Özgür Günsay yazdı:”İslam Medeniyeti’ni Körelten İzm’ler”

3 Nisan 2020 Özgür GÜNSAY 0

İSLAM MEDENİYETİNİ KÖRELTEN İZM’LER… İslam’ın bilime ışık tutuşu ilk insandan tutunda son insana kadar hep var olacaktır. İslam bilimi Ontoloji felsefesindeki gibi pek çok isim değişikliğine uğradı ama aslı hiç bozulmadı. Ben İslam’a bütün bilimlerin arkhesi olarak bakıyorum. Rönesans’tan beri değişen ve değişmeye mahkûm kalan Batı hep İslam’a aykırı bir görüş ile yeni bir fikir bulmuşçasına kendi benliğini yitirerek var olduğunu düşünce ve fiiliyatları ile beyan etti. Bunlardan birisi ise malumunuzdur ki alışverişten tutun da bankası sırasındaki kuyruğa kadar içimizde yaşayan -izm’ler. Asıl anlamı tam var olmamakla beraber savunulan düşüncenin hep bir yerde açık verdiği bu kavramlar ne aslına sadık ….

Özgür Günsay yazdı: “Kanıksayamadığımız Orhan”

21 Şubat 2020 Özgür GÜNSAY 0

Orhan, bizim Orhan. Orhan Veli Kanık. Yaşamı, hayatı, hayatından yansıyan ‘garip’liği ve bu gariplikten gelen şiirleri gibi ölümü… Kendine inat gibi takındığı takma isim olan Mehmet Ali Sel kendisinin bu adla yazdığı şiirleri de göz önünde bulundurmak gerektiriyor. Bir diğer konu ise kendisi ve sıra arkadaşlarının (Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat) başlattığı Garipçilik akımı şiiri sokağa taşımış gibi görünse de aslında sokağın sesini şiire taşımışlardır. Hayatını da bir şiiri ile şöyle tasnif etmiştir;        ´´Ben Orhan Veli“Yazık oldu Süleyman Efendiye”Mısra-i meşhurunun mübdii..Duydum ki merak ediyormuşsunuz,Hususi hayatımı,Anlatayım:Evvela adamım, yaniSirk hayvanı falan değilim.Burnum var, kulağım var,Pek biçimli olmamakla beraber. Bir evde otururum,Bir ….

Özgür Günsay yazdı: ” ELBET GELECEK “

18 Ekim 2019 Özgür GÜNSAY 0

Dünya malumunuzdur ki bilindiği üzere her geçen gün daha da kötüleşiyor. Daha da bir çirkefleşiyor. Tek çirkefleşen dünya olsa ne âlâ ama insanlar… Dünya’nın daha da kötüleştiği bir günde eskilerin eskisinden kalma bir âlim cennetten kendisine yedi tane güzel at seçip iki günlük Dünya’ya gelirler. İlk indikleri yer kutsal topraklar olan Mekke olmuştur. Kâinatın efendisi olan Hazreti Peygamberimizi ziyaret edip daha sonra Kâbe’de hacıların arasına girerek tavaf etmeye durmuşlar. Alim ön taraflara doğru yol bulup gelmiş ve Kâbe’ye ellerini sürmüş. Birkaç turu ellerini duvara sürerek tamamlayan âlim daha sonra etrafa bakındığında insanların elinde olan telefonu bilmediğinden olsa gerek eline etraftan ….

Özgür Günsay yazdı: ” YORUMAK DA YORULMUŞSA “

2 Ekim 2019 Özgür GÜNSAY 1

Nasıl desem, hani biz böyle hep yorgunuzdur ama insanlara başka bahaneler buluruz ve insanlar üsteler ya, ve biz anlatmaktan da yorgun olmuşuzdur. Anlamayan insanlar üsteler ve neyimizin olduğunu sorarlar. Herkese ayni şeyleri anlatmak yerine yorgunum diyerek geçiştiririz. Böylelikle geçiştirdiğimiz tek şey galiba kendimiz. Kendimizi bazen de böyle herkese anlatıyoruz. Bizi bilene hatta bilmeyene bile. Kendimizi orada apaçık üryan ederek karşımızdaki her neyse ya da her kimse çırılçıplak ona vücudumuzu sergileriz. Onun işaret parmağından tutar ve bak burada da böyle bir yaram var deriz. Onlar yaraya dokunmaktan bıkmazlar ama biz bir yerden sonra herkesin dokunduğu yaradan hiç kimsenin deva olamayacağını anladığımızda iş işten ….

