Reyhan Yılmaz yazdı: “O An”

15 Ocak 2020 Reyhan YILMAZ 0

O AN Herkesin; çatıdaki kiremit parçalarından birinin ayağının altından kayıp yuvarlandığı , rüzgarın kulaklarını doldurup göz yaşıyla ıslanan yüzünü ayazın yaktığı bir an vardır. Herkesin otobanda seyir halindeki bir araçta , kapıyı açıversem diye içinden geçirdiği bir an.. herkesin kendi bedenini bir bez bebek gibi odadan odaya sürüklediği bir an vardır. Kendine sarılmaya kollarında derman, kalbinde heves, ve ciğerlerinde bir sonraki için nefes kalmadığı bir an… İnsan çabalar. Emek harcar. Uğraşır savaşır ve sonunda hiçbir şey değiştiremeyeceğini anladığında işte o an yorulur. Akıntıya karşı yüzmekten, yokuş yukarı koşmaktan, fırtınada dik durmaya çalışmaktan yorulur. Bir saksıdaki çiçekle konuşursanız, sular bakımını yaparsanız ….

Reyhan Yılmaz yazdı:”Derdi Olan N’eylesin”

25 Aralık 2019 Reyhan YILMAZ 0

DERDİ OLAN N’EYLESİN Hikaye meşhurdur ki; Sultan Selim’in Mısır seferinde çadırına hizmet eden cariyenin gönlü sultana düşer. Maşukun yüzüne bakabilmek ne mümkün!… Küçük bir kağıda ‘ Derdi olan n’eylesin?’ yazıp sultanın görebileceği bir yere bırakır. Ertesi gün aynı yerde cevabı bulur ‘ Derdi neyse söylesin.’ Hikâyenin devamını merak eden okusun, dinlesin. Benim daha ilk okuduğum andan itibaren içime dert olan, cariyenin suskunluğudur. Ben hiç bir tutam sessiz, mübarek adaçayı gibi susabilen bir kul olmadım. Derdim neyse söyledim. Bu ister Yaradan olsun ister yâr, ister el olsun ister yaban, durum değişmedi. Çokça zaman sonra; artık insanlarla konuşmanın, derdi aşikâr etmenin çok ….

Reyhan Yılmaz yazdı: “Teşbih “

16 Aralık 2019 Reyhan YILMAZ 0

Teşbih Zaman eski bir hırka gibi omuzlarımda duruyor. Giyilmeden, öyle eğreti… Her an şimdiki zamanın acı veren kipinden sıyrılıp kendimi iç’li bir geçmiş zamana atabilirmişim gibi… Muallak olan, sadece hayalden ve plandan ibaret olan bir gelecek zamansa bana umuttan çok tedirginlik veriyor. Yarının bugünden daha iyi olacağını kimse vaat etmiyor. Kişisel gelişim kitaplarını başımın üzerine koyup dik yürümeye çalışıyorum. Metafora buyurun, dik yürüyebilmek için bizi sıkan çelik korselere, yüklere ihtiyacımız var. Sıcak yatağında İbrahim Ethem Tanrıyı bulamıyor. Yattığın yerden çok çok güçlü olamıyorsun. Durdur akıp giden cümleleri; zaman diyordum. Zaman diyecektim, durdur. Ben kafamı çevirir çevirmez zaman bir avuç tuz ….

Reyhan Yılmaz yazdı: “Göğün Göğsünde Bir Fani”

10 Aralık 2019 Reyhan YILMAZ 0

İnsanın kendini göğün göğsüne yük addettiği zamanlar var. Nefes alsa gök yetmeyecek. Yaslansa ağaç çürüyecek, duvar yıkılacak, adım atsa toprak kuruyacak. İnsanın ‘ Neden bir iğde dalı olarak dünyaya gelmedim?’ diye dertlendiği anlar var.  Her vaktimiz bir değil. Sonsuz bir enerjiyle sonsuz bir iştiyakla hayata sarıldığımız zamanlar da var, kendi cesedimizi tren raylarında, kasabanın ıslak kaldırımlarında, kalabalık şehirlerin tenha sokak aralarında sürüklediğimiz anlar da… bu değil mi zaten dönüp duran dünyanın bize anlatmak istediği? Hiçbir şey bâki değil. Hakk’tan gayri… Allah’ın insanlara kendi sonsuzluğunu anlatmak istemesidir cümle ayrılıkların sebebi. Herkes gidecek. Her şey önünde sonunda bitecek. Sadece ben kalacağım. ‘ ….

