Sema Levent yazdı: “Nefsiniz Değil, Nefesinizdir Kadın! “

8 Mart 2020 Sema LEVENT 2

Nefsiniz Değil, Nefesinizdir Kadın!.. Kâinatın annesi, bereketin simgesi olan kadınlarımız aynı zamanda insanlığın devamının da yegâne şartıdır. Kadın sevgidir, kadın şefkattir, kadın emektir, kadın fedâkârlıktır, kadın uykusuz gecelerdir, kadın ocakta pişen aş, kadın bacada tüten dumandır. Böylesine önemli bir değeri sadece göstermelik bir kadınlar gününde hatırlamak vefâsızlıktır. Ama farkındalık yaratmak, bazı duyguları canlı tutmak adına güzel bir tarafı da olsa gerek bu günlerin. Dinî ve millî değerlerine bağlı bir toplum olarak kadını her zaman baş tacı etsek de maalesef dinî ve millî değerlerimizden uzaklaştığımız özellikle son yıllarda kadınlarımızı soldurduğumuz, hak etmedikleri muâmelelere mâruz bıraktığımız da bir gerçektir.  Oysa İslâmiyet kadını ….

Sema Levent yazdı: “Merhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar” (Cem Karaca’nın anısına)

8 Şubat 2020 Sema LEVENT 0

“Merhaba Gençler ve  Her Zaman Genç Kalanlar” Ne yalnızlık ne de yalan üzmesin seni Doğarken ağladı insan Bu son olsun bu son On dördüncü yüzyılın ünlü düşünürü İbn-i Haldun, “Coğrafya kaderdir.”  der. Bu cümle zamanı ve mekanı aşan bir tespittir. Anlatılmak istenen kısaca şudur ki yaşanılan yerin coğrafi özelliklerinin, oradaki insanların yaşamının her noktasına etki ettiği gerçeğidir. Coğrafya, insanların yaşam şekillerinden, kültür ve eğitim durumlarından tutun da ülkelerin siyasi durumuna kadar her şeyi etkiler. Kavgalarınız, aşklarınız, hayata karşı duruşunuz, inancınız ve daha sayamadığımız birçok şey üzerinde bulunduğuz coğrafyanın etkisi yok mudur? Elbette ki vardır. Ülkemizi düşünelim. Biliminden sanayisine, eğitiminden siyasetine, ….

Sema Levent yazdı: “İnsanoğlunun Dermansız Derdi: Ölüm Gerçeği “

7 Ocak 2020 Sema LEVENT 0

“İnsan denilen soruya verilecek yanıtlar her şeyden önce, insanın üçlü, “hissî”, “vicdanî” ve “aklî” yapısı dikkate alınarak verilmelidir. Bu üçlü yapıdan birinin ihmali veya reddi insanı sakatlar, en azından rencide eder. İnsanın, yalnızca duyusuna ağırlık veren yanıtlar hayvanîliğe; yalnızca duygusunu öne çıkartan yanıtlar mistikliğe; yalnızca aklını önemseyen yanıtlar ise vahşiliğe neden olmuştur.” der İhsan Fazlıoğlu Hoca. El-hak doğru söyler. Hayata gözlerimizi açarız. Gâh ağlar, gâh güleriz. Büyürüz,  eğitim görürüz, olgunlaşırız, hayalimizdeki mesleğe kavuşuruz, aşık olduğumuz kızla veya erkekle evleniriz, derken çoluk çoçuğa karışırız. Henüz biz anne, babamıza nazlanırken bir de bakarız ki çocuklarımız olmuş ve bir anda büyümüşüz, onların peşinden ….

Sema Levent yazdı: ” HAN’ımız KADIN’ınımız”

6 Kasım 2019 Sema LEVENT 2

Dünya aşk üzerine kurulmuştur derler. Birçok dinde ve efsanede yaratılış aşkla başlar. Nedir aşk? Şiddetli sevgi diyerek işin içerisinden çıkabiliriz. Fakat bu sözcüğün hissettirdiği şeyleri anlatmak pek de kolay görünmemektedir.  Allah sevgisi insanda doğuştan itibaren vardır. Bu sevgi, içerisinde güzelliği de barındırır. Demek ki aşkın kutsal bir tarafı da vardır. Önce bir çiçeği, sonra böceği, derken insanları ve sonunda mutlak güzelliği yani Allah’ı sevmek; insanoğlunun sahip olduğu sevmek duygusunun, aşkın ulaşacağı zirve olsa gerek. Neticede sevdiğimiz kadar insan olacağız. Yani kalbinde sevgi barındırmayan kişi insan olamayacağı gibi hayvanları, bitkileri sevmeyenlerin insanlığından da şüphe etmek gerekecek.  İnsanın insana duyduğu sevginin en ….

Sema Levent yazdı: ” HADİ BİRAZ İNSAN OLALIM “

28 Eylül 2019 Sema LEVENT 2

Hayat serüvenine bir su damlası olarak başlayan insanoğlu, doğar, büyür ve ölür. Bu basit döngü “yaşam” olarak isimlendirilir. Peki insan gerçekten bu kadar basit bir mahluk mudur? Yoksa basit olmak veya olmamak onun elinde midir? Çünkü doğmak, büyümek ve ölmek tüm canlılarda görülebilen bir döngüdür. Demek ki insanı insan yapan çok farklı değerler olmalı. Bu değerlerle donatılmış olarak doğan insanoğlu ya bir hazine avcısı hassasiyetiyle şahsında bulunan bu cevherleri ortaya çıkarır, onlarla değerlenip, eşref-i mahluk olur ya da surette insan olarak yaratılmış olsa bile sirette insan olma vasfını kazanamadan hayata veda eder. İnsan olarak doğmak elimizde olmasa da insanca yaşamak ….