Rüveyda Sare Yıldırım yazdı: “Varsın, Ya da Hiç Mühim Değil”

13 Şubat 2020 Rüveyda Sare YILDIRIM 0

VARSIN, YA DA HİÇ MÜHİM DEĞİL… Karanlık sinmiş yine odaya. Hangi karanlık, diye sormayasın…Mihriban, lambayı mı titretsem bugün? Mona, perdeyi mi aralasam daha iyi? Doğru tabi, hem de Battalgazi sokakta bir öğleye doğru.. Güneş tam tepede dursa ne çıkar, pek sevgili Akşemsettin mahallesi.. Şimdi kar yağsa mesela bütün gece, şehir beyaz mı giyinir nereden bileyim? Yağmur elbet dokunurdu camlara, belki biraz da tıklatırdı duvarları, lakin hangi kuş yavrusunu indirirdi bu kadar aşağı? Hangisi emanet ederdi böylesine derine, sormayasın…Ver benim sazım efendim de ben kalır olmuşum ya hep… Eskidendi tee.. Balkondan yollara uzatırdık başımızı, araba seçmece oynardık.’5.si benim,11.si de benim’diye dalaşır, ….

Rüveyda Sare Yıldırım yazdı: “Doldur be Saki”

20 Ocak 2020 Rüveyda Sare YILDIRIM 0

DOLDUR BE SAKİ! ‘Hancı!’dedi,’ Ben yorgunum…’ Hancı ne yapsındı.. O, kaç yorgun ağırlamıştı… Her giden, hikâyesini de götürür mü sanmıştı. Bütün hikâyeler tek tek hancının yüreğinde birikmişti. Hancı yorgundu, kırgındı, en çok da dertliydi.. Saki bile işini yapmazdı; çay dökeceğine dert döker, bütün hanı darmadağın ederdi. Toplamak, yine hancıya kalırdı. O dertler nasıl bir yangındı ki içinde, hancı da ‘su, su…’diye dilenirdi sakiye. Sakinin umurunda mı, bardağa bin dert daha döker giderdi. En çok da o kâr ederdi. İçten pazarlıkçının dibiydi. Konaklayan yolculara bir bardak dert döker, bardak bardak da dert biriktirirdi dertler, nasıl bitsindi..? Ah! İhtiyar hancı, şu sakiyi ….

Rüveyda Sare Yıldırım şiiri: “Lacivert Paltolu Genç “

19 Kasım 2019 Rüveyda Sare YILDIRIM 0

Öyle ulaşılmaz, Öyle güzelsin ki Öyle mutsuzum, Öyle beterim işte… Sormuyorsun lacivert paltolu genç! Geçiyorsun gözlerimin koyu halkalarından.. Gündüzleri sığdıramadığım, Geceleri uyandıramadığım halkalardan… Kuş gibi ağlar kız, Gencin ayaklarına değmez bile.. Gözyaşından incinmeyen, Derin çukurlar.. Sevdiceğini yerleştirdiğin, Bir, intizara tutuklu sığınaklar.. Arzuyu bilmem, ‘Beklemek  Eûzüsü’ müdür bu? Gözlere mi sığınır sevmek..? Koyu halkalardan haberi yok, Lacivert paltolu gencin kulaklarına değmez bile… Kuş gibi dua eder kız; ‘Eûzü billÂhi min’el hub’ Öyle ulaşılmaz, Öyle güzel ki Beklemekten haberi yok.. Öyle lacivert ki Geceden haberi yok… Öyle ağır, Öyle dolu ki paltosu, Ceplerinden taşar koca dünya da Bir, sevmekten haberi yok… RÜVEYDA ….