Özgür Günsay yazdı: “MEHMET AKİF’İN RECA MAKAMI: ÂSIM! “

18 Temmuz 2019 Özgür GÜNSAY 0

Her şairin bir Leylâsı vardır. Bazı Leylalar birkaç şair tarafından sevilmiş ve şairler onlara hem öğüt verip hem de örnek olmuşlardır. Necip Fazıl’ın ‘Büyük Doğu Gençliği’,  Sezai Karakoç’un ‘Diriliş Nesli’ ve Nurettin Topçu’nun ‘Beklenen Gençlik’, Mehmet Akif Ersoy’un ‘Âsım’ tahayyülü ile aradığı nesiller kendilerine birer Leyla olmuşlardır. O’nun Asım’ı her türlü işlerinde gündelik hayatında İslami duruşundan hiç taviz vermez. Bütün şairler de Mehmet Akif gibi Leylasına ‘durma, git!’ der. Sezai Karakoç: “Tırmandığını unuttunsa öyle duracağına düş ve yeniden tırman; durmaktan daha iyi bu. Ot gibi var olacağına öl ve yeniden diril.” (Karakoç, 1976; 24) Akif de, git, diyor Leyla’sına. Geçmişine ….

Özgür Günsay yazdı: ” HOŞGÖRÜ FELSEFESİ: YUNUS “

11 Haziran 2019 Özgür GÜNSAY 0

Felsefe geçmişten günümüze pek çok değişim, yenilik ve entelektüel bir gelişim çabasında olsa da temeli asla değişmemiştir. Düşünüyorum o halde varım diyen herkesin düşüncesine saygı gösterildi ve her zaman bir karşıt görüşü mevcut oldu. Bazı felsefi görüşler de vardı ki karşıt çıkmak yerine aynı safta olmayı seçti herkes. Bu görüş ise Yunus Emre’nin Hoşgörüsü olup, hoşgörü felsefesinin temel yapı taşlarından olmuştur. Yaratılanı hoş görürüz yaratandan ötürü diyen Yunus gerek yaşamıyla, gerek sözleriyle, sözlerinin yaşamıyla her okuyucusunun gönlüne bir sevgi tahtı kurmuştur. Onun herkesin bildiği gibi buğday almak için çıktığı yolda bulduğu bir kendisi vardı. Bulduğu kendisi, kendini fenafillah makamına ulaştırır ….

Özgür Günsay yazdı: ” ÖLMEYEN DENİZ YILDIZI “

5 Mayıs 2019 Özgür GÜNSAY 0

Ben, gecelerin en kıyıcı kenarında bir denizyıldızı. Gidişinle zara görmüş gövdem, kollarım, bacaklarım… Ah bin bir parça olmuşum. Her parçam kendini tamamlamış ama kalbim yok ki benim. Alışığım. Bir yanım eksilse ne olur ki, diğer yarısını kendi kendisiyle öyle bir tamamlar ki zarardan eser bile kalmaz. Acılarım bölünüp farklı yerlere atılsalar da onlar kendilerini tamamlar ve bir beni oluştururlar. Her yerde oluruz. Acılarım ve ben. Çabuk iyileşiriz biz denizyıldızları. Doğanın, insanların ve bize kin besleyen düşmanlarımızın zarar veren darbelerine rağmen hemencecik iyileşiriz. Her darbede yeninden ayağa kalkar ve “acımadı ki” kelimesiyle oyun oynarız gözyaşlarımızla. Ama biliriz ki her acı, her ….