarma kaygısından yazının doğduğunu söyleyebiliriz. İnsanoğlu durmadan yazmış ve yazılan bu yazılar hem devrinin insanları hem de gelecek nesiller için geçmişi geleceğe yansıtan bir ayna olmuştur. Durmak bilmeyen bu yazma serüveni de günümüze kadar devam edegelmiştir. Peki, yazmanın altında yatan temel sebep neydi? Bu soruya tek bir cevap vermenin mümkün olmadığı görünebilir. Çünkü bir şair için duygularını kelimelere sığdırmak, bir bilim insanı için araştırmalarını kayıt altına almak, ….