Selman Sevtekin yazdı: “Eylül” (Bir Dönem Öyküsü)

21 Şubat 2020 Selman Sevtekin 0

EYLÜL Köprünün bitişiğinden başlayıp Eminönü’ye doğru boydan boya uzanan, kuzeyde Haliç’in güneydeyse ana caddenin sınırladığı bir alanda kurulmuştur Unkapanı Hali.  Küfürlerin, bağrışmaların ve indirip bindirilen kasa tıngırtılarının; ülkenin dört bir yanından gelip İstanbul pazarlarına  dağılan  envai çeşit meyve, sebze ve balıkla dolu, girişten başlayıp halin her köşesinde terör estiren onlarca kamyonun egzos  gürültüsüne karıştığı bir yerdir burası. Köprüyü geçip biraz yürüdükten sonra aşağıya doğru uzanan yan yana ve karşı karşıya dizilmiş sergilere yaslanan kamyonlardan sandık sandık mal indirilir. Kimi zaman alıcının kendisi yapar bu işi. Kimi zaman da orada kendisinin en az iki misli büyüklüğünde küfesini sırtlanıp iş için bekleyen ….

Selman Sevtekin Yazdı: “SARAMAGO’NUN EFENDİSİ”

21 Şubat 2019 Selman Sevtekin 0

Binlerce bulanık pencere yürüyor önümde.Her biri kendi benliğinde hapis,gün gün çürüyen hücrelerinde hayata tutunmaya çalışan binlerce mahpus…Ne var ki hücrelerinde kimsesiz yaşamayı seçmiş olsalar bile,hatta bunu marifet saymış olsalar da,tek başlarına devam etmeyi göze alamayacak kadar korkak olmalarından ya da sırf sıkıntıdan dolayı mı henüz bilmediğim bir sebepten ;yeryüzünde ve kendinde hapis sayısız insanı izledikleri küçük bir pencere takmışlar yüzlerine.İçimize döndükçe çürüyor,dışa açılmaya çalışıyoruz;dışa açıldıkça korkaklaşıyor,içe dönmeye çalışıyoruz.Ne zaman başladı bu çelişki,ilk pencere ne zaman takıldı da insan kendi içine sonsuz bir sürgüne yollandı ?Saramago’nun Efendi’si zamanında mı ,ya da ondan sonra,yeryüzüne sürgünün bir yerde kendi içine sürgün olduğunu anladıktan sonra mı ? Edirne’nin kasvetli akşamında kafamda dolanan bu çelişkiler bitmeyecek gibi.Arkada kızıla kaçmış gökyüzünü süsleyen Selimiye Camii uzanıyor,önümde boylu boyunca ….