Reyhan Yılmaz yazdı: “Kayıp Puzzle Parçası”

2 Aralık 2019 Reyhan YILMAZ 0

Kayıp puzzle parçası Hiç o resme ait hissetmediğiniz oldu mu ? Düşün ki kayıp bir puzzle parçasısın ve şimdiye kadar sırf desenin, ‘bütün’e uyuyor diye seni zorla hiçbir kıvrımının uymadığı bir boşluğa sokmaya çalışmışlar. Desenin bütünlüğü bozulmasın diye sağından solundan kırpmaya seni bölmeye eksiltmeye, sana ait olmayan parçaları zorla işlemeye çalışmışlar. Sırf bütüne uy diye. Bir gün artık eksilen parçalarının sızısına, ruhuna yüklenen ve sana ait olmayan parçaların ağırlığına dayanamadığında bir bir indirmeye başlamışsın bütün yüklerini. Geriye sadece sen kaldığında, sana dair ne varsa yeniden top(ar)lamaya çalışmışsın. Aynaya bakıp her seferinde iyi bir kadın iyi bir anne iyi bir öğretmen, ….

Reyhan Yılmaz yazdı: “Allah’la Konuşabilmek “

13 Kasım 2019 Reyhan YILMAZ 0

Aklımın erdiği günden beri, hatırladığım ilk sahurlardan, ilk iftarlardan, ilk kandillerden, seccadenin ıslandığı ilk yıllardan beri; hiç bağışlanmak , cennete gitmek, cehennemden korunmak için dua ettiğimi bilmem. Çocuk kalbin hangi eksikliğidir, hangi niyetidir bilmem; ben hep ‘ Allah’ım beni çok sev .’ diye dua ederdim. Kim sevse inanmazdı kalbim. Kim sarsa kanmaz. Gün bu gün olmuş, hâlâ baş etmekte en çok zorlandığım şey Allah’ın soyut mevcudiyeti. ‘ Beni bir yaratan var.’ Fikri genç zihinlerde filizlenmeye başlar başlamaz , bende de benzer soru(n)lar vuku bulmuştu. ‘ Peki nerede?’ Evet, bir iğne ustasız, bir tablo ressamsız olmazdı. Muhakkak bir soba da kendini ….

Reyhan Yılmaz şiiri: “KUŞ UYKUSU”

3 Ekim 2019 Reyhan YILMAZ 0

Gökyüzünden umudu kesen bir kuşun İflah olmaz kederi var yüzümde Hangi dala konsam gurbet şimdi, Kanatlarım toz içinde.. ** Sen , şimdi bir güz uykusunda Düşünde binbir gecece masalları gizli Benimse dermanım Kaf dağının ardında ” Lokman Hekim gelse azdıracak yaramı” Peri kızı meczup, Şehzade kimbilir kimin peşinde… ** Ellerimde bozkırın rahmete aç kuraklığı gizli Avuçlarım hep göğe bakar bu yüzden Bu yüzden tutmadığın her an sızlar Gizler kederimi vakur gülüşler Bir derviş suya uzanır yattığı yerden Bir tesbih düşer kilime Dua dua susarım seni tanrıdan Beklemek ibadettir bu hikâyede REYHAN YILMAZ

Reyhan Yılmaz şiiri: ” RÜVEYDA’YA NAZİRE “

29 Ağustos 2019 Reyhan YILMAZ 0

RÜVEYDA’YA NAZİRE Gelen yüreğimdi sana güvercin misali  İçinde yüreğime sığmayan feza  Sen geçerken sürgün kanyonlarını  Ben bekledim umutla  Yorgundun, yanaştığında  Tozu alınmamış tahtıma..  Bin bir renkli hayaller demlerken sana  Bilmiyordum;  Hiçbir çığlığının yetim olmadığını aslında  Koşup geldin ya,  Yerin yokmuş yanımda…  *** Adlarımız haram amel sayfalarında  Hece hece kor olup düşse de dudaklarımıza  Adlarımız haram amel sayfalarında  Yazılamaz yan yana  Adımı söyleme, biliyorum  Rüveyda dediğin zaman  Anlıyorum ki banadır kelimeler,  Ama sustur çığlıklarını  Sakla damarlarında  Ki,  Başka bir hayal ikamet eder dualarında  *** Gözlerim yıldız değil şimdi  Kapkara bir umman ki  Akar üzerine..  Bilirim, bir depremdir bedenine  Bu rüya  Ama